Madenlerimizi çöpe atmayalım

21 ağustos 2020 Cuma tarihli makalemde, gaz müjdesi alınmadan önce asıl olanın insan olduğunu,

Sevgili Peygamberimizin diliyle insanların da altın, gümüş benzeri madenler gibi olduğunu,

Her birinin keşif edilmesi ve yaratılış doğrultusunda yaşaması ve yaşatılması anlatılmış,

Hiçbir zaman karamsarlığa delik açılmaması anlatılmış,

Odun biterse kömür, kömür biterse petrol, petrol biterse gaz devreye girer ve ısınma yine de sağlanır,

Gaz biterse güneş enerjisi devreye sokulmalı, Batı’nın bulduğu yoldan giden mühendislerimiz olduğu gibi, güneş enerjisinden istifade için alternatif yollar aranmalı, demiştim.

Bu gaz müjdesine sevinmeyenimiz yok.

Araştırma iradesini gösteren insan, araştırma gemisini yapan insan, araştırma yapanlar ve bulanlar insan.

Demek ki, en değerli olan insandır.

Rabbimiz,

 “O Allah ki, yeryüzünde olanların tamamını sizin için yaratandır…” (Bakara Süresi, ayet 2/29)

Şu anda dünyada bilinen en değerli madenler ile bundan sonra bulunacak değerli madenler de insan için yaratılmıştır.

Onları bulup çıkaracak olanlar da insanlardır.

Onun için şu anda yaşayan bütün insanların değeri bilinmeli ve ölünce cehennem çöplüğüne dökülmemeleri için her birinin kalbine, Yaradan’ın gönderdiği kitap olan Kur’an-ı Kerim’in öğrettiği şekilde iman edip “Amal-i Salih/Hakkın istediği, halkın maslahatına uygun hareket etmesi, birinci işimiz olmalı ve onun için çalışırken, yeryüzünün nimetlerinden her insanın yararlanmasını sağlamak olmalı.

Avrupa’da konferans verdikten sonra bir evde sohbet ederken, PKK’nın Avrupa’daki faaliyetlerinden örnekler verdiler.

Bulunduğumuz şehirde gıda toptancısı olarak birinci sırada olan bir vatandaşımız anlattı: “Avrupa Birliği’ne bağlı filan ülkedeki gıda toptancısı vatandaşımızdan bana telefon geldi. “PKK, T.C. damgası olan filan malın bu ülkede satılmasına izin vermeyiz, ambarına sokmayacaksın, geri göndereceksin” diye tehdit ettiler, alır mısın, dedi.

Ben de ona “Gümrükten bana gönder, aldığın fiyattan sana parasını göndereceğim” dedim, aldım, parasını gönderdim. Büyük çaplı olduğu için yine o ülkenin Avrupalı bayilerim aracılığıyla Avrupa’ya sattım” demişti.

Avrupa’da yılın adamı seçilen işadamlarımız var.

Avrupa’da cami, medrese, ilahiyat fakültesi açan değerli insanlarımız var.

Müslümanlığı kabul eden Avrupalı sayısı bir milyonun üzerine çıktı.

Bu rakama, evlilik nedeniyle Müslüman olanlar dâhil değildir.

Bu bir milyonun üzerindeki insan, küfür çukurundan çıkarılmış ve insanlık makamına yükseltilmiş değerli insanlarımızdır.

Geri kalan sekiz yüz milyon ise keşfedilmeyi beklemektedirler.

Bizde keşfedilen gaz için, yalnız ülke insanı değil, yöneticileriyle limoni olsak da o yöneticilerin halkalarıyla her gün beş defa aynı yöne Kâbe’ye dönerek merkezi Kâbe olan dünya dairesinde bir araya geliyoruz.

Roma’ya varıverseniz, Türkiyeli Müslümanların açtığı camiler, Faslıların açtığı camiler, Cezayirlilerin açtığı camiler, Suud’un açtığı cami gibi daha birçok cami, aynı yönde hizmete devam ediyor.

Damadım, kızım ve torunlarım, Roma’yı görmek için gittiklerinde, öğle namazını en yakın camide kılarlar ve orada sıradan genç bir cemaate gidecekleri yere nasıl gideceklerini sorarlar.

O Cezayirli olduğunu söyleyen genç, “Buyurun” dedi, önümüze düştü, otobüs ve trenler için kartımız olduğu halde kendi kartından kullanarak bizi gezdirdi ve geri getirdi” diyor.

Ülkelerin birlik ve beraberliği insanlarla olur.

Kralların karşı tarafta olduğuna bakarak umutsuz olmayın.

Müslümanlar, dünya genelinde birbirlerini tanımasalar da birlikteliklerini sürdürüyorlar.

Anlattığım bu iki toptancı, daha birbirleriyle görüşmemişler ama her ikisi de diğeri hakkında güven duyulacak adam imajına sahipler.

Bir araya gelip de içki sofrasında kurşun sıkan dosttan, uzaktan tanıdığı halde ona gücü oranında destek veren daha değerlidir.

İnşaallah, yakın zamanda Avrupa’ya gaz satacağız.

Gazın Avrupa’ya satışında da Müslüman işadamları eliyle satmaya olmaya dikkat etmeli.

O zamana kadar, işadamlarımızın nasıl hazırlanacakları konusunda onlara hemen şu andan itibaren öncülük yapılmalı.

Avrupa’daki beş bin caminin kaç Euro’ya mal olacağını hesap edin, yanında medrese ve ilahiyat fakülteleri, Avrupa’da para kazanan Müslümanların yardımıyla yürüyor.

O Müslümanlar, Avrupalının put kabul ettiği paralarını, hem kendi çocuklarının, hem onların cehenneme gitmemesi için harcıyorlar.

Orta yolu izleyerek bütün insanlığa rahmet peygamberinin rahmet ümmeti olan bir başka hayırlı ümmet yoktur yeryüzünde.

Allah yardımcımız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.