Siyaset çirkinleştirilmesin

Yarım asırdır siyaseti mesleğim gereği yakından takip ediyorum, böylesine çirkinleştiğini hatırlamıyorum. Geçen zaman içinde darbeler oldu, birtakım asker, sivil bürokratlar siyaseti kendilerine göre dizayn ettiler ya da etmeye çalıştılar. Bunlar elbette gerek siyaset gerek ülkemiz adına çirkin olaylardı. Darbeler ve siyasete müdahaleler ülkenin daha iyiye gitmesinden çok birtakım kimselerin siyasette anlayışlarını hâkim kılmak adına oldu. Kısacası, Türkiye’de bir kesim cumhuriyeti biz kurduk, biz koruyacağız gibi bir anlayışı sürekli topluma dayattılar. Hemen belirteyim ki, bu dayatmalardan toplumun büyük bir kesimi  acı çekti. Söz gelimi 27 Mayıs 1960 darbesinin toplumun bir kesimini nasıl üzdüğünü dün gibi hatırlıyorum. O üzüntüyü 18-20 yaşlarında olmama rağmen derinden yaşayanlardan birisiyim.

Aradan geçen zaman içinde şartların değişmesi elbette doğaldır. Bu değişen şartlara göre de toplumda yeni anlayışlar oluşması gerekiyordu. Özellikle de 15 Temmuz darbe girişimine karşı toplumun sergilediği direnç ve karşı koyuş pek çok kimsede darbeler dönemi kapandı duygusunu canlandırmıştı. Ne var ki, bu sefer de iktidar sahipleri toplumu tek yanlı olarak belli bir kalıba sokmanın gayreti içinde gibi davranıyorlar. Söz gelimi bazı belediye bakanları seçildikleri partiden istifa ederek iktidar partisine geçtiklerine alkışlanırlarken, bir başka o belediye başkanlarının seçildikleri partiyi terör örgütünün uzantısı olarak nitelendirenler aynı partiden kendilerine iltihaklar olduğunda birdenbire vatansever olabiliyorlar. Hemen belirteyim ki; sadece seçimlere girme hakkı elde etmiş partilerin teröristlerle işbirliği yapmakla suçlanmasını değil, elde yargı kararı olmadığı sürece oy uğruna böyle bir yola başvurulması geçici olarak belki kendilerine bir yararı olabilir ama, gelecek açısından ülke adına kamplaşmayı kemikleştireceği için istenmeyen sonuçlara yol açabilecektir.

Bu arada ülkede yaşanan her olay ve açıklamanın vatanseverlik ve vatan hainliği olarak nitelendirilmesinin siyasi bir izahı olsa bile mantıki bir izahı olamaz. Çünkü vatanseverlik hiç kimsenin elinde ve inisiyatifinde değildir. Eğer, halktan oy alan bir parti teröristlerle işbirliği halindeyse bunun hesabını yargının sorması gerekir. Bunun da nasıl yapılacağı bellidir. Seçimle iktidar olmuş bir yönetimin darbe ile uzaklaştırılmasının dillendirilmesi yanlıştır ve böyle bir olayı dillendirenlerle birlikte yürümek mümkün değildir. Bu sadece Biden için değil Trump için de geçerlidir. Bırakın darbe ile uzaklaştırılmayı bir iktidarın dolaylı yollarla, ekonomik saldırılar ve gönderilen mektuplarda tehdit edilmesi de yanlıştır. Bu bakımdan birtakım dışarıdan yapılan açıklamaları iç politika malzemesi yapmak sadece siyaseti çirkinleştirir. Bundan kimse de yarar sağlayamaz. Tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Yapılmış tüm darbe ve müdahalelerle siyaset yeniden oluşturulmaya çalışılmış ama halkın önüne gidildiğinde istediklerini alamamışlardır. Dileğimiz, artık siyasete siyaset dışı müdahalelerin son bulmasıdır. Böyle bir beklenti ne kadar doğru ve gerekli ise siyaseti kamplaştırmak da o kadar yanlıştır. Herkesin vatanını sevdiği, ancak yanlışları gördüğünde kendine göre doğruları söyleme hakkının olduğu bir ülkede yaşamak hepimizin hakkıdır. Aksi halde iktidar sahipleri doğruyu sadece kendilerinin bildiğini ve yaptığını düşünür, kendileri dışında kalanların hep ihanet içinde olduğunu tekrarlarsa o ülkede huzurun sağlanması mümkün olmaz. Toplumu aptal yerine koyarak kamplaştırmaktan yarar sağlamak isteyenler varsa bu yolun yanlış olduğunu bir an evvel görebilirlerse herkes için iyi olacaktır. Özellikle de vatan hainlerini belirleme işinin yargıya bırakılmasında, Meclis’in bu konuda söz sahibi olmasında yarar vardır. Siyaseti çirkinleştirmek geçici olarak birilerine yarar sağlasa da uzun vadede telafisi imkânsız, insanların bir araya gelmesini engelleyici sonuçlar doğurabilir. Halbuki hangi düşüncede olursak olalım, hep birlikte yaşamak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.