Zamanın hakkı

Zamanın sorumluluğu insanın üzerinde. Her insan zamanından, döneminden ve kendinden sorumlu. Sorumluluk ağır. Bunun hakkını vermek insana düşer. Dönemleri etkileyen güçler söz sahibi olurlar.

Bir milletin sineması, edebiyatı, sanatı güçlüyse toplum onlarla ruh bulur. Avrupa insanı Amerika’dan farklı. Kültürel derinliği var. Gerek felsefede, edebiyatta, sanatın diğer alanlarında kendine özgü bir yapısı ve ruhu var. Rusya da öyledir. Sosyalizm ve Marksizm onları kimi alanlarda güdükleştirdiyse de köklü bir edebiyat geleneği var. Romanı oldukça güçlü ve kalıcı.

Hint kültürü keza kendine özgü. İnsanı ve ruhuyla farklı. Bölgelerin hemen hepsinde kendi medeniyetlerinin, topraklarının özel ve özgünlükleri var.

İslâm medeniyet dairesi insana hem özgürlük veriyor hem de kendi başına düşünme hakkı. İslâm medeniyet dairesinde bulunanlar farklı kültürlere, inançlara mensup olanlar kendi kültürlerini, folklorlarını, dini gereklerini ve inanışlarını korumuşlardır. İnsanlığın en çok mihnet duyacağı İslâm düşüncesi ve inancının onlara sağladığı özgürlük alanlarıdır.

Batı’nın Ayasofya özelindeki saldırganlıklarına hakları yok. Söz sahibi de değildirler olamazlar. Müslümanların yaşadığı sonra da terke mecbur kaldığı bölgelerde Müslümanlara ve İslâm inancına ait eserlerden hele hele insanından hiç iz yok. Buna İspanya, Sicilya gibi örnekler düzleminden bakılabilir.

Dönemlerde ve zamanlarda İslâm, insanların haklarını hakkıyla korumuştur.

Milliyetçilik dalgalarının etkisinde kalan Müslümanlar kendi içlerinde parçalanınca hem kendi haklarını hem de insanlığın haklarını koruyamadıkları gibi sorumlulukları daha bir ağır olmuştur. Çünkü İslâm adına onlar insanlıktan sorumludurlar.

Peygamberler medeniyetinden onlar sorumludurlar.

Müslümanlar sadece kendilerinden değil, güçlerinin, sözlerinin yetebildiği her yerden de sorumludurlar. Mazlumların haklarını korumakla yükümlüdürler. Sokaktaki kimsesiz çocuklardan, meczuplardan, dilencilerden, düşkünlerden, kötü yola düşenlerden sorumludurlar. Bu, çok da zor değildir. Hemen her Müslümanın gücünün yettiği alanlar mutlaka vardır. Her insan kendine bir sorumluluk alanı belirlerse bu, bir bakıma güç birliğidir. Her insan bir şeyin bir ucundan tutarsa sorunlar kısa sürede toparlanmış olur.

Geçmiş zamanlarda peygamberler vardı. Onlar insanlığa yol gösterirlerdi, rehber olurlardı. Bütün güçlüklere karşın yapabileceklerini yaparlardı. Bugün, Müslümanlar onların sorumluluklarını üstlenmiş bulunuyor. Sorumluluklardan kaçma hakları yoktur. Farz olan yükümlülükler zaten var, fakat bununla yetinilmemeli. İnsanlığa ufuk ve örnek olabilecek girişimler dalgalar hâlinde etkisini ve gücünü gösterir.

Atılan her taş yerinde etki gösterir. Suya düşse dalgalar oluşturur. Toprağa düşse iz bırakır.

Toprağa atılan tohumlar koşulları gereği karşılık bulur, filizlenir. Bundan hem insanlar hem de hayvanlar yararlanır. Yeter ki niyet iyi olsun.

Geleneğimizde “Sadaka-ı Cariye” diye bilinen güzellikler var. Batı toplumlarında olmayan, sadece Müslümanlara özgü bir durum. Bunlar kalıcı olan güzellikler ve hayırlardır. Çeşme ve su kültürü, insanların yararlanabileceği her türlü bitki, ağaç, hayır işleri buna dahildir. Yol yapma, insanların barınmasını sağlayan her kurum buna dahildir. Bu geleneğin en iyi yanı da vakfiyelerdir. Vakfiyeler her döneme, zamana hitap eder. Arazilerin, binaların, çeşme, hastane, okul gibi kurumlar bunun içindedir. Orada materyalist, çıkarcı bir anlayış yoktur. Her şey hayır üzerinedir. Batı toplumlarının anlamadığı da budur. Müslümanlar bunları hakkıyla yapsa yerine getirse insanlığın önünde önemli bir konuma sahip olur, her döneme de hitap eder.

Müslüman gönül insanıdır. Gönül ruha hitap eder, etkili ve kalıcı olur, bu aşk dili gerektirir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.