Kölelik düzeni

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin en önemli orunlarından olan işsizlik, Türkiye’de yapısal bir sorundan çok daha öte, çok daha karmaşık ve köklü bir mesele olarak önümüzde duruyor. Gerek ekonomik gerekse de toplumsal kökeni itibariyle milyonlarca insanı dolaylı veya doğrudan etkileyen bu sorun, kalıcı tedbirler ve esaslı adımlar gerektiriyor. Ancak günü kurtaran pansuman önlemler ve sezonluk birtakım iyileşmeler dışında hem işsizlik sorunu çözülemiyor, hem de işgücü piyasası giderek daha da kötüleşiyor.

Küçük ve çok da derinlemesine olmayan bir nostalji bile işgücü piyasasındaki kötüleşmeyi ortaya koyabilir. 90’lı yıllarda neredeyse küçümsenen ve hor görülen, skeçlere, mizah dergilerine konu olan devlet memurluğu, o dönemde de adeta “geçinememenin” bir sembolü olmuştu. Öğretmenlerle ilgili tek maaşın yetmemesinden hareketle “pazarda limon satma” şakaları klasikleşmişti. O dönemde, özel sektörde çalışmak isterdi herkes.

Geçen 20-25 yıllık bir süreçte ne devlet memurlarının özlük hakları çok gelişti ne de devlet memurluğunu cazip kılan ilave gelişmeler yaşandı. O günün şartlarına göre hangi durumdalarsa, bugün de üç aşağı beş yukarı aynı konumdalar. Ancak bugün, işgücü piyasasının çoğunluğunun içinde yer aldığı özel sektördeki koşullar öylesine geriye gitmiş durumda ki, artık devlet memurluğu el üstünde tutulur ve gıpta edilir bir konumda bulunuyor. Hafta sonu tatili bile birçok insan için müthiş bir imkan olarak görülüyor. İşgücü piyasasındaki geriye gidiş, insanları sıradan hususlara bile hasret bırakır bir noktaya getirmiş durumda.

AB’nin istatistik ofisi Eurostat’ın Şubat ayında açıkladığı ve 2010 ve 2014 yılı verilerine dayandırdığı bir araştırmaya göre, Türkiye’deki asgari ücretli çalışan oranı toplam çalışanların yüzde 43’ünü oluşturuyormuş. Bu oran İngiltere’de yüzde 4,9; Fransa’da yüzde 8,3 olarak hesaplanmış. Türkiye’de, 2014’teki asgari ücretli çalışan sayısı olarak 4,9 milyon sayısından bahsedilse de, bu sayı da kayıtdışı istihdamın yer almadığı da belirtilmiş.

Türkiye’de asgari ücretle çalışanların sayısı tam olarak bilinmiyor ve bununla ilgili net bir resmî bir veri de yok. DİSK-AR’ın 2019 yılında yayınladığı bir raporda, Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin asgari ücret civarında bir ücretle çalıştığı iddiasına yer veriliyor. Aslında iki veri de birbiriyle örtüşüyor. Resmi verilere göre yüzde 43’ken, kayıtdışı istihdamla birlikte yüzde 50 civarındaki bir asgari cüretli çalışan oranı gerçeğe yakın görünüyor. İşgücü piyasasının yarısının sefalet ücretine talim etmesi,  son 20-25 yıllık süreçte işgücü piyasasının tam da kapitalist ekonominin bir sonucu olarak giderek “köleleştiğini” gösteriyor. Çalışmayanın derdi büyük ama çalışan da kölelikten hallice bir durumda yani…

Adamor tarafından yapılan araştırmaya göre, 18-24 yaş arası gençlerin (ki bu yaş grubundaki işsizlik yüzde 24’tür) en önemli gelecek hedefleri sorusuna verdikleri cevaplar ibretlik… Gençlerin yüzde 27’si “bir iş sahibi olmak”, yüzde 20,5’i “iyi bir eğitim almak”, yüzde 18,1’i “zengin olmak”, yüzde 7,9’u “devlet memuru olmak”, yüzde 7,7’si ise “yurt dışında yaşamak” cevaplarını vermiş. Bir iş olsun da çamurdan olsun noktasına gelen gençlerin varlığı bile bir sorun değil midir? Birkaç yıldır işsiz olan, iş bulamayan insanlar hesaba katıldığında, değil “iyi bir kariyer yapmak”, sadece “bir iş sahibi olmak” bir gelecek hedefi olabiliyor.

Bir yandan işsizliğin bir sarmala dönüşmesi, diğer yandan da işgücü piyasasının iyiden iyiye insanları köleleştiren bir kalitesizliğe doğru sürüklenmesi üzerine ciddi ciddi düşünmek gerekiyor. İnsanlara zenginlik, refah artışı, mutluluk getirmeyen bir ekonomik sistemde, yine belli birileri kazanırken milyonlar ise yitip gidiyor. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.