Sözün Tartısı

İnsan, yaşadıkları ve kendisiyle sınanır. Yaşadıkları, söz ve hâlleri onun dışa vurumu ve tanımlayanı. İnsan hem kendine yol açıcı, hem kendinin tuzağı. Aslolan geleceğin ufkuna odaklanılması. Hayatının yoluna çıkış niyeti. Her iyi niyet iyi bir adımdır.

Her söz insandan, yayından fırlayan bir ok gibi çıkar. Gider bir daha geri alınamaz. Aynı söz insandan bir daha çıkmaz. Benzeri olabilir ama o söz bir önceki değil. Birinin diğerinden söyleyiş tarzı var. Ses tonu ve vurgusu bakımından. Söyleniş amacı da farklıdır. Her sözün bir amacı ve bir niyeti olur.

Hiç kimse kendisinin söz çetelesini tutmaz. Konuşur geçer, yaşar yoluna devam eder. Her biri kendisinden kimi görünen kimi görünmeyenlerdir. Kimi iz bırakır kimi unutulur ya da silinir gider. Kendisinde karşılığı olmasa bile kimilerinde karşılık bulur. Yeri ve zamanı gelince bellek hazinesinden taşar. Güzellikler inci gibi saçılır ve kayda geçer. Güzellik çiçekleri gibidir bunlar. Kötülükler ise dikenlidir. Onlar da iz bırakır acı ile. İnsanın canını ve ruhunu kanatır ve karartır.

Sözün etkisi kişiden kişiye değişir. Sorumluluk makamında bulunanların sözleri milletin belleğinde yer eder. Kişinin kendisi umursamasa da bir gün karşısına çıkar. Toplumun genel hafızası kuvvetlidir. Yeri ve zamanı gelince bellekten dışa vurur.

Güzel söz incileri güzel ruhlu insandan doğar

Güzel sözler hak sahibinden gün ışığına çıkar

Güzel sözler acıları dert edinenlerden karşılık bulur

Güzel söz sahipleri güzel insanlardır. Onların söyledikleri riya değildir, ikiyüzlü hiç değildir. O söz kalbin güzelliklerinden doğar. Güzel sözler için fazlalıklara gerek yok. Sade, içten ve düzgün olması yeter.

Güzel sözlerin sahipleri gidişlerini asla değiştirmezler. Güzellikleri hayat yolculuğu boyunca katarlar ve içselleştirirler.

Merhamet sevgiden doğar. Sevgi kolay elde edilen bir hâl değil. Merhamet zaaf ve zayıflık değil. İnsana güç katar. Sevgi zamanın yol akışında ve sıcaklığında büyür, gelişir. Aşk ve sevgi dili insanın yol ufkunu belirler.

Bir söz başkasını incitiyor, yaralıyorsa bu da kişide karşılık bulur ve kalıcı olur. Söyleyen için geçici bir an olabilir, söylenen yaralı olarak kalır ve asla unutmaz. Söz söyleyen sadece kendinden sorumlu değil. Söylenen kişi ya da kişiler de muhatap. Onları ilgilendiriyor mu, ilgilendirmiyor mu bakılmalı.

Boşa söylenen hiçbir söz yoktur. İnsandan çıkışının mutlaka bir nedeni vardır. Nedenler de söze gerekçedir.

İnsan güzellik ve iyilik diliyorsa öncelikle kendisini tanımlayacak ve kalıcı kılacak olana özen göstermesi gerekir. Bu, özellikle kendisi için geçerli. Özen, insanın kendi kendisini denetlemesi ve tartmasıdır. Pirimiz Nesimi’nin şu güzellikleriyle sözü şimdilik bitirelim.

“Gülden terazi tutarlar, gül ile gülü tartarlar

Gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül

Gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül

Gel ha gel gül ey Nesîmi, geldi yine gül mevsimi

Gel ha gel gül ey Nesîmi, geldi yine gül mevsimi

Bu feryad bülbül sesimi, sesi feryadı güldür gül

Bu feryad bülbül sesimi, sesi feryadı güldür gül”

Fazla söze ne gerek. Güzel söz ve gül yolculuğuna devam etmek düşer bize.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.