Darbecileri koruyanlar da suçlu değil mi?

Dört sene önce 15 Temmuz’u 16’ya bağlayan gece çok geç olmayan saatlerde başlayan bir darbe girişimi hayatımın en acılı günlerinden birisiydi. Çünkü ülkemizde 1960’da başlayan darbeler döneminin yeni bir halkasıydı. Genellikle olduğu gibi bu darbe girişiminin ardında da yabancı ülkeler ya da bazı ülkelerin istihbarat örgütleri vardı. İnsanımız tarafından darbe püskürtülüp sabah olduğunda bu gerçek net bir şekilde görüldü. Görülmenin de ötesinde Adalet Bakanlığımız tarafından başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşayan darbecilerin iadesi istendi. Ne yazık ki, bu taleplerimiz karşılık bulmadı. Hatta ABD’ye verilen çeşitli dosyalara rağmen darbeciler ve elbaşları iade edilmediği gibi tam koruma ve kollama altına alındılar. Korumalarını bugün de aynen sürdürüyorlar. Böylece darbecilere hesap sorulmasını engelliyorlar. Böyle olunca darbecileri koruyanlar da darbeciler kadar akan kandan sorumlu olmazlar mı?

Bir darbe girişiminin yıl dönümünde farklı şeylerde yazılabilirdi ama ülkemizde geçmişte yaşanan her darbe ve darbe girişimlerinin ardında bir yabancı ülke ve istihbarat örgütünün bulunduğu düşünüldüğünde, sanıyorum ülkemizde bundan sonra olsun kimse darbeye kalkışma cesareti bulamaması için söz konusu dış bağlantılar ve uzantıların ülkemize uzanan ellerinin kırılması gerekiyor. Bunun elbette pek çok yolu vardır. En azından darbenin dış destekçisi ülkelerle ilişkilerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Bununda ötesinde bir adım daha atarak darbe sever ülkelerle uluslararası örgütlerde yan yana durmaya son verilebilir. Söz gelimi NATO üyeliğimiz gözden geçirilebilir, AB’ye tam üyelik başvurumuz geri çekilebilir. Daha nelerin yapılabileceğini diplomatlarımız ve ülkeyi yönetenler bilirler sanıyorum.
Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya gör e 105 ülkeden 807 FETÖ üyesinin iadesini talep etmişiz. Bugüne kadar ABD’den 156, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden 257, FETÖ mensubunun iadesi istendi. AB üyesi ülkeler içinde en fazla talep 77 kişi hakkında Almanya’ya, 64 kişi hakkında Yunanistan’a ve 36 kişi hakkında Belçika’ya iletilmiş. Sözünü ettiğim 807 örgüt üyesinin bugüne kadar sadece 116 örgüt üyesinin iade edildiği belirtiliyor. Halbuki darbede önlerde yer alanların, özellikle de örgüt elebaşının iadesinin gündeme gelmemiş olması dost ve müttefik ilan edilen ülkelerin tavırlarının hiç de dostça olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Bu arada ABD’nin Güney Kıbrıs Yönetimi’ni NATO’ya alma çabaları da birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin Haçlı ittifakı ile yan yana durması, bununda ötesinde sözde de olsa bir takım dost ve müttefik nitelendirmelerinin ısrarla tekrarlanmasının anlamı kalmıyor. Netice itibarıyla diyebiliriz ki, bu ülkede bir daha darbe ve darbe girişimlerinin yaşanmaması, insanımızın acı çekmemesi için öncelikli olarak darbelerin dış bağlantılarının hesabının sorulması gerekiyor. Hesap sorma deyince akla ‘savaş mı açalım’ sorusu gelebilir. Sanıyorum savaşa varmadan atılabilecek adımlar vardır ve olmalıdır. Özellikle de artık bunca ihanete ve gösterdiğimiz dostluğa rağmen Haçlı ittifakının düşmanlığında hiçbir değişiklik olmadığı ortada iken, diplomasi gereği de olsa artık bu düşmanların milletimize dost ve müttefik olarak
takdim edilmesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bu arada Ayasofya’nın ibadete açılmasının ardından aynı çevrelerden gelen açıklamalar da gösteriyor ki, biz ne yaparsak yapalım, kendimizi onlara benzetmek için kimliğimizi reddedersek edelim onların dostluğunu kazanmak mümkün olmayacak. Bu bakımdan özellikle de bundan sonra olsun darbeler döneminin kesin olarak kapanması özellikle bizim yaştaki insanımızın candan temennisidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.