Meğer sebep neymiş!

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak tabandan yükselen tepkiler yoğunlaştıkça başlangıçta bu sözleşmede hiçbir sakınca görmeyen yandaşların daha farklı düşünmeye başladıkları anlaşılıyor.

Biz böyle bir sözleşmeyi “okumadan imzalamışlardır” diye düşünürken yandaşlar daha farklı gerekçelerle karşımıza çıkıyor!

Mesela sözleşmenin hazırlandığı dönemdeki “pragmatik bir ihtiyaçtan” söz ediyorlar.

Laf arasında “Avrupa Birliği’ne girebilme uğruna” böyle bir sözleşmenin imzalanmış olduğunu dile getiriyorlar.

Yandaşlar, Avrupa Birliği’ne dâhil olmak istediklerini bunun için de kendilerine çeki düzen vermeye çalıştıklarını söylüyorlar.

Kendilerini aralarına alacak olanlara modernleştik sinyali vermeye çalıştıklarını söylüyorlar.

Yani biz “okumadan imzalamışlar” diye bir açıdan kendilerini mazur görmeye(!) çalışırken onlar sanki “hayır okuduk, biliyorduk ama modernleştik diyebilmek için imzaladık” demeye getiriyorlar lafı!

Ah bu modernleşme merakı ah!

Ah bu kendi değer yargılarımızı Batı’nın değer yargıları karşısında yenik kabul etme ah!

Allah’tan taban bu konuda tavandakilerden çok daha şuurlu da imzalanan bu sözleşmeye karşı ilk günden beri itiraz sesleri yükseliyor. “Aile içi şiddeti önlüyoruz” diye imzalanmış olan böyle bir sözleşmenin aile yapısını nasıl tahrip edeceğini taban fark etmemiş olsa tavan hiç oralı olmayacak demek ki!

Taban itiraz etti, taban çalmadık kapı bırakmadı.

Sonunda tavan birazcık tehlikenin farkına vardı.

Daha sonra da “konunun araştırılması ve halk ne istiyorsa öyle yapılması” prensip olarak kabul edildi.

Nasıl “usulüne uygun olarak girildiyse, aynı şekilde usulüne uygun olarak çıkılır” gibi süslü laflar(!) edilmeye başlandı.

Biz isterdik ki bu tür sıkıntılar hiç yaşanmasın.

     Basiret ve feraset sahibi yöneticiler işin başında böyle bir sözleşmeye karşı tavır alsın ve ülke insanı hiç üzülmesin!

Ama olmadı!

Böylesine bir basiret ve feraset gösterisine tanık olamadık.

Şimdi iş toparlanmaya çalışılıyor.

Dileriz kazasız, belasız ve dahi usulüne uygun bir şekilde(!) sözleşmeden girildiği gibi çıkılır!

Yine umarız Avrupa Birliği’ne dâhil olma merakının bize nelere mal olduğu artık fark edilir!

Ve bizim gerçek yerimizin Avrupa Birliği içinde değil İslam âlemi arasında olduğu hatırlanır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.