Biz de rahatsısız

Elinize bir kalem alsanız ve siyasette, ticarete, sanatta, eğitimde en fazla isim yapmış insanların şu anda yaşayan yüz tanesini aklınıza geldiğince yazsanız.

Yazarken “bizden” veya “karşıdan” taraftarlığı yapmasanız.

Yüz rakamına ulaştıktan sonra birinci sıradakinin adını, arama motoruna yazsanız ve hakkında söylenenleri sıralasanız, saygı duyacak insan bulamazsınız.

Dün “veli” dediklerine bu gün “deli” diyenlerin hangi sözüne inanacaksınız.

Dün “vatanperver” denilene bu gün “İngiliz veya Amerikan ajanı” denildiğinde hangisine veya bunları yazanları da sayarsak bu dört kişiden hangisine inanacağız.

Anasını ve babasını bildiğimiz insanlardan biri, benim gibi düşünmediğini öğrendiğimde, birileri de o meşhur adama, Yahudi baba ve Ermeni ana buluverdiğinde hemen nasıl da inanıyoruz.

Dün göklere çıkardığımız siyasiyi, bugün yere çarpıyoruz.

Dün yerlerde sürdürdüğümüzü, göklere çıkarıyoruz.

Bırakalım da ayakları üzerinde dolaşsın.

Masonların listesini yayınlayan biriyle 1985 yılında tanıştığımda onu dinlerken dünyanın en gizli örgütü olduğunu anlatıyordu.

“Sen bu listeyi nasıl temin ettin” dediğimde, “İçlerinde bizden biri bana verdi bu listeyi” demişti.

Peki, o adamın sana oyun etmesi hatırından hiç geçmedi mi?

Ola ki, “Bizim mahalle” dediğiniz insanlar arasından masonlara çok engel olanın adını da listeye yazarak mahallede itibarını sıfırladıktan sonra sizin mahalleden onların mahallesine göç ettirmek istiyorlarsa.

İslam düşmanlarının hedefi olan birinin etkisi bu iftira ile sıfırlandıktan sonra, İslam düşmanlarının da etkisi altına girmediği için ekmeğe muhtaç hale getirilince seyreyle sen tıngırtıyı.

Sevgili Peygamberimiz, iman etmediği halde Müslüman görünen münafıkların başı olan Abdullah bin Übey bin Selül’ün Peygamberimizi aşağılayan sözleri Efendimize bildirildiğinde, Hazreti Ömer o münafığın boynunu vurmayı teklif ettiğinde, Sevgili Peygamberimiz:

“Hayır, ‘Muhammed, arkadaşlarını öldürüyor’ diye konuşurlar” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Menakıb, hadis no 8).

Ve hiçbir zaman, münafıkların listesini yayınlayarak, onları açığa çıkararak,  İslam düşmanlarına, hain olacakların adresini vermemiş ve münafıklarla beraber Müslümanların sayısının çokluğunu göstermiş etrafa.

Rabbimiz, Bedir Savaşı’nı anlatırken, savaşın olmasını ve sonucun Rabbim tarafından kararlaştırıldığı şekilde olması için düşman güçleri, Müslümanların gözünde az gösterdiğini, düşmanların gözünde de Müslümanları az gösterdiğini haber verir.

“Hani Allah onları sana uykunda azıcık göstermişti. Eğer onları sana çok gösterseydi çekinirdiniz ve iş hakkında çekişirdiniz. Fakat Allah sizi selamette kıldı. Şüphesiz o gönüllerdekini bilir.

Hani karşılaştığınızda onları size az gösteriyordu, sizi de onların gözünde az gösteriyordu ki kararlaştırılan işi yerine getirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.” (Hiçbir zaman düşmanı gözünüzde büyütmeyin.) (Enfal süresi ayet 8/43-44)

Fransızca eserleri terceme eden bir dostum Paris dönüşünde anlatmıştı, “Birkaç ünlü yazarla da görüştüm. Sorularım arasında kendisini satışa çıkaran erkek ve kadınların reklâm panolarındaki ilanları hakkında sordum. Onların ifadesiyle Paris’teki yazarların yüzde doksanının bu işe iyi bakmadığını ancak, ‘İyi bakmam’ sözünü basın önünde söyleyemediği gibi röportaj sorusunda, ‘Kendi özgürlüğüdür’ demek zorunda kaldıklarını, bunu da halkın çoğunluğu böyle istediğinden değil, basının diline düşmemek için yaptıklarını” nakletmişti.

Çok ünlü değil, çok çok ünlü bir futbolcumuzla yapılan bir röportajda aynı soru sorulduğunda, “Kendi kararıdır” dedikten sonra, “Oğlun böyle bir şey yaparsa” sorusuna “Yapmaz, katiyen yapmaz” anlamında şeyler söyleyerek cevap vermişti.

Abdullah bin Mesud, “Ben Rasülüllahı (S.A.V.) şöyle derken işittim: ‘Kim, bir kavmin/milletin karaltısını/sayısını çoğaltırsa onlardan sayılır. Kim bir kavmin/milletin yaptığını gönüllü olarak yaparsa yine onlardandır” dedi. (Deylemi, İbniMesud’dan rivayet ediyor. Kenz-ülummal 9/36 hadis no 24735, İbni Mübarek ise Zühd’ünde Ebu Zerrin-il ğıfari’nin sözü olarak vermiş. Ebu Ya’la, Müsned’indeİbniMesud’dan Efendimizin sözü olarak rivayet etmiş Bak, Zahit Kevseri, Nasb’ur-Raye 4/403).

Biz de çok şaşkınız çook.

Kişilerin imansızlığından rahatsız olmayız, ama Müslüman olduğu halde kâfirliğin gereklerini yerine getirerek günah işlemesinden rahatsızız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.