Açlık sınırı altında geliri var ama kredi ile tatil yapacak!..

Ekonomi konusunda rakamlarla istendiği gibi oynamak mümkün. Böyle olunca da aynı rakamlar takdime bağlı olarak birileri tarafından ülkenin çok iyi yolda olduğu şeklinde yorumlanırken, bir başkası tarafından da felaket olarak nitelendirilebiliyor. Yani rakamlar genellikle sunuma göre anlam kazanabiliyor. Aslında normal bir takdim yapılsa, iktidar ya da muhalefet olarak rakamların bir kısmı kenara itilerek değerlendirme yapılmasa sanıyorum bu tür çarpıklıklar olmayacak. Yani, sonuçta herksin aynı değerlendirmeye varması mümkün olacak. Her ne ise derdimiz rakamlarla oynamanın ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde durmak değil. Çünkü rakamlarla nasıl oynarsanız oynayın, nasıl çarpıtırsanız çarpıtın sonuçta devlet tarafından ilan edilen asgari ücretin çeşitli sendikalarca her ay belirlenen ve ilan edilen açlık sınırı rakamının altında kaldığı, bunun yanında emeklilerin büyük bir bölümünün gelirinin de söz konusu rakamın altında gelire sahip oldukları düşünülürse, ekonomi konusunda rakamlarla iyimser bir tablo çizmek mümkün olmuyor.

Bu noktada iktidar tarafından çeşitli alanlarda olduğu gibi tatil yapmak isteyenler için de ucuz tatil kredisi verileceği açıklandı. Yani, dar gelirliler tatil yapabilmek için kredi yani borç alacaklar. Böylece tatil yapabilecekler. Peki, böyle borçla yapılan tatilden insan nasıl zevk alacak. Diyelim ki, tatil yaparken nasıl ödeneceğine boş ver deyip tatilin tadını almaya çalışarak gelecek günler unutulabilir mi bilmiyorum ama öyle olsa bile borçla yapılan tatilden alınan zevkin acı acı çıkarması olmayacak mı? Aslında her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırını gösteren rakamlar insanı gerçekten rahatsız ediyor. Bu bakımdan bu tür tespitler geçim sıkıntısını giderecek, insanları açlık ve yoksulluk sınırındaki bir gelirden daha yukarılara çekecek rakamlara ulaşılmasını sağlamıyorsa açıklanmasının fazla bir anlamı kalmıyor. Daha doğrusu rahatsız edici bir sonucu var.

Her ay açıklanan bu açlık ve yoksulluk sınırı rakamları ile birlikte en düşük emekli maaşının hiç olmazsa asgari ücrete eş olması yönündeki açıklamalara müspet cevap verilebilse ama verilemiyor. Bu çağrıyı iktidar sahipleri ya duymuyor ya da duymazdan geliyor. Kaldı ki, devlet tarafından açıklanan asgari ücret de açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarının altında kalıyor çoğu zaman. Kısacası emekli ya da asgari ücretle çalışanlara bir dokunulduğunda bin ah işitmek mümkün. Bu bakımdan asgari ücretle çalışanlar ile emeklilere biraz olsun rahat nefes aldırmak yapılacak yüzde 4-5’lik bir zam ile mümkün değil. Korona salgınının sebep olduğu işsizler sayısının artması ortaya çıkan tek sorun değil. Çünkü özellikle aldıkları emekli maaşı ile evlerini geçindiremeyen emekliler ikinci bir işte çalışıyor idilerse salgında işlerini ilk kaybedenler onlar oldu. Bu kesimin sayısı ise bir açıklamaya göre 6 milyon. Hâlbuki emekli olmak iş hayatı boyunca yapılamayanları yapmak anlamına gelebilmeli. Hâlbuki ele geçen emekli aylığı ile emeklilerin erteledikleri hayallerini yapmaları mümkün değil. Söz gelimi bir Japon ya da Çinli uçağa atlayıp ülkemize tatile gelebilirken bizim emeklimizin bırakın uçağa binip bir başka ülkeye tatile gitmesini kendi ülkesinde bile böyle bir hayal kuramıyor. Kuramadığı için de turizm sektörünü canlandırmak için devlet kredi kapısını araladı. Hemen belirteyim ki, parası olmayan tatil yapmasın diyor değilim. Ülkenin ekonomik durumu öyle bir noktaya ulaşsın ki, insanlar hiç olmazsa 15 gün tatillerini yapabilsinler. Bu arada korona salgınının özellikle emeklilere faturasının ağır olduğunu da unutmamak gerekiyor. Az önce belirttiğim gibi sadece ikinci işte çalışan 6 milyon emeklinin işini kaybetmiş olması bile emeklilerimizin kredi ile bile tatil yapma imkânına sahip olmadıklarını göstermez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.