Demek ki neymiş?

Koronavirüs ile ilgili çalışmalar gösteriyor ki ortaya çıkarılan vakaların yüzde 60’ından fazlası İstanbul’da, geriye kalan yüzde 40’ından azı ise Türkiye’nin tamamında görülmüş bulunuyor.


Yani koranavirüs vakalarının yüzde 60’dan fazlasının görüldüğü İstanbul nüfusunu 20 milyon olarak kabul edersek geriye kalan vakalar nüfusun 60 milyonluk kısmında tespit edilmiş oluyor.


Demek ki neymiş?
Öncelikle böyle kocaman kentlerin, mega kentlerin oluşmasına göz yummamak gerekmiş, değil mi?
Mega kentler yerine butik kentler tercih edilse sadece koronavirüs ile mücadele de değil tüm sorunların hallinde önemli mesafeler alınacağı açık!


Evet, mega kentler yerine butik kentler tercih ediliyor olsa ülke olarak çok daha rahat nefes alınacak ama kimsenin böylesine önemli bir konuya ayıracak vakti yok!


Onların “çılgın projeleri” açıkça görüldüğü üzere mega kentleri daha da büyütmeye yönelik!
Çünkü kamuoyuna “çılgın projeler” olarak takdim edilen çalışmaların temel hedefi mega kentleri daha da büyütmek!

Oysa mega kentler yerine butik kentler tercih ediliyor olsa bir kere ulaşım problemi kendiliğinden ortadan kalkacak!


Alt geçitler, üst geçitler gereksiz hale gelecek.
Düşünebiliyor musunuz mega kentlere kilometrelerce uzaktan su getirmenin maliyetini karşılamak yerine su kaynaklarının yakınlarına butik kentlerin kurulmuş olduğunu!


Bizatihi kent kurmanın maliyetinin de butik kentlerde mega kentlere göre çok daha düşük olacağını varsayarsanız bir de bu açıdan kârdasınız demektir.


Ülke insanlarını belli merkezlere yığma yerine ülkenin değişik coğrafyalarına yerleştirmek elbette çok daha akılcı ve çok daha kârlı bir yaklaşım olacaktır.


Dilek ve temennimiz koronavirüs musibetinden gereken ibret dersinin alınarak adına çılgın projeler denilen projelerin bir kez daha gözden geçirilmesidir.


Ve asıl çılgın projenin İstanbul gibi mega kentlerin nüfusunu yarı yarıya hatta üçte bire, dörtte bire düşürmek olduğunun farkına bir an önce varılmasıdır.


Mega kentler yerine butik kentler oluşturulduğunda hiçbir şeyden kâr etmeseniz bile akaryakıttan yapılacak tasarruf pek çok derde derman olacak boyutlarda olacaktır.

Akaryakıt tasarrufu gibi insanlar zamandan da büyük tasarruf yapmış olacaklardır. Mega kentlerde işe gidip gelmek için her gün iki üç saatlerini harcayanlar bu işi beş on dakikada halletseler fena mı olur?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.