ABD bildiğimiz gibi

Koronavirüs salgını bütün dünyayı olduğu gibi ABD’yi de altüst ederken sanki ülkesinde her şey yolunda gidiyormuş gibi Suriye’de terör örgütlerini silahlandırmayı sürdürürken Türkiye’ye de dolaylı yollardan tehdit savurmayı da ihmal etmiyorlar. Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’nin gönderdiği yardımın ardından yapılan açıklamalar, edilen teşekkürler usuldenmiş. Yani, ABD’nin bölgemizdeki sömürü ve Suriye’nin parçalanması politikalarında bir değişiklik söz konusu olmadığı gibi, olacağa da benzemiyor. Hemen belirteyim ki, ABD’nin çıkarlarını korumak, bir başka ifadeyle dünyayı sömürüsünü sürdürmenin ötesinde bir politikasının söz konusu olmayacağını bilmek için dünyayı kasıp kavuran salgın günlerinde olsun bu hırsını frenlemesini bekleyenler var idiyse yanıldıklarını görmelerinde yarar var. Böyle olunca ABD ihtiyaç duyduğunda yanında yer almak, yardım elini uzatmak bir insanlık görevi olarak değerlendirilecekse, buna karşılık olarak ABD’den insanlık beklemenin gerçekle uyuşmadığını bilmek gerekiyor.
Bu hususu gözler önüne sermek için dünkü gazetelerde yer alan 3 haberden kısa alıntılar yapmak yeterli olacaktır. İlk iki haber aynı sayfada yer alıyor ve haber fotoğrafla da desteklenmiş durumda.
İlk haber, “Pentagon Suriye’ye yığınak yapıyor” başlığı altında verilmiş ve içeriği özetle şöyleydi:
“ABD Başkanı Trump’ın bir süre sonra Suriye’deki petrol sahalarından çekileceklerini açıklamasına rağmen, ABD ordusu terör örgütü YPG/PKK işgalindeki petrol sahlarındaki üs ve askeri noktalarını güçlendirmeye devam ediyor. ABD güçleri, Trump’ın açıklamasına rağmen Suriye’deki üs ve askeri noktalarına son üç ay içerisinde her hafta 2 kez 50-100 TIR’dan oluşan askeri ve lojistik malzeme taşıdı. Bölgeye ulaşan konvoylarda güdümlü tanksavar füzeler, tanklar, zırhlı araçlar ve mühimmat yüklü araçlar yer aldı.”
Yaptığımız bu alıntı aslında yeni bir olayı haber vermiyor. Yıllardan beri ABD aynı tavrını sürdürdü, sürdürüyor. Ancak, insanlık salgın sebebiyle kendi derdine düşmüş olduğu bir noktada. Aynı salgında 100 bini aşkın insanını kaybeden ABD’nin yöneticileri için sömürü önemini aynen koruyor.
Aynı gazetede yer alan ikinci haber ise, “General teröristle toplantıda” başlığı altında verilmişti. Haberin özeti ise kısaca şöyle:
“Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütü YPG/PKK’ya on binlerce TIR silah veren ABD, örgütün elbaşlarına üst düzey ziyaretlerini devam ettiriyor. ABD’nin Özel Operasyonlar Ortak Görev Gücü Komutanı Eric T. Hill, Türkiye tarafından 4 milyon TL ödülle aranan terörist Mazlum Kobani kod adlı Ferhad Abdi Şahin ile 24 Mayıs’ta görüştü.”
Sanıyorum yapılmak istenenin ne olduğu, ABD için dost ve müttefikliğin değil çıkarın önemli olduğu açıkça görülüyor.
Bir başka gazetede, “ABD’den terör örgütüne füzeli savunma kalkanı” başlığı altında yer alan ve yukarıda aktardığım haberin farklı bir noktadan ele alınmış şekli olan haberde de özetle şöyle deniyordu:
“YPG/PKK’nın kontrol ettiği Deyrizor ilindeki Koniko doğalgaz sahası yakınlarına alçak irtifa hava savunma füze sistemi kuran ABD, örgüte yüzlerce TIR’lık silah ve mühimmat malzemeleriyle takviyeye devam ediyor.”
Böylesine bir tutum sergileyen ABD ile ilişkilerin tarifi yapılırken dost ve müttefik nitelendirmelerinin kullanılması sanıyorum kendimizi kandırmaktan öte bir anlam ifade etmiyor. Netice itibariyle düşmanlar düşmanlıklarını bu salgın ortamında da sürdürüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.