Hakikatlere erme

Oruç ayındayız ve korona günlerini yaşamaktayız. Sorunlar karmaşasında hakikatlere ulaşma ya da yanlışları görmede sorunlar var. Gündem kimi zaman yapay, kimi zaman yapma ve kurgusal olarak gelişiyor.
Oruç ayındayız, insanların kalplerinin incelmesi, duyarlılıkların artması, kavrayışlarının daha belirginleşmesi gerekir. Olması gerekenler. Hakikat, adalet, merhamet, sevgi ve anlayış duygularının yansımaları doğal olması gereken bir seyir. İnsanlığı veya insanımızı allak bullak eden kimi durumlar iyiyi, güzeli, doğruyu görmeye engel.
Oruç ayında fanatik ve hamasi duygular güzellikleri, iyilikleri engelliyor, üzerini örtüyor.
Çok korkunç bir görünümü var şu dönemin. Orucun ruhuna ve maneviliğine aykırı olarak.
Ulusalcı, ırkçı anlayışların bakışları dinî duyarlılıkları içermiyor. Çünkü onlar için din buna bağlı olarak insan geri plandadır.
İnsanın şu dönemde bu denli merhametsiz ve acımasız olabileceği asla düşünülemezdi.
İnsanın insana bakışı ürkütücü.
Ramazan ayında, insanların merhamet gözlerinin açılması ve kalplerin yumuşaması gerekirken tam tersi bir durum yaşanıyor. Siyasal kabalıkların insanları bu denli körleştireceğini ummazdık. Bizde, Müslümanlarda kimi deyimler vardır ki, insanın daha özenli ve dikkatli olmaları gerektiğini ifade eder. “Oruçlu ağızlı” demek bağlayıcı bir kavram. Şeytanların bağlandığı bir zamanda ve dönemde insanların oruca rağmen şeytanlara teslim oluşundan daha ürkütücü ne olabilir?
Sosyal medya, günümüzün sokak ve hayatını tam anlamıyla yansıtıyor. İnsanları yüz yüze görmesek bile sosyal medya sokağındaki bayağılıklardan, adaletsizliklerden ve haksızlıklardan, dahası iftiralardan geçilemiyor. İnsanların iyi ve güzeli, hak ve adaleti yansıtmaları gerekirken tam tersi bir durum var.
Oruç ayında, insanların açlıklarına, yokluklarına, yoksunluklarına ve zorluklarına kavuşulması gerekirken bunda bile oruç ruhunun dışında bir anlayış var. Kimi durumlardan insanların bile bile açlığa terk edilmesi insanî olmanın dışında. KHK’lardan ötürü, mahkûm edilmiş insanlar var. Onlar içeride. Bu yasaların getirdiği bir sonuç. Ama onların yakınları, çocukları da açlığa ve yokluğa terk ediliyor. Açlık grevlerinde ölenler var. Onların haklı ya da haksız olduklarının ötesinde asıl vahamet, ölülerine bile tahammül edilemiyor. Kayseri’de defnedilmek istenen bir kişinin cenazesinin mezardan çıkarılarak yakılacağına dair tehditler felaket ötesi bir durum. Buna ulusalcı zihniyetin bir sonucu desek yanılmış olmayız. Geçmiş zamanda idam edilenlerin mezarlarından tekrar çıkarılması gibi. Veya Bediüzzaman gibi bir âlimin nerede medfun olduğunun bilinemeyişi gibi. Kanserli Ahmet’in son arzusu hapishanede olan anne ve babasını son kez olsun görme arzusu bile elinden alındı.
Korona salgını elbette bir gün bitecek. Gelip geçici diye düşünüyoruz. Bunun için hem tıbbın hem de Allah’ın rahmetinin bunu gidereceğinden eminiz. Çünkü biz inanıyoruz.
Ancak zihniyetlerin oluşturdukları, zulme, baskıya dayalı süreçler asla unutulamıyor. Tarih bunları yazıyor ve kayda geçiyor.
Müslümanların bu denli acımasız olabileceklerini asla düşünemeyiz. Bunu hakikatte Müslüman olanlar için söylüyoruz.
İslâm bir bütündür. Kimi şeyleri yok sayması, kimi durumları da işlerine geliyor diye öncelemeleri onları hakikate erdirmiyor, uzaklaştırıyor. Adaletin bu denli yok sayılması üzücü bir durum. İnsanların üzerinde baskı kurulması ve onların psikolojik gerilimlere itilmesi ve zorlanması İslâmî inanç ve düşüncenin çok ötesinde bir durum.
Yapay gündemler ve savruluşlar insanları oruç ayında bile kendi gerçeklerinden uzaklaştırıyor. İnsanların oruçlu ağızlarıyla bu kadar zalim ve müfteri olabilecekleri akla gelir miydi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.