Kadınların destansı desteği…

İlk Müslüman olma şerefi Hz. Hatice’ye aittir. Kendisiyle birlikte dört kızı da, Müslüman olur. Hz. Hatice’nin önceki eşinden olan kızı da İslâm’a girer. Yine Hz. Hatice’nin yeğeni Umeyme ve kızı da Müslüman olur. Peygamberimizin halaları, Safiyye, Erva, Atike, Umeyme İslâm’a girmişlerdir. Ölen halası Beyza’nın kızları Erva ve Sa’da, diğer halası Umeyme’nin kızları Hamne ve Zeynep de Müslüman olmuşlardır.
Bir de halalar, teyzeler, yeğenler muhabbeti vardır. Halaları peygamberimize inanmaktadırlar. Fakat amcaları İslâm’dan uzak durmaktadırlar. Bir aile toplantısında, Ebu Leheb, çok sert konuşur. Halası Safiyye, yeğenini destekler, onun peygamber olduğunu söyler. Ebu Leheb çıldırır, kız kardeşine cinsiyeti üzerinden aşağılayıcı konuşur. Diğer halasının kızı Erva, Hz. Osman’ın annesidir. Erva’nın kız kardeşi Sa’da, yeğeni Hz. Osman’a İslâm’ı anlatır, “Teyzemin sözü kalbime tesir etti ve bu konuda düşünmeye devam ettim” diyen Hz. Osman, İslâm’a girer.
Fakat kadınların yeğenlerine muhabbetinden öte destansı bir destek asıl konu. Bugün bile böyle bir destek verilebilir mi? Hangimiz evlerimizi kilitleyip sadece konforumuzdan değil hatıralarımızdan ayrılabiliriz ki. Medine’ye hicrete karar verilince. Evli ya da bekâr inanmış Mekkeli kadınlar, gönüllü olarak yurtlarını, evlerini, yakınlarını bırakıp bu göçe katıldılar.
Peygamberimizin kızı Zeynep’in müşrik eşi Ebu’l-As, karısının Medine’ye hicretine izin vermez. Bedir Savaşı’nda Müslümanlara esir düşünce bu izin karşılığı serbest bırakılır. Fakat yola çıkan Zeynep’i bir müşrik attığı okla sırtından yaralar. Zeynep bebeğini düşürür ve aldığı bu darbe ile hastalıktan kurtulamaz genç yaşta vefat eder. Hz. Peygamberin bekâr kızları Fatıma ve Ümmü Gülsüm de hicret esnasında müşriklerin eziyetlerine uğrarlar.
Daha önce Habeşistan hicreti yaşayan Ümmü Seleme ailesi, bu kez Medine’ye göçe çıkar. Ne ki bu hicreti engellemek için kocasının akrabaları, oğlu Seleme’yi elinden alırlar. Kocası tek başına Medine’ye gider canını kurtarır. Anne Seleme, Mekke’ye mıhlanıp kalır, yavrusunu gasp etmişlerdir. Her gün ağlar, bir yıl sonunda kararlı tutumu ile evladına kavuşur, derhâl Medine’ye doğru yola çıkar. Kendisine bu yolculuk esnasında, hakkında, “Arap erkekleri içinde ondan daha nazik ve efendisini görmedim” dediği Osman b. Ebi Talha yardımcı olur.
Hz. Peygamberin ve babası Hz. Ebu Bekir’in hicreti esnasında, onlara yardımcı olan Esma, müşriklerce eziyete uğrarken, kendisinin hicreti de sancılı olmuş, Kuba’da oğlu Abdullah’ı doğurmuştur. Hz. Peygamberin dadısı Ümmü Eymen, Mekke’den Medine’ye yürüyerek hicret etmiş, yolculuk esnasında çok sıkıntı çekmiştir. Kadınlar hicret esnasında acılı hikâyeleri dokuyarak da ilerlemektedirler. Ümmü İshak’ın müşrik kocası onun hicretine engel olur. Eşinden habersiz kardeşi ile yola çıkar. Unuttuğu bazı eşyalarını almak için kardeşini geri gönderir. Yolda günlerce kardeşini bekler sonunda kocasının onu öldürdüğü haberini alır, Medine’ye çok üzüntülü varır, Hz. Peygamber kendisini teselli eder.
Hz. Peygamberin halası Atıke, müşrik Haşimilerin engellemesine karşın büyük meşakkatle Medine’ye varır. Ümmü Gülsüm’ün Medine’ ye kaçtığını duyan ağabeyleri, Hz. Peygambere başvurup kız kardeşlerini geri vermesini isterler. Ümmü Gülsüm gitmek istemez, Hz. Peygamber onu vermez. Kadının toplumdaki yeri erkeğe göre farklıdır ancak o zamanki şartlarda bile kadınlar, düzene başkaldırmışlar, ailelerini terk etmişlerdir. Mekkelilerin kaçacağından korktukları kadınlarını hapsedecek kadar tedbir almalarına karşın olmaktadır tüm bunlar.
Kadınlar, hicret için bu kadar zorluklara göğüs gerdikleri için bunun dile getirilmesini istediler ve hakları olan övgüye belki de erkeklerden daha çok layık olduklarını düşündüler. Bu sıkıntıların en büyüğünü çekenlerden Ümmü Seleme, Kur’an’da kadınların hicreti ile ilgili bir ifade görmeyince bu durumu Hz. Peygambere sorar. Bunun üzerine göç edenlerin ecirlerini belirten Ali İmran Suresi’nin, 3/195 ayetinin nazil olduğu rivayet edilir. Böylesine de akıllı, kaliteli, karizma kadınlardı onlar…
* Geniş bilgi için bkz. Rıza Savaş, “Asr-ı Saadette Kadın ve Aile Hayatı”- Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet’te İslâm, Haz. Vecdi Akyüz, Beyan Yayınları, İstanbul 1995. S. 230-260.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.