Kural tanımazlar yüzünden yasaklar uzatılıyor

Kural tanımazlar yüzünden yasaklar uzatılıyor

Salgın sebebiyle ülkemizde hayat büyük ölçüde durma noktasına geldi. Pek çok iş yerinde evde çalışma gündeme geldi. Özellikle de 65 yaş üstü ile 20 yaş altı olanlar evlerinde hapis hayatı yaşıyorlar. Söz gelimi iki ayı aşkın süreden beri sokağa çıkma yasağı sebebiyle dışarı çıkamayanlar eğer evlerinde bulundukları sırada belli sürelerle hareket etmiyorlarsa yasak kalktığında sokakta yürüyüşlerinin değiştiğini fark etmek mümkün. Söz gelimi geçen Pazar günü sokağa çıkma yasağının kaldırılması ile birlikte oğlumu yanıma refakatçi alarak biraz yürümek için dışarı çıktığımda bir süre sonra meydanlara ve sokaklara yabancılaştığımı hissettim. Yaklaşık 15-20 dakikalık bir yürüyüşün ardından bir şeyler alarak eve döndüm. Sanki evde hareketsiz yaşamaya vücut alışmış, harekete dayanamıyor hissine kapıldım.

Bunları bir şikâyet olarak dile getiriyor değilim. Hiç yoktan virüse yakalanıp hastanelere mecbur kalmaktansa elbet alınan tedbirlere uymak gerektiğine inanıyorum. Ne var ki, ısrarla hatırlatılan maske takma ve sosyal mesafeye uyma hususunda bazıları inatla yan çiziyorlar. Niçin uymadıklarını, yasakları ihlal etmekten ne çıkarları olduğunu insan anlamakta güçlük çekiyor. Belki bu kuralları dikkate almayanlar virüsün kendilerine yaklaşamayacağını, kendilerinden korktuğunu(!) düşünüyor olabilirler ama söz konusu virüsün insanlara bulaşmasının ne kadar kolay olduğu her gün haberlerde veriliyor. Söz gelimi bir kişinin katıldığı toplantıda bir anda 20 kişiye mikrobu bulaştırdığı görülüyor. Yani, hiç kimsenin söz konusu virüsten etkilenmemesi söz konusu değil. Etkilenmemenin de bazı şartları var. O da maske takmak, insanlarla belli bir mesafe bırakmak ve kalabalıklardan uzak durmak. Bu üç hususa dikkat etmek ve uymak aslında zor da değil. Ne var ki, bazıları ısrarlı bir şekilde bu kuralları çiğnemeye devam ediyorlar. Devam edince de kurallara uyarak eski normal hayatlarına dönmenin çabasında olanların işini zorlaştırıyorlar. Çünkü yüz kişinin içinde bir kişi söz konusu yasaklara dikkat etmediğinde o yüz kişinin sağlığı tehlikeye düşüyor. Bu bakımdan bu insanlar kendi sağlıklarını hiçe saysalar, kendilerine mikrobun etki etmeyeceğini düşünseler bile diğer insanların sağlığını tehlikeye atma hakları olmadığını unutmamaları gerekiyor. Çünkü onlar sebebiyle hem normal hayata dönme uzuyor ve belirsiz bir zamana erteleniyor hem de diğer insanlar sokağa çıkmaktan korkar hale geliyorlar. Bu bakımdan ilan edilen kurallara herkesin uymasının sağlanması, bunun için kararlı davranılması, birkaç kural tanımaz sebebiyle diğer insanların evlerine mahkûm edilmesine son verilmesi gerekiyor.

***

Salgın ile mücadelede kontrollü sosyal hayata geçiş ile birlikte maske takmak en önemli unsur oldu. Hâlbuki salgının ilk ayında maskenin fazla bir önemi olmadığı havası estirildi, maske satışı yasaklandı, devlet ise bedava maske dağıtımını tam olarak yapamadı. Hâlbuki daha işin başında maske takmak hususunda gelinen noktada alınan kararlar o günden alınmış olsaydı sanıyorum normal hayata daha çabuk dönerdik. Yani, maske satışını yasaklamak yerine bugün olduğu gibi bir tavan fiyat iki ay önce belirlenebilirdi. Yüksek fiyatla maske satışını engellemek adına satış yasaklandı. İnsanlarda bir süre sokağa maskesiz çıktılar. İşlerinin başına dönmek zorunda olanlar sıkıntı yaşadılar. Bu arada ücretsiz maske dağıtımında da 65 yaş üstü ile 20 yaş altında olanlar dışarıda tutuldular. Her ne ise başlangıçta maske takmanın fazlaca önemsenmemesinin ardından daha sonraları herkesin maske takmak mecburiyetinde olduğunun ilanı eğer bir yanlıştan dönülme ise keşke bu yanlış baştan yapılmasaydı demekten insan kendini alamıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.