Ben yapmadım, o yaptı!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu eski partisi AKP ile hesaplaşırken bir taraftan doğruları dile getiriyor bir taraftan da bizim kendisine hiç yakıştıramadığımız işlere imza atıyor.

Mesela “Türkiye’nin siyasette yozlaştığını” söylerken önemli bir gerçeği dile getiriyor.

“Toplumsal gerilimden uzak durmak gerekir” derken de bir başka doğruyu seslendirmiş oluyor.“Kutuplaşmanın tedavisi muhabbet ve nezakettir” derken yine bir gerçeğin altını çiziyor.

Ama Suriye konusunda söylediklerine katılmamız mümkün değil!

İtirazımızı “Söylediklerinin yanlış olduğu” için değil sadece “zamanlaması yanlış olduğundan” yapıyoruz!

Suriye konusunda kendisine yöneltilen eleştirileri cevaplarken “Ben “Emevi Camiin’de Cuma namazı kılacağız” diye bir şey demedim “bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan” söyledi” diyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bu açıklaması ile tarihi bir hakikati vatandaşlarla paylaşmak istiyor olabilir.

Ama böyle bir durum söz konusu idiyse bunu şimdi değil yıllar önce yapması gerekmez miydi?

Yani iddia ilk gündeme geldiğinde “Arkadaşlar bu sözler bana değil Sayın Erdoğan’a aittir” demeliydi!

Araları açılmadan önce bu sözün “kendisine ait olmadığını” açıklamayan ama araları bozulunca kabahatli çocuk gibi “Ben yapmadım, o yaptı” havasına girmesini kendisine yakıştıramadık!

Davutoğlu’nun bu sözün Erdoğan tarafından söylendiğini ama Pelikan çetesinin algı operasyonu sonucu kendisi söylemiş gibi ortalığa yayıldığını şimdi ilan etmesi hoş olmamıştır.

Evet, böyle bir algı operasyonu yapılmışsa, ilk günlerde açıklığa kavuşturulmalı ve sözün kime ait olduğu o günlerden itibaren belli edilmeliydi.

O günlerde böyle bir açıklama yapılmazken şimdi yapılması bize göre doğru olmamıştır. Hatta “Türkiye’nin siyasette yozlaştığı” tezini güçlendiren bir kanıt haline gelmiştir.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu “Emevi Camii’nde Cuma namazı kılacağız” söylememiş idiyse bunu ilk günden açıklayarak konuya netlik kazandırmalıydı.

Kanımızca o zaman bu itirazını seslendirmemişse şimdi de aynı sessizliğini koruması gerekirdi.

Hele “Suriye konusunda tek yetkili ben olsaydım durum buraya gelmezdi” türünden bir lafı şimdi hiç etmemeliydi. Yapılan bir yanlış varsa bunu o günlerden dile getirmesi ve halk ile mutlaka paylaşması gerekmez miydi? O zaman çok daha tutarlı bir siyaset izlenmiş olurdu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.