Küresel Travma ve Sabır

İnsanlığın kendiyle sınandığı bir zamandaki çıkmazların giderek belirginleştiği günleri yaşıyoruz. İnsanlığın insanlıkla sınandığı şu günlerde küresel emperyalizmin insanlık üzerinde estirdiği terörün, insan ölümlerinin, büyük felâketlerin yaşandığı günlerde üzerinde köklü düşünmeyi gerektiriyor.

İnsanlığa hayat hakkı tanımayan bu acımasız yapı, beklenmedik bir durumla karşılaşınca şaşkınlık yaşıyor. Kendi telâşına düşmüş bulunuyor. Can derdinde. Oysa başkalarının canını hiçe saydıkları hâlde.

İnsanlık bir sınamadan geçiyor. Hemen herkes eşit durumda. Krallar, imparatorlar, demokrasi imparatorları, onlara göre en sıradan insanlarla aynı konumda. Aynı korkuyu yaşıyorlar. Hatta onların korkuları çok daha etkili ve sarsıcı.

İnsanlığın ölümü asıl yıkım. Her insan azizdir. Her aziz insanın kurutulması ve hayata kazandırılması insanî sorumluluk. Yaşatılması da.

Şu virüs dolayısıyla insanlık eşitlendi. Kendilerini farklı bir dünyada görenler, sulta kuranlar, insanı insan yerine koymayanlar da şu an bir sınamadadırlar. Korku ve panik onları da sarmış bulunuyor. Kraliçeler de, krallar da ölüyor, dünyayı yöneten sultanlar da ve hatta zulmedenler de. Sistemlerin, izmlerin ne gibi bir yorumu bulunur şu durumda, ideolojilerin ne gibi bir çözümü olabilir?

Yeryüzü bir vaha. Korku hemen herkes için geçerli. Kimse kimseden üstün değil. Herkes kendi telâşında. Ülkelerin yöneticileri bile kafeslerinden çıkamıyor. En küçük bir dokunuş ürpertiyor.

Komplo teorilerinin hiçbir karşılığı yok. Komploya merkez olan egemen güçler kendini kurtarma derdinde. Başkasının çökertme, alt etme, kendine bağımlı kılma aklının ucundan bile geçmiyor. Çünkü can derdinde.

Ucuz, sıradan teoriler oluşturmanın hiçbir anlamı yok. Sıradan teorisyenlerin uydurmalarının hiçbir değeri yok. Ekonomileri çöken, büyük kurumları iflas eden, işsizler ordusu çoğalan egemen ülkelerin ne gibi bir planı olabilir ki?

Sıradan politikaların ucuz davranışların insanları ne kadar basitleştirdiği şu günlerde daha çok belirginleşiyor.

İnsan değeri basitleştiriliyor.

Şu bulaşıcı virüs sınır tanımıyor. Hiçbir engel tanımıyor. Çok güçlülerin engellerini ve sınırlarını kolaylıkla aşıyor.

Günümüz için en sağlıklı durum bu büyük dalga karşısında insanın kendini koruması, sakınması.

Müslüman’ın temel hayat anlayışları var. Kimi durumlar başka kültürlerde çok da fark edilmiyor ve bilinmiyor. Müslüman’ın tedbiri, tevekkülü ve sabrı zorlukları aşmayı kolaylaştırıyor. Hayatını anlamlandırıyor. Nasıl bir tutum takınacağını gösteriyor.

Sabır büyük bir güç, sığınılacak bir durum. Onun dayandığı en büyük güç kendisini yaratan.

Zalimlerin zulümlerinin karşılığını bu dünyada beklemiyor. İlahi adaletin nerede ve ne zaman tecelli edeceği belli olmuyor.

Allah’ın ayetlerinin nasıl tecelli edeceği bilinmez. Kâinattaki her oluş ve varlık Allah’ın ayetlerinden.

İnsan kendi geleceğini tüketerek kendine zulmediyor. İnsanlığı katlederek zulmediyor. İnsanlara dünyayı dar edenler sığınacak bir yer bırakmadıkları için zulmediyor. Bu kadar mazlumların ahının asla karşılıksız kalınmayacağı biliniyor.

Virüs dalgası elbette bitecek. Umarız ki bundan sonra insanlık geçirmiş olduğu bu sınanmadan ders çıkarır. Zalimler zalimliklerini elbette sürdürecek. Mazlumlar sabırla direnecek. Sabır onların en güçlü silâhı, alt edemeyeceği güç yok. Ya Sabır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.