Reklamı Kapat

33 dünya yıkıldı

Darmadağın oldu anneler.

Vurulan çocukları değil, kendileriydi.

İnsanlar iftar sofrasında ya da ailecek kandil sohbetinde iken dünyalar yerle yeksan edildi.

Gece yarısı canlara, canlar eklendi.

Galaksiler söndü.

Ay ve yıldızlar karanlığı çekti yüzüne.

33 güneş battı.

Evlatlarının ardından 33 anne öldü.

Korkunç haberle darmadağın oldu umutlar.

İş görüşmesine giden genç, ar duydu, randevu saatine kaldırıp başını bakacak gücü kalmadı.

Tam ev alacakken gelen haberle sarsılan aile, ağızlarda tat bırakmayan şehit haberlerine kilitlendi.

İlk maaşını alan işçi utandı, onca borcu olmasına karşın, eline tutuşturulan kâğıt destelerden.

Ev kadınları çöktü, etraf dağınıktı, kolu kalkıp süpürgeye gitmedi, eli koynunda kaldı.

Başı eğildi esnafın, kavafın.

Şehit haberleri geliyordu.

İki üç ocak sönerken de acı benzerdi.

Fakat böyle şehit katarları, böyle ay yüzlü gençlerin birbirine eklenişi, böyle ocakların sönüşü.

İnsanlar rahat yataklarında uyurken hava saldırıları sadece gözleri yakmıyor, bombaların pis ışıkları, alevler, ateşler; yürekleri, kemikleri, beyinleri tutuşturuyor.

O ateşlerin insan bedenini, uzuvlarını yakan kokusu binlerce kilometre öteden duyuluyor.

Uykular tutmuyor.

Saat gecenin ikisi, şehit haberleri geliyor.

Duvarlar, tavanlar, pervazlar, sütunlar yıkılıyor.

Dolaplar, biblolar, vazolar devriliyor.

Eşyalar çıkıp gidiyor.

Haneler buz kesiyor.

Köprüler, “geçek”ler göçüyor.

Çöle dönüyor yuvalar.

Yanan babalar, anneler, kardeşler, eşler, evlatlar…

Üçü gecenin, hiç iyi haberler gelmiyor.

Uzun gece, tükenmek bilmiyor.

Sanki tükenirse,  sabah olursa, ortalık aydınlanırsa kara haberlerin gelişi duracak mıdır?

Şehit sayısı hızla artıyor.

33 can, yaralılar, can evinden vurulmuş analar.

Memleket yasta.

Akşamki fırtına, şimşekler, yıldırımlar, kıyametler, yıkımlar, batmalar, yok olmalar durulmuş.

Sabah olmuş.

Yürekler savaş meydanı.

Binlerce kilometre uzaklarda anaların eli gitmiyor ocak başına, tencere aş istemiyor.

İnşaatta çalışanların sesi kısılıyor, türküler, elhan susuyor.

33 çocuğa ağlıyor memleket, sesi sese katıp.

Hayatlarının baharında, görecekleri çok güzel günler varken, toprağa düşen güllerine ağıt yakmakta şehirler.

Sözün, sesin bittiği yerdir.

Acının konuştuğu, ağır azabın, yürekten yanmanın, can evinden vurulmanın günüdür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.