Reklamı Kapat

Üç aylar başlıyor

Uzun zamandır birbirlerini görmeyen dostlar, Cumartesi akşam namazında Sultanahmet Camii’nde buluşmayı kararlaştırırlar.

Namazdan sonra tokalaşırlarken üç tane arkadaşın gelmediğini anlarlar.

O günlerde cep telefonu da yok.

Bir yerde otururlar, sohbet arasında üç arkadaşın neden gelmediklerinin yorumunu yaparken, herkes kendi durumunu anlatır aslında.

Camiye gelen arkadaşların hepsinin yorumunun doğru olmadığı sonunda anlaşılır.

Mesela, hiçbir zaman gelmezlik yapmayan bu arkadaşlar o akşam neden gelmemişlerdir.

Bilemediniz. Belki de bildiniz ama sizin bildiğinizi ben bilemedim.

Gelenlerle gelemeyenlerin gece anlayışı farklı olduğundan herkes karşılıklı olarak birbirlerini suçlarken kendince haklıdırlar.

Cumartesi gecesi, Cuma’yı Cumartesi’ne bağlayan gece midir yoksa Cumartesi’ni Pazar’a bağlayan gece midir?

Önümüzdeki ilk Cuma gecesi Reğaip gecesidir.

Şimdi soru geliyor, “Cuma’yı Cumartesi’ne bağlayan gece mi yoksa Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece midir?

Müslümanların 1400 yıllık takvimine göre gün, geceyle başlar.

Gece, akşam namazı ezanıyla başlar, gündüz de sabah namazı ezanıyla başlar.

Her Müslüman, hayatına da doğduğunda kulağına okunan ezanla başlar ve cenaze namazı duasıyla ahirete gider.

Perşembe günü, güneş batınca hemen Akşam ezanıyla Cuma günü başlar ve o gece Cuma gecesidir.

Yarın Salı günü haram aylardan  olan (Zilka’de, Zilhıcce, Muharrem) ve Recep ayı başlıyor. Yani bu Pazartesi günü, gün batımıyla ve akşam ezanıyla Recep ayı girmiş olacak.

Hazreti İbrahim aleyhisselamdan beri haram yani her türlü suçu işlemenin yasaklığı eğitimine ağırlık verilen ve hürmete layık aylardan olan, Recep ayı, aynı zamanda bizi Ramazan ayına hazırlayan aydır.

Hani akşam namazı hariç dört vakit namazımızda, farz namaza başlamadan önce sünnet kılarız ve kendimizi farz namaza hazırlamış oluruz ya işte Recep ve Şa’ban ayları da böylece bizi Ramazan orucuna hazırlayan aylardır.

Sevgili Peygamberimizin, Ramazan ayından başka diğer ayların arasında en fazla oruç tuttuğu ay, Recep ayı imiş.

Hazreti Aişe anamız (Allah ondan razı olsun) anlatıyor:

 “O kadar orucu fazla tutardı ki ‘biz yine oruç yine oruç’ derdik, yine o kadar oruç tutmazdı ki ‘biz yine yedi yine yedi’ derdik. Medine’ye geldikten sonra, Ramazan ayından başka ayın bütün günlerini oruçlu geçirdiğini ben görmedim” (Müslim, Sahih, K. Sıyam, bab 34)

Tabiinin büyüklerinden Said bin Cübeyr’e, Recep ayının orucundan sorulduğunda, “Bana Abdullah bin Abbas, “Öyle art arda oruç tutardı ki ‘tutmadığı gün olmayacak’ derdik. Öylesine art arda oruç tutmazdı ki sanki ‘oruç tutmayacak’ derdik” diyor. (Ebu Davud, Sünen, K. Savm, bab 56)

Yani, Sevgili Peygamberimiz, Ramazan ayından sonra en fazla oruç tuttuğu ay, Recep ve Şa’ban ayları olduğunu öğreniyoruz.

En azından bu iki ayda Pazartesi ve Perşembe geceleri oruçlu olmaya dikkat edelim.

Cuma geceleri Kur’an-ı Kerim okumaya ve istiğfara ve dualarımızı artırmaya dikkat edelim.

Sevgili Peygamberimizin yanından hiç ayrılmayan ve O’nun eğitimiyle büyüyen Enes bin Malik (Allah ondan razı olsun):

 “Allah’ın Rasülü, Recep ayı girince, ‘Allah’ım, Recep ve Şa’ban aylarını bana mübarek kıl ve beni Ramazan’a kavuştur’ derdi” diyor.

(Beyhaki, Daavat’ül Kebir, Taberan, Dua, bab 137, Bezzar, Müsned, Enes Hadisi, Ahmet, Müsned, Enes hadisi ancak Ahmed’in Müsned’inde “Belliğna/kavuştur” yerine Ramazan için de “Bariklene fi ramazan/Ramazanı da mübarek kıl” rivayeti var.

365 günün ve gecesinin hepsi mübarektir.

Ancak Kur’an, Kadir gecesinde indiğinden, bin aydan hayırlı olduğu Kur’an’la bildirildiğinden gün ve geceler, kendisinde meydana gelen hayırlı işlerle ilave/ek değer kazanırlar.

Cuma gecesi, Reğaib gecesi, Mi’rac gecesi, Berat gecesi, Bayram geceleri… gibi.

Akşam, yatsı ve sabah namazını kılan her Müslüman, her geceye değer vermiş gibidir.

Hele bir de halkla, omuz omuza saf bağlayıp, camide Rabbin huzurunda “Emrine hazırız” vaziyetinde olurlarsa…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.