Reklamı Kapat

Karmaşadan gün yüzüne

İnsanlığın belli dönemleri var. Bu, hem toplumsal hem de bireysel olabiliyor. İnsan hayatı da iniş çıkışlı. Ruhunu ve karşılığını bulamadığı andan itibaren bunalımlar başlar. İnsanlığın huzurunu sağlamak veya huzur bulmak öyle kolay değil.

Huzursuzluk insan tekinin birebir kendisinden kaynaklanmayabiliyor. Koşullar ve oluşlar birçok şeye neden olabiliyor.

İnsanı huzursuz eden şeyler nelerdir, neden böyle oluyor. İnsan hayatta ummadığı ve beklemediği durumlarla karşılaşabiliyor. İki insanın birebir örtüşmesi elbette kolay değil. İnsanların karşılıklı fedakârlıkları, anlayışları ve kolaylaştırıcı davranışları birlikte olabilmeyi sağlayabilir. Tahammülsüzlük insanın işini her halükârda zorlaştırır. İnsanlar veya toplumlar arasında uçurumlar oluşmayıversin, bir başladı mı artık önüne geçilemiyor. Bu durumu birçok somut olayla açıklayabiliriz. Suriye olayının buraya kadar gelebileceğini kimse beklemiyordu. Güneyde yaşananlar da böyle.

İnsan bir anda, bir şeyden kopmayıversin, sürüklendikçe sürüklenir. Uçurumların önüne geçmenin ön koşulu hemen ilk anda veya başlangıçta farkına varmak ve tedbir almak.

Dostluklar kolay oluşmuyor. Dostlukların oluşu geniş bir zaman, sabır, anlayış ve tahammül gerektirir. Devletler de insan gibidir. Çünkü yöneticileri insan. Onların da birlikte bu dünyayı yaşanır kılabilmeleri için aynı davranışlar gerekir. Fakat öyle bir dünyada yaşamıyoruz. Hırs ve tamah insanın baş belâsı.

İnsanlığın dengesini bozan elbette birçok şey var. İnsanın bireyselleşmesi, dayanışmasızlığı olumsuzluklara itilişi. İnsanları dengeye kavuşturacak kimi şeyler hayattan çıkınca başka şeyler hayata egemen olur. Güvensizliği insanı uzaklaştıran en önemli etken. Bir insana gönül koymak kırgınlığın başlangıcı. Ya da bir insanın aşırı kimi davranışları insanı güvensiz kılar.

Uluslararası ilişkilerde bakıldığında bunun çok somut örnekleri var. Türkiye Abede, AB, NATO veya Rusya ilişkileri. Çok dalgalı ve tamamen güvensizlik üzerine kurulu. Çünkü bu ülkelerin ve toplulukların tamamı çıkarlarını gözetirler. Türkiye, gelişen olaylar düzleminde bakıldığında sanki NATO üyesi değilmiş gibi itilip kakılmakta. Türkiye lehine olabilecek durumlarda ruhen kendilerine yakın olanlara kullanabiliyor. Kaldı ki Türkiye bütünüyle tamamen bir NATO üssü. Bu üslerde Türkiye aleyhine faaliyetlerde bile bulunabiliyor.

Dahası Türkiye Rusya İran ilişkilerinde de gene benzer durumlar var. Sanki bir güç bir bütün olarak bir çarkın güdümünde. Kendi başına olabilmeye fırsat vermiyor.

Biz gene insana dönelim. İnsanın içinde bulunduğu genel durum çok da iyimserlik gerektirmiyor. Ülkemiz düzleminde baktığımızda huzursuzlukların sonuçlarını görebiliyoruz. Kadın cinayetleri, istismarların ardı arkası gelmiyor. Hemen her gün yeni yeni olaylarla ile yüzleşiyoruz. Cinayetlerin artışı insanı ürkütecek düzeyde. İstanbul Sözleşmesi denen saçmalıktan sonra erkekler de mağdur duruma düşüyor. Karşılıklı bir yıkımdan söz edebiliriz. Bu yasalar sanki huzursuz edilsin diye düzenleniyor.

İnsanlar intihar ediyor, canlarına kıyıyor ve yaşadığı hayatı sonlandırıyor. Bu, insanlık adına oldukça vahim bir durum. Nedeni artık bir çaresizliğin göstergesi. Bir insan nasıl canına kıyar, neden bile bile kendini ateşe atar? Bu önemli soruyu geçiştiremeyiz. Nedenlerinin üzerinde durmak belki çözüm yollarını sağlayabilir.

Her insanın gönlüne düşebilecek bir ışık, bir umut belirtisi çıkış yolu sağlayabilir. İnsanı kurtaracak bir an’dır. Bu an’ların çoğaltılması da insanın elinde. Yeter ki iyi bir niyet ile ve içtenlikle hayata bakılsın. İnsan insana destek olsun. Tahammülsüzlük sınırları azaltılsın ve yakınlaştırılsın. Hemen her insanın gönlüne düşecek olan bir ışık geleceğe kapı aralar, umut arttırır, güven sağlar. İnsan çekinmeden muhatabının gözlerinin içine umut saçacak bir bakış ile bakarsa çok şey değişir. Bu hem güven verir, hem de inanç kazandırır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.