Reklamı Kapat

Haçlı zihniyeti dünyayı kan gölüne çevirdi

Başlıkta sadece Haçlı zihniyetinden söz edip Siyonistlerden söz etmeyişim onların masum olduğu anlamına gelmiyor. Sadece, yeryüzünde belirleyici güçler arasında Siyonistlerin görünmüyor olması sebebiyle böyle bir belirleme yaptım. Perde arkasında Siyonistlerin çatı yapılanması Gizli Dünya Devleti’nin olduğunun farkındayım. Onlar, sahip oldukları bir yapılanma sebebiyle perde arkasında kalmayı, akan kan ve gözyaşının tüm sorumluluğunu Haçlılara yıkmayı becermiş olmaları sebebiyle ortada şu sıralarda ABD, Rusya ve Avrupa Birliği görünüyor. Kısacası, dünyaya huzur, barış ve adaletin hakim olması için Haçlı-Siyonist ittifakının karşısında İslam’a dayanan sistemin belirleyici güç olması gerekiyor. Böyle olmaz da İslam dünyası sorunlarına çözüm bulunması, bunun da ötesinde yeryüzünde barış ve adaletin teminini Haçlılardan beklemeyi sürdürdüğü sürece dünyamızda daha çok kan akacak, daha çok dalavere çevrilecektir. Dünyanın içinde bulunduğu şartları ve geleceğini bu anlayış belirlemeye devam ettiği sürece insanlık Yalan Rüzgârı dizisini seyretmeye devam edecektir.

Haçlı-Siyonist ittifakı çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Buna bir de maddeyi esas alan bir anlayış temel teşkil edince ortaya böylesine kan ve gözyaşına boğulmuş bir dünya çıkıyor. Böyle bir ortamda da hangi inanca mensup olursa olsun insanların mutlu ve huzurlu olması mümkün olmuyor. Neden böylesine karamsar bir tablo çizdiğim sorusu akla gelebilir. Olaylara sadece Suriye ve Akdeniz’de yaşanan ve AB ülkelerinde hızla artan ırkçılığa bakmak yeterlidir. Özellikle de bugün dünya üzerendeki gelişmelerde belirleyici olarak görünen ABD, Rusya ve AB ülkeleri açısından baktığımızda hepsinin de hareket tarzını sadece çıkarlarının belirlediği açıkça görülüyor. Her ülkenin yöneticileri öncelikli olarak ülkelerinin çıkarlarını düşünmek ve korumak zorundadırlar. Ancak, yaklaşım sadece benim insanım rahat etsin, diğerleri ne halleri varsa görsünler noktasına gelirse ve bunu da sahip olduklar güce dayanarak uygulamaya çalışırlarsa adaletsizlik ve zulmü esas alan bir yaklaşım o gücünü bir gün kaybedecektir. Hatta dünya bu zalimlerin tepesine yıkılabilir. Çünkü hiçbir zalim ebedi hükümran olmamıştır. Bir gün gelmiş köleler isyan etmiş, zalimlerin koltuğu altlarından çekilmiştir. Bunun için mazlumların ayağa kalması gerekli olmakla birlikte ayağa kalkıldığında ve zalimlerin tahtları başlarına geçirildiğinde, yerine getirilecek nizamın ne olacağı önemlidir. Yoksa koltuktan bir zalimi indirip yerine bir başka zalimi oturtmak insanların sorunlarına çözüm getirmeyecektir.

Bu noktada dünkü gazetelerde yer alan üç habere kısaca temas etmek istiyorum. Haberlerin üçü de Suriye’deki gelişmelerle ilgili. “ABD’nin verdiği silahlar Türk askerini vuruyor” başlığı altında yer alan haberde kısaca şöyle deniyordu:

“Rus yetkili, ABD’nin Suriye’de kontrolü altında bulundurduğu bölgeyi yoğun bir biçimde silahlandırdığını belirterek, ‘Bu silah Türk askere ve sivillere karşı kullanılıyor’ dedi, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şovgu da ABD’nin Suriye’nin petrol yataklarını gasp ettiğini ve yaptırımlarla bu ülkeye hammadde tedarikini yasakladığını söyledi.”

Bu açıklamaya baktığınızda sanki Rusya sütten çıkmış ak kaşık sanırsınız. Sanki rejim güçlerine havadan destek veren ve bu destekle Suriye’de milyonlarca sivil sokaklara dökülmemiş ve katledilmemiş gibi bir hava estiriliyor. Görünen o ki, zalimler aynı zamanda yalancı da. Çünkü ABD için yapılan bu değerlendirme Rusya içinde geçerli. Suriye’de iki ülkede kan döküyor. Buna karşılık verdiği sözü tutmamakla şöhret bulmuş ABD ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD ile her türlü dayanışma olur” açıklaması yapıyor. Düne kadar Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak konusunda kırk takla atan Trump bugünlerde Rusya’ya karşı Türkiye’nin yanındaymış havası estiriyor. Sanıyorum bu noktada artık Haçlılara güvenmenin doğru olmayacağını herkes görmüştür. Öte yandan İngiltere ve Almanya’dan ABD ile birlikte Türkiye’ye destek verdikleri anlamına gelen açıklamalar geliyor. Belli ki, ABD’nin Yalan Rüzgârı dizisinde yer almayı Almanya ve İngiltere bugün için çıkarlarına uygun buluyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.