Reklamı Kapat

“Mal da yalan mülk de yalan”

İlim de, servet de, şöhret de, makam da, rütbe de, yaşayan her insan toplulukları için gereklidir.

Helal yollardan edinilmiş ise faydası zararından fazladır.

Helal yollardan edinilir ve hem Hakk’ın rızasına, hem halkın maslahatına uygunsa bu nimetler, onun sahibi için iki dünyada güzelliktir. Aklımızı, tenimizi, canımızı kendimizin yaratmadığını aklımızdan hiç çıkarmazsak elde edilen bu yukarıda saydığımız dört nimet bizim için sevap madeni olur ki altın madeninden daha faydalı olur insana.

Karun gibi, “Bunları ben kazandım ben” demeden, Süleyman aleyhisselam gibi, “Bunlar, bana Rabbimin sunduğu nimetlerdir” deyip şükrünü eda etmeli.

Tabii ki, şükür de parayı bankaya koyduktan ve fakirlere koklatmak şöyle dursun sayısını bile duyurmaktan sakınmak için gizlice bankaya yatırmayı sağladıktan sonra, “Çok şükür” diyenlerden olmamaya dikkat etmeli.

Malının içinde toprağa gark edilerek öldürülen Karun:

“(Karun) dedi ki; ‘Bu bana bendeki ilim sebebiyle verildi.’ O bilmiyor mu? Allah ondan önce, ondan daha güçlü ve birikimi daha fazla olan nice milletleri helâk etti. Suçlular günahlarından sorulmazlar.” (Kasas süresi ayet 28/78).

Karun bu sözleriyle, zenginliğini kendinden bildi ve Rabbine karşı gelen Firavun’un yanında yer aldı ama malıyla beraber helak oldu.

Süleyman aleyhisselam ise hem peygamberlik nimetine, hem hayvanların dilini anlama nimetine mazhar olduğu halde:

“(Süleyman) onun sözüne güldü ve dedi: Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmeyi ve razı olacağın salih ameli yapmayı bana ilham et. Rahmetinle beni salih kullarının arasına kat” (Neml süresi ayet 27/19) diye dua etmekle beraber, devamlı kaynayan kazanlarından bahseder Kur’an, Sebe’ süresi ayet 13’te.

Böyle bir saltanata sahip olan Süleyman aleyhisselam ve bütün peygamberlerin, önder olmaları ve örnek olmaları nedeniyle miras bırakmadıklarını haber verir Sevgili Peygamberimiz:

“Biz peygamberler topluluğu miras bırakmayız” buyurmuş. (Buhari, Humus 1,  Müslim, Cihad 49, Ebu davud, İmarat 19).

Bu hadise dayanarak Hazreti Ebubekir Emir’ul-Mü’minin seçilince Sevgili Peygamberimize ait olan Fedek hurmalığını, Hazreti Fatıma ve diğer varislerine vermemiş ve hazineye kaydetmişti. Allah onların hepsinden razı olsun.

Süleyman alehisselamın, Davut aleyhisselama varis olduğunu ifade eden ayette mirasın, peygamberlik bilgisi ve kuş dilini bilmeleri olduğunu da açıklamıştır.

“Muhakkak biz Davut ve Süleyman’a ilim verdik. O ikisi: ‘Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun’ dediler.

Süleyman, Davut’a varis oldu ve: ‘Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Şüphesiz bu apaçık bir lütuftur’ dedi” (Neml süresi ayet 27/15-16).

Yani, derim ki bizler, Rabbimizin imtihan sorusu olarak verdiği her şeyden sorumluyuz. Gaye, bütün bunları, ilmi de, serveti de, şöhreti de, makamı da, rütbeyi de, helal yollardan kazanmak, sağlığımızda hepsinin zekâtına ilave olarak sadaka olarak dağıtmak, varislere helal mal, temiz bir isim bırakmaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.