Reklamı Kapat

Karşımızda olmayın, yanımızda olmanıza gerek yok

Diplomasi, yalan ve kaypaklık demek midir? Yani, diplomasi böylesine ikiyüzlü, ne söylediğinin önemi olmayan, hatta attığı imzanın bile aksine hareket edebilmenin adı mıdır? Çünkü çeşitli ülkelerle öylesine ilişkiler yaşıyoruz ki, varılan mutabakat sonucu atılan imzaların daha mürekkebi kurumadan aksine hareket edilebiliyor ve bu çelişkiye rağmen, “Türkiye’nin yanındayız” gibi açıklamalar yapılabiliyor. Bu bir kandırmaca mıdır? Yoksa günü geçiştirme açıklaması mıdır bilinmez ama insanın madem attığınız imzanın aksine hareket edecek ve söylediklerinizin aksini arazide uygulayacaksınız ve uygulamayı sürdüreceksiniz hiç olmazsa bunu biraz daha görünmez yapsanız, toplumların gözünün içine soka soka yalan söylemesiniz, bir başka ifadeyle eylemlerinizle yalan söylediğinizi ilan etmeseniz diyeceği geliyor.

Neden bahsettiğimi daha fazla merak ettirmek istemiyorum. Dünkü gazetelerde ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun bir açıklaması vardı. Pompeo bu açıklamasında, “NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız. Türkiye’nin meşru müdafaa kapsamında attığı haklı adımları destekliyoruz. Esad rejimi, Rusya ve Hizbullah’ın attığı adımlar ateşkesin sağlanmasını doğrudan engellemektedir. Bu barbar saldırılar sona ermeli” demiş. Bu açıklama bir gazetemizde, “ABD’den destek. Türkiye’nin yanındayız” başlığı altında verilmişti. İşte bu başlığı görünce ilk aklıma gelen, “Karşımızda olmayın, yanımızda olmanıza gerek yok” cümlesi oldu. Çünkü aynı ABD Suriye’de verdiği sözler ve attıkları imzanın aksine terör örgütleri PKK/YPG ile birlikte hareket ediyor.

Başlığa aldığım Popeo’nun, “Türkiye’nin yanındayız” açıklamasının yer aldığı gazetede bu haberin hemen yanı başında bir başka haber, “PKK/YPG Afrin’de okul ve camiye füze attı: 1 ölü, 7 yaralı” başlığı altında yer alıyordu. Yani, Suriye’de ABD ile Rusya’nın davranışlarında ciddi bir fark yok. Belki tek fark, ABD teröristlere verdiği silahlar ile katliam yaptırıyor, Rusya ise rejim güçlerinin saldırılarına havadan destek vererek cinayetler işliyor. Bu bakımdan herhangi bir İslam ülkesinde bir takım ihtilaflar ve çatışmalar var ise orada barış havarisi pozlarında ortada dolaşmaya başlayan ABD ve Rusya gibi ülkelere daha işin başında, “Gölge etmeyin başka ihsan istemeyiz” diyerek oradan uzak tutmak mecburiyeti var. Şimdiye kadar ABD ve Rusya’nın Suriye’deki varlıkları ve tavırları hiçbir zaman barışa hizmet etmedi. Aksine Türkiye’nin barışı sağlamak için attığı adımlar bu iki ülke tarafından geçersiz hale getirildi.

Suriye konusunda ABD ve Rusya ile varılan mutabakat gereği bu iki ülke Türkiye’nin güvenli bölge olarak ilan ettiği ve sınırlarını çizdiği bölgeden teröristleri temizleyeceklerdi. Bunun sözünü vermişlerdi. Ancak, gelinen noktada güveli bölge teröristlerden temizlenmediği gibi eskiye göre daha da güvensiz hale geldi. Bunun sonucudur ki, Esad güçleri askerlerimize saldırı cesareti bulabilmişlerdir. Sonuç olarak planların uygulanmasında ABD ve Rusya’nın birbirlerine destek verdiklerini, bundan sonra da bu tavırlarını sürdüreceklerini unutmamak gerekiyor. Özelliklede Suriye’de belirledikleri hedeflere ulaşmak için verdikleri hiçbir sözün ve attıkları imzanın anlamı olmadığının unutulmaması şart. Unutulduğu takdirde daha çok aldatılır ve kandırılırız. Türkiye ABD ve Rusya ile sağladığı mutabakatların amacının çok açık bir şekilde ülkemize yönelik yeni bir göç dalgasının engellenmesi olduğunu dünya ilan etmiştir. Ne var ki muhataplarımızın ilan edilmemiş hedefleri olduğu için ayaküstü yalanları rahatlıkla söyleyebiliyor, kendilerini Türkiye’nin yanındaymış gibi takdim edebiliyorlar. Ancak, öyle sanıyorum ki bu yalanlara kanacak pek kimse kalmamıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.