Reklamı Kapat

Duygusallık ve sonuçları

Duygu insan gerçeği. Hayatı en canlı tutan durum. Duygusallık insanı insanî bir konumda tutar. Onun dışındaki her durum insanı asıl gerçeğinden uzaklaştırır. Elbette ki duygunun da bir sınırı var. Duygu, yürektendir. İnsanı, insana veya ideallerine bağlayan en etkili güç. Duygu yitince insan soğuk bir nesneye döner bir cesetten ibaret kalır.

İnsan tekinde bu çok önemli olmakla birlikte aşırılıkları ya da uç noktalarda oluş insana zarar verebilir. Bunun da bir dengesi var.

Doğu milleti, dahası biz Müslümanlar inanç sahibi kimseleriz. İman bağlamındaki inanışlarımız ve teslimiyetimiz bizi güçlü kılar. Sadık iman ve bağlanışlar sonsuza ve daha ötesine kadar mutlu eder. Önemli olan süreklilik.

Dalgalı bir milletiz, ölçülerimiz bazen aşırıya kaçıyor. Fazlasıyla köpürtüyoruz. Siyasal tıkanmışlıklarda ya da gerilimlerde tıkanıklıklarımızı duygularla aşmaya çalışıyoruz. Bunlar da sağlıklı bir düşünüş ortamı sağlamadığından sonuçsuz kalıyor.

Şu son otuz yıl içinde o kadar dalgalı bir dönem yaşadık ki, bu dalgalar insan bilincini savuruyor ve sonuçsuz bırakıyor. Bir gün bir toplumu, bir ülkeyi dost ediniyoruz üzerinden çok geçmeden gelişen farklı bir durum ile aniden düşman oluyoruz. Bu, sadece ülkelerle sınırlı değil. Gündelik hayatta da böyle ne yazık ki. Böyle olunca da güven duygusu kalmıyor.

Dalgalı ve köpürtülmüş toplumların düşünmeye zamanları olmuyor. Duygu köpürmeleriyle bir ömür tüketiyor. Çünkü çok hızlı bir süreçte bulunuyoruz. Âdeta bir toplum, bir millet buna ayarlı gibi. Biri bitince ardından bir yenisi bekleniyor gibi. Olmayınca sanki bir huzursuzluk olacak duygusu beliriyor.

Uzun bir süredir gerilimsiz geçen bir zaman yok. Ve her dalgadaki savrulmalar bilinç dışı bir insan tipi oluşturuyor. Kendi kendisini yadsıyan, eski deyimle nakzeden bir yapıdır bu. İnsanların veya dönemlerin bir çetelesi tutulsa, önlerine konulsa kendi kendilerine kendileri de inanmayacak. Fakat duygu öyle bir şey ki, geçmiş yanılgılar asla bir pişmanlık getirmiyor. Yeni dönemde yeni durum önüne çıksa gene aynı tutumu gösterecek ve yaşayacak.

Kendi kendimize acımasızız. Yeniden sağlıklı bir düzleme geçme gibi bir durum oluşmuyor. Kalınan yerden aynı şekilde devam ediliyor.

Yaşanmış geçmiş yaşanmıştır. Bu olumlu ya da olumsuz olsa da geçmiş geçmiş oluyor. Onun iyiliklerinden, güzelliklerinden beslenme ve geleceğe devam etme güç ve güven verir. Tersi durum insanın tükenmesidir. Aynı durumu bir daha yaşama bahtsızlığına yaşar ömrünü böyle tüketir gider.

İnsan sevgisi bağlanışı, duygu ile olacağı gibi bunu dengede ve sürekli hâle getirme insan elinde. İnsan sağlıklı bir durum ve ruh hali içindeyse geçmişinden pişmanlık duymaz. Çünkü akıl ile kalp aklının buluşmasından oluşan hayat dengedir. Dengeyi de dengede tutmak gerekir.

Coğrafyamızda yaşananlar sadece mutsuz bir süreç oluşturuyor. Bir olay veya durum yaşanıyor, toplumsal öfke patlamaları oluyor, enerjiler boşalıyor. İnsanlar sanki rahata eriyor gibi. Sonra eski hâline dönüyor. Yoksa alınmış bir sonuç olmadığı gerçeği ortada kalakalıyor.

Geçen yüzyılın başından beri bir Kudüs gerçeği var. Adım adım sürüklenilen bir süreç yaşanıyor. Tepkiler, öfkeler, höykürmelerle zaman tükeniyor. Şu son bir iki yıl içinde o kadar hızlı bir değişim ve yaşanmışlıklar var ki karşı tepkiler bir sonuç doğurmuyor.

Bir milletin duygu ve aklı birleşir ve bir millet bütünlüğü sağlanabilir, ortak bir sese dönüşebilirse sonuçlar getirebilir. Yoksa avunmadan ibaret kalınır.

Bir milletin uyanışı entelektüel oluşlar sağlarsa bu bir etkileşim oluşturur. Bir ülke ile değil İslâm medeniyet bilincindeki bütün toplumlara yansır. Kendi daracık kozaları içindeki çırpınışlar sağlıklı sonuçlar getirmez. Sevgi, bağlılıklar sahih ise zaten insanı sonuca ulaştırır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.