Alan daralması

İnsanın kendine tuzağı, kendi kendisini dar bir alana sıkıştırması. Ufuksuzluk, sonuç ise belirsizlik. İnsanın hayal dünyasını açan ötelere uzanmasını...

İnsanın kendine tuzağı, kendi kendisini dar bir alana sıkıştırması. Ufuksuzluk, sonuç ise belirsizlik.

İnsanın hayal dünyasını açan ötelere uzanmasını sağlayan ruh dünyasından uzaklaşmak. Masalsızlık, şiirsizlik günümüz yaşama biçimi. Ufuksuzluk.

Günümüz çocukları ruh dünyasındaki şeyler ve durumlarla mayalanıyorlar. Ekranların karşısında oynayan renkler ve sürekli boca olan kalıp sözlerle gelişim sürecinin önü tıkanıyor. Sevgiden uzak. Annenin kucağına almadığı çocuğunu renkli ekranlara teslim edişi, ardından kendisi de bir başka şeye odaklanıyor. Çocuk eline tutuşturulan nesnelerin tutsağı oluyor.

Çocuğun geleceği tüketiliyor. Zamana bırakılmayan hızlı değişimin çocukları bağımlılaşıyorlar. Hiçbir şey kendilerini tatmin etmiyor. Okul, eğitim, hayata hazırlık umurlarında olmuyor. Boşluğa bakar gibi yaşıyorlar.

Bunu salt çocuklar üzerinde değerlendirmek de bir alan kısırlığı. İnsan bir bütün. Belli yaş aralıklarındaki insanların gerilimi ve mutsuzlukları bulaşıcı.

Rüyalar bile gerilimli veya insana ne heyecan ne de umut verici.

İnsanı hayata bağlayan maneviliklerden yoksun kalınıyor.

Bu, sadece çocuklarla ilgili değil. Genel anlamda hayatın bütünü için geçerli. Çocuklar nesnelere odaklanınca kendileri de başka alanlara odaklanıyorlar. Sohbet, tartışma ve hatta konuşmadan uzaklaşılıyor.

Siyasa insanları kendi başlarına özgün düşünmüyorlar. Düşünmeye zamanları bile yok. Tepedekiler adına başkaları düşünüyor. Konuşma metinleri danışmanlar tarafından hazırlanıyor.

Öğretmenin şiir ve öykü okumaya zamanı yok. Müfredat ile ilgili daracık alana sıkışıyor. Öğrencinin karşısına sadece ders kitaplarıyla çıkıyor. Elinde bir şiir bir öykü ya da bir roman ile sınıfa girse öğrenci, öğretmenim ne okuyor merak diye etse… Bu sanki hem yasalara hem de kurallara aykırı bir durum gibi.

Arkadaşlar arasında kitap okuma heyecanı veya tutkusu olsa birbirlerine bakarak etkilenecekler.

İdeolojik rekabet yok. İdeolojiler ya da düşünce farklılıkları olsa insanlar birilerinden üstün olma çabasına girerler. Bilgi edinirler, çokça okurlar, şiirle atışırlar. Bağda bahçede manilerle atışanların yerinde yeller esiyor. Kahvelerde avcıların abartılı anlatıları hemen hiç yok gibi.

Siyasal gerilimler dar alanlara sıkışmış. İnsanlar birbirini boğmaya hazır. Sıradan nedenlerle dünyayı sadece kendileriyle sınırlıyorlar. Bütün çabalar kendi alanlarının daralması ya da paydan hisse kapamayışları.

Sağ, sol gibi ideolojik akımlar çoktan yitip gitti. Çekişmeler öylesine, iş olsun, iş çıksın diye yapılıyor. Muhafazakâr burjuva ile seküler, laik burjuvalar arasında yaşama farkları hemen hiç yok. Asıl rekabet ve çekişme burada.

Moda tutkusu zaten kitleleri savuruyor.

Gençlik sanal dünyanın savurganlığında gözleri hiçbir şeyi görmüyor. Bir odaya ve bir ekrana odaklanmış gözler düşünme ve fehmetmeden yoksun. Gece ile gündüz terse dönmüş. Zaman kavramı yok.

Yaşlıların kahve kültürü bile ölü. Onların masa başındaki oyunlarının keyfi de yok. O tatlı çekişmeler, muziplikler nerede diyesi geliyor insanın.

Yanı başında birinin başına bir iş gelse arkasını dönüp gidiyor.

Tamamen umutsuz değiliz. İnsanın hası her yer ve zamanda hastır. Onlar kendilerini belli ediyorlar. Genel tablo ürkütücü.

Şundan eminiz ki insan kendi çıkış yolunu gene kendisi bulacak. Masalsı dünyasına çekilerek mi, şiire, romana, sanat ve düşünceye odaklanarak mı. Yaşananlardan da elbette bıkılacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.