Sömürgeciden hayır gelmez

Rusya ile görüşülüp Suriye’de ve Libya’da ateşkes kararı alınması sağlandı. Ama alınan ateşkes çağırısı maalesef iki ülkede de çatışmaların son bulmasını sağlamadı, sağlayamadı. Bunun çeşitli sebepleri üzerinde durulabilir, sorumlularının belirlenmesi hususunda farklı izahlar yapılabilir. Ancak, kesin olan husus şu ki, sömürgeci ülkelerle gerçekleştirilen işbirliklerinde insanlık için kalıcı bir barışın sağlanmasını beklemenin mümkün olmayacağı kesin. Bunu söylerken özellikle de bu sömürgeci ülkelerin söylediklerine bakılarak bir karar verilmesinin bizi doğruya götürmeyeceğini, çünkü onlar için önemli olanın çıkarları olduğu vurgulamaya çalışıyorum

Olaylara sadece Suriye ve Libya ölçeğinde baktığımızda bile söylediklerimizin doğruluğu açıkça görülür. Dünyanın neresinde bir çatışma ve huzursuzluk ortaya çıkmış ise arkasında sömürgeci güçlerin (Haçlı-Siyonist ortaklığının) olduğu açıktır. Söz gelimi Suriye’de çatışmalar başlar başlamaz bölgede bir takım adlar altında terör gurupları ortaya çıktı. Ve bu terör guruplarını özellikle ABD’nin desteklediği, besleyip büyüttüğü bilinen bir husus. Bunun da ötesinde yıllardan beri ülkemizi ve bölgemizi meşgul eden bir terör örgütünün adı değiştirilmiş Suriye kolu Türkiye’nin tüm karşı çıkmalarına rağmen Suriye petrollerini ABD adına korumakta kullanılıyor. Bir bakıma bir terör örgütü ABD tarafından sırf çıkarlarını korumak adına Suriye’de kara gücü olarak kullanılıyor. Bu arada Suriye’de elbette tek belirleyici ABD ve yandaşları değil, aynı zamanda Rusya da Esad ile birlikte hareket ediyor. Yani, Suriye’de çatışmalar başladığında Esad’ın en fazla bir ay içinde işbaşından uzaklaştırılacağını söyleyen ABD, aradan geçen bunca zamana rağmen Rusya’nın Esad koruyuculuğundan hiçbir rahatsızlık duymadı. Duyacağı da yok. Çünkü Suriye’ye dönük bu iki ülke arasında çıkarlarının korunması hususunda açıklanmamış bir anlaşma söz konusu.

Türkiye ile Rusya’nın Suriye ve Libya’da taraflara ateşkes çağrısında bulunmalarının havada kaldığı düşünüldüğünde yukarıdan beri izaha çalıştığımız sömürgeci güçlerin tek hedefinin çıkarları olduğu yaklaşımımız netlik kazanıyor. Çünkü görünün o ki, Rusya Suriye ve Libya’da başından beri birlikte hareket ettiği Esad ve Hafter’e karşı bir tavır koymuş değil. Bırakın tavır koymasını Suriye’de rejim güçleri ile birlikte havadan sivillerin bombalanmasına destek veriyor. Aynı durum Libya için de geçerli. Güya Libya’da çatışmaları önlemek için Hafter’e Rusya baskı yapacaktı. Böyle bir şey olmadı, bir de özellikle Berlin toplantısı ile birlikte bazı AB ülkeleri de Hafter’i koruyucu kanatları altına aldılar. Darbeci Hatfter’e önce bir meşruiyet kazandırmaya çalıştılar, ardından da kapalı kapılar ardında Libya petrollerinin paylaşılmasını tartıştılar. Yani, binlerce insanın hayatını kaybetmesi sömürgecileri hiç ilgilendirmiyor. Önemli olan Müslüman ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine ya doğrudan el koymak ya da güvendikleri bir örgütü kayyum belirleyip zenginliği yağmalamak. Böyle olunca artık şu Haçlı-Siyonist ittifakı ile insanlığın hayrına bir sonuç alınamayacağını görmek, ona göre hareket etmek durumundayız. Çünkü Rusya ve ABD ile nerede, ne zaman birlikte hareket etmiş isek oradan istediğimiz sonuç alınmadı. Masa başında verdikleri sözlerin hiçbirini tutmadılar.

Bu noktada sadece iki haber başlığını aktarmak istiyorum:

“İdlib’de yine saldırı: 26 ölü”.

“Ateşkese rağmen Esad bombalıyor”.

Bu başlığın altında, “İdlib’de Esed rejimi ve destekçileri ateşkese rağmen saldırılarına devam ediyor. Rusya’nın hava saldırısında 26 sivil daha öldü” bilgisi yer alıyor. Başka söze gerek var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.