Reklamı Kapat

Gavurun da insaflısı vardır

Emekli bir emniyet amiri, telefonla soruyor: “Yurt dışında, elçilik koruması iken, eşimle beraber uçağa bindik, Almanya’dan Türkiye’ye aktarma yapacağız.

Uçaktaki hostes hanımın, bana ve eşime yaptığı hizmet çok hoşuma gitti. Hatta Almanya’ya inince ikimizi Türk Hava Yolları uçuş kartı verilen yere kadar da getiriverdi.”

Ben bu iyiliği, babama anlatınca, babam bana, ‘Bu olayı bir daha başkalarına anlatma. Bu anlattığın, dinleyenlerde gavur sevgisi meydana getirir’ dedi. Doğru mu bu” diye sordu.

Ben de ona, kendimden örnek verdim:

1973 yılında turist olarak gidip işçi olmak için Avrupa’ya gitme hazırlığı yaparken Kur’an-ı Kerim’de Kitap ehli olarak tanıtılanları nasıl anlatıyor diye baştan sona hatim ettim.

Kötülükleri iyiliklerinden fazla olan bu insanlar arasında doğru davrananların da olduğunu şöyle anlatıyor:

“Ehl-i kitap arasında öylesi vardır ki, ona bir kıntarı (bir yığın altını) emanet bıraksan onu sana öder. Yine onlardan öylesi de vardır ki, bir dinar (altın para birimi) emanet etsen, onu ayak diretmeden sana ödemez. Bu onların: “Ümmilere karşı bizim üzerimizde yol yoktur. (Yani, Ümmi ve Kitap ehli olmayanlar, bize hesap soramazlar, bizi cezalandıramazlar, haklı olan biziz, çünkü güçlüyüz)” demelerindendir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.” (Al-i İmran süresi ayet 3/75)

Avrupa’ya gittim, kaldım, oturma kartını aldım ve gördüm ki aralarında az da olsa dürüst olanları vardır.

Müslüman işçiler arasında, az da olsa yanlış yapanlar vardır.

Vefa anlatılırken Arabın dilinde pek meşhur olan bir atasözü vardır: “Evfa min es-Semev’el/Semevel’den daha vefalı”

Sevgili Peygamberimizin dünyayı teşrifinden önce yaşayan, Batı dillerine şiirleri terceme edilen ünlü şair İmri’ül Kays, İstanbul’a gelirken değerli silahlarını Semevel’e emaneten bırakmış.

Şam kralı bunu duyunca o değerli tarihi silahları krala göndermesini istemiş.

Semevel, silahları vermeyince Semevel’in oğlunu rehin almış ve “Ya silahlar ya oğlun demiş.”

O da “Sağlığında vefalı olduğum İmri’ül Kays ölünce vefasızlık yapamam” demiş.

Hıristiyan Kral, çocuğu babasının gözleri önünde öldürmüş. Baba yine de emanet malları vermemiş ve şairin vârislerine teslim etmiş.

Bunun üzerine bu söz, nesiller boyu söylenmeye devam etmiş. (Bak: Zemahşeri, el Müstaksa fi emsal-il arab, 1/435, Kalkaşandi, Subh-ül a’şa 2/230)

Yalnız ehl-i kitap arasında değil, Mekke müşrikleri/putperestleri arasında da insaf sahibi insanların olduğunu görüyoruz.

Mekke’de Sevgili Peygamberimiz ve arkadaşlarına ekonomik ve siyasi boykot uygulandığında, bulundukları sokağın dışından yiyecek girmesini engelleyerek ambargo uyguladıklarında bu boykota uymayan Ebu’l-Buhteri, Bedir harbine gönülsüz geldiğinde, Sevgili Peygamberimiz:

 “Ebu’l-Buhteri’yle karşılaşan onu öldürmesin” buyurmuş.” İbni Kesir, el’bidaye ven Nihaye, Ğazvetü Bedr)

Müslüman olmadığı ve kâfir olarak öldüğü halde hep Müslümanlara yapılan zulümleri gücü oranında engelleyen, Taif dönüşünde onu himayesine alan ve çocuklarını silahlandırıp Peygamber Efendimiz’i koruyan Mut’ım bin Adiy hakkında:

 “Eğer Mut’ım bin Adiy sağ olsaydı ve bu Mekke’nin kokmuşlarını (Bedr harbinde) benden isteseydi verirdim” buyurmuş. (Ebudavud, Sünen, K. Cihad, bab 130)

Sekiz milyar insan arasında iyilik, kötülükten daha fazladır.

Kötülüğün fazla zannedilmesi kötülüklerin haber yapılmasındandır.

Az olan haber yapılır.

Hani o meşhur “Köpek adamı ısırırsa haber olmaz, adam köpeği ısırırsa haber olur” kuralı var ya işte onun için köpekleşenlerin haber olması onların azlığının işaretidir.

Moralinizi bozmayın, her doğan çocuk, tertemiz doğuyor.

Allah var, keder yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.