Reklamı Kapat

Suçlunun cezasını bulması ne anlama gelir?

Mahkemelerin verdikleri kararlarda yasalardaki maddelerle bağımlı olduğunu sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Buna rağmen zaman zaman mahkemelerin verdiği kararlardan memnun olunmadığı da görülüyor. Bu sebeple çoğu zaman kararlara itirazlar geliyor. Bir bakıma yargı kararları kamuoyu önünde tartışma konusu yapılıyor. Bu usul ne derece doğrudur üzerinde durulması gerekiyor. Hatta, bazen bir mahkeme kararının ardından verilen ceza kanundaki cezaların en ağırı olmasına rağmen yeterli bulunmayarak hakimlerin vicdanlarına hitap ediliyor. Bence böyle bir yaklaşım doğru değil. Çünkü herkesin vicdani tepkisi farklı olur. Böyle olduğu için insanlar farklı bir hayat tarzı sergilerler. Söz gelimi soğuk kış günlerinde sokağa atılmış bir kedi ya da köpeğin soğuktan titremesini görenler içinde birileri onları o durumdan kurtarmak için bir şeyler yapmak üzere harekete geçerken bazıları da manzaraya üzülmelerine rağmen yürüyüp evlerine ya da işlerine giderler. Halbuki iki farklı tavır sergileyenlerden birini vicdansızlıkla suçlamak da tam olarak doğru olmaz. Demek istediğim o ki, hakimlerin mevcut yasalar çerçevesinde hareket etmeleri yerine vicdanlarının sesine göre hareket etmelerini istemek ve beklemek pek doğru bir yol olmaz. Bu bakımdan yasaların yetersizliği söz konusu ise o zaman iktidar sahiplerinin yargı kararları üzerine tartışma yapmak yerine en kısa zamanda yasaları değiştirmeleri gerekir.

Toplumumuzda kadın cinayetli ağırlıklı olmak üzere adeta bir çıldırmışlık başını almış gidiyor. Hemen her gün medyada cinayet haberleri okuyoruz. Bunların içinde öyleleri var ki,  sokakta giderken önünde yürümekte olan bir bayanı canı istediği, öyle geldiği için bıçak darbeleri ile katledenler bulunuyor. Ya da kendisini reddeden bir kadını bıçak ya da silahla öldürme olayları giderek sıradan olaylar haline geldi. Elbette bu durum toplumun büyük bir kesiminin vicdanlarını rahatsız ediyor. Mesela üniversite öğrencisi Ceren tanımadığı bir ruh hastası sapık tarafından canı öyle istediği için (kendisi öyle söylüyor) bıçaklanarak öldürülüyor. Olay karşısında toplum ayağa kalkmış, katilin en kısa zamanda ve en ağır şekilde cezalandırılmasını istemiş, bunun için yürüyüşler yapılmıştı. Sonunda olaydan 49 gün sonra katil yasada mevcut en ağır cezaya çarptırıldı. Bu ise ağırlaştırılmış müebbet hapis oluyor. İşte bu noktada ağırlaştırılmış hapis cezasının işlenen suçun ağırlığı karşısında yeterli olup olmadığının düşünülmesi ve tartışılması gerektiğini akla getiriyor. Çünkü katil bir genç kızın hayatına son vermiştir. Hem de hiç tanımadığı, tesadüfen aynı caddede, aynı yönde yürüyor olmanın ötesinde bir sebep yok. Peki, verilmiş olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası suçun tam olarak karşılığı mıdır? Çünkü katil bir hayata son vermiş ama kendisi yaşama hakkına sahip olacaktır.

Bunun için verilmiş bu cezanın genç kızın yakınlarının yüreğini serinleteceğini sanmıyorum. Bu bakımdan benzer olayların her gündeme gelişinde idam cezasının geri gelmesi tartışılıyor ama bir süre sonra konu unutulmaya terk ediliyor. İdam cezasının kaldırılmasında kimlere ne sözler verildi de gündeme alınamıyor bilmiyorum ama idam cezasının kaldırılmış olması, canilerin hayat hakkını teminat altına alırken masumların yaşama hakkı ellerinden alınmış olmuyor mu?

Yani, bir sapık katile işlediği cinayet karşılığı verilmiş olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası suçunun tam karşılığı oluyor mu? Şahsen idam cezasının kaldırılmış olmasının adaletin tam olarak tecelli etmesini engellediğini düşünüyorum. Bunu söylerken bir hatalı karar ile adalet tecelli ittirilecek derken bir masumun hayatına son verilmesinin de mümkün olduğunu biliyorum. Bu bakımdan yargı üzerinde hızlı hareket etsinler diyerek soruşturmanın tam olarak yapılmasını engelleyecek bir oldu bittiye zorlanmaması gerekiyor. Kısacası, idam cezasının kaldırılması canilerin yaşama hakkını teminat altına alırken masumların yaşama hakkını korumak hususunda yargı zayıflatılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.