İşadamlarımız uyumuyor

30 Haziran 1993 Çarşamba akşamı MÜSİAD’ın Mecidiyeköy’deki binasında, MÜSİAD üyelerine bir konuşma yapmıştım. O konuşmamda, haramın yakınında, gölgesi...

30 Haziran 1993 Çarşamba akşamı MÜSİAD’ın Mecidiyeköy’deki binasında, MÜSİAD üyelerine bir konuşma yapmıştım.

O konuşmamda, haramın yakınında, gölgesinde, gölgesinin yakınında bile bulunmamalarını hatırlattıktan sonra,

Dünya çapında alışveriş kabiliyetlerini genişletmelerini ve bu esnada dünyanın tadına dadanarak bal tasında ölen sinek gibi olamamalarını söyledikten sonra:

“Horasan’da doğan, Endülüs’te okuyan, Bağdat’ta kitap yazan, Mısır’da okutan, Mekke’de ölen âlimlerimiz var. Çinin kâselerini Bursa’ya getiren, Bursa’nın ipeğini Yemen’e götüren, Yemen’in kahvesini Hindistan’a taşıyan, Hindistan’ın çeliğini Viyana’ya ulaştıran, Viyana’nın kumaşını İstanbul’a getiren Hassa tacirlerimiz vardı.

‘Bir tek hurmanın haksız yere yutulmasına müsaade edemem, Fırat Nehri’nin üzerindeki köprüde bir koyunun ayağı kırılsa Allah’a hesap veremem’ diye tir tir titreyen ve bu korkusunu gidermek için Yemen’in Aden’inden Hadramut’a, oradan Buhara’ya, Semerkand’a kadar yürüyüp zalimlerin zulmüne son veren fatihlerimiz vardı” demiştim.

MÜSİAD’ın o günkü başkanı Erol Yarar Bey, konuşma öncesinde 3150 üyeleri olduğunu söylemişti. Şimdi on bir bini aşmış.

Ben de konuşmamda, “Yarından itibaren 3150 Kur’an kursu açabilir, işçilerinize ilmihal bilgileri verebilirsiniz.

İş öncesi veya duruma göre iş sonrası bir saat ders vererek o ders saati için mesai ücreti ödeyerek ders başlatabilirsiniz” demiştim.

Kim tutacak demeyin.

Rabbimiz buyurur:

“Öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir” (Zariyat süresi ayet 51/55).

Aradan bir yıl geçti, Eminönü Nuruosmaniye Caddesi’nde yürürken bir bey beni durdurdu ve bir kahve içelim dedi ve içtik.

Kahveyi içerken konferansı dinlediğini, hemen ikinci gün işçilerini toplayıp sabah yediden sekize kadar derslere başladıklarını, mesaiye sayıldığını, işçilerin hepsinin katıldığını ve üç ay sonra ustabaşının Müslüman olduğunu anlattı.

Ben bu konuyu daha önce bu sütunda yazmıştım.

Yine, “Nerde o işadamları” demeyin.

2016 yılında Suriye sınırından Türkiye sınırına aşan Rus savaş uçağını, Türk Hava Kuvvetleri düşürdüğünde Rusya ile savaş durumuna geçileceği bir anda işadamlarımızdan Cavit Çağlar Bey’in, Rus işadamları ve siyasileri ile ikili dostluk ilişkilerini devreye sokarak düşmanlığı dostluğa çeviriverdiğini haberler, makaleler ile halk bilgilendirilmişti ama iki sene önce bizzat Cavit Bey’in dilinden canlı yayında televizyondan olayın nasıl gerçekleştiğini anlatarak kayda geçildi.

İşadamları, kefenden başka götüreceğiniz bir şey yok, ama geride iyi izler bırakırsanız amel defteriniz kapanmaz.

Devamı yarın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.