Sınırımız NATO’nun sınırı mı?

Türkiye-NATO ilişkileri söz konusu olduğunda Türk tarafının teoride doğru olan ama pratikte karşılığı bulunmayan bir tezi var.

Türk tarafı diyor ki:

Türkiye’nin sınırları NATO’nun sınırlarıdır!

Peki, gerçekten böyle mi?

Teorik olarak doğru olan bu varsayımın pratikte pek yandaş bulamadığı gözleniyor.

Mesela NATO üyesi Fransa ve Almanya gibi ülkeler Türkiye’ye yönelik olası saldırıları pek ciddiye almıyor gibiler.

Bütün mesele de Türkiye’nin tehdit unsuru olarak gördükleri şeylerin NATO’nun diğer üyeleri tarafından tehdit unsuru olarak kabul edilmemesinden kaynaklanıyor.

Türk tarafı NATO ile ilgili ilişkiler konusunda oldukça net bir tavır sergiliyor ve onlara taahhütlerini hatırlatıyor.

Ama bu hatırlatmaların karşılığını bulduğunu söylemek mümkün değil. Bakın Türk tarafı konuyu nasıl açıklıyor:

“Türkiye’nin sınırları NATO’nun sınırlarıdır.

Birden fazla uluslararası terör grubuyla karşı karşıya olduğumuz tehditler NATO’ya karşı da tehdit olarak sayılmalıdır.

Bir terör örgütünü teşhis etmek gibi basit bir konuda aynı tarafta olmalıyız.”

Evet, Türk tarafı NATO’dan beklentilerini bu kadar açık ve net temenniler ile ortaya koyuyor ama aynı açıklık ve netliğin NATO’nun öteki üyeleri tarafından paylaşıldığını söylemek çok zor.

Türk tarafının bütün ısrar ve bastırmalarına karşı NATO üyesi ülkeler terör örgütü PKK’nın yurt dışı uzantıları YPG gibi kuruluşları terör örgütü olarak görmeye yanaşmıyorlar.

Onları kendilerinin bölgedeki “has adamları” kabul edip toz kondurmamaya gayret sarf ediyorlar.

NATO’nun Baltık sınırlarında bir tehditle karşı karşıya kalması halinde Türkiye’nin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyleyenler aynı şeyin Türkiye sınırlarında söz konusu olması halinde ala dağdan serin bir tavrı sergiliyorlar.

Bu konuda atılması gereken adımın muhataplarımızın anlayacağı dilden olması gerektiğine inanıyoruz.

Yani onlar Türkiye sınırlarındaki bir tehdit konusunda nasıl ilgisiz ve alakasız davranıyorlarsa Baltık sınırlarıyla ilgili taleplerde de öylesine ilgisiz ve alakasız bir karşılık bulmalıdırlar.

Zira NATO’yu öteki üyelerden daha çok sahiplenmenin ve kraldan çok kralcı olmanın bir yararı olacağını sanmıyoruz.

Bu tür ittifakları gözümüzde olduğundan fazla büyütmek faydalı değil, zararlı olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.