Keşke danışsalardı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından veto edilen termik santral yasasını Meclis’e sunan AKP milletvekili, “Biz Cumhurbaşkanı’na her şeyi danışmıyor, her şeyden haberdar etmiyoruz” diyor.

Her şeyi danışmıyorlar, her şeyden haberdar etmiyorlar da “iyi mi” yapıyorlar? Keşke danışsalardı demekten kendimizi alamıyoruz!

Sonunda Cumhurbaşkanı kendisine danışılmadan ve haberdar edilmeden yapılan işleri bugün yaptığı gibi veto ediveriyor!

Yani Cumhurbaşkanı’na danışmadan ve haberdar etmeden iş yapmaya kalkışanlar bir bakıma refüze edilmiş oluyorlar.

Böyle bir durumla karşı karşıya kalmaktansa herhangi bir işi yapmadan önce Cumhurbaşkanı’na danışsalar daha iyi olmaz mı?

Hiç olmazsa ortaya böyle birbiriyle çelişen kararlar almak zorunda kalan bir parti görünümü çıkmaz.

Yasayı Meclis’e sunan AKP’li her şeyi danışmanın ve her şeyden haberdar etmenin “eşyanın tabiatına aykırı” olduğunu savunuyor.

Haklı olabilir; Cumhurbaşkanı’na her şeyi danışmak ve kendisini her şeyden haberdar etmek “eşyanın tabiatına aykırı” olabilir.

Ama eşyanın tabiatı yanı sıra şimdi bir de dikkat-i nazara alınması gereken “Cumhurbaşkanlığı sisteminin tabiatı” var!

Bu son tabiat asla ortak kabul etmiyor. Bu tabiat “ben ne dersem o” diyor.

Böylesine zorlu bir tabiat orta yerde durup dururken siz eşyanın tabiatını öne çıkaracak olursanız netice itibariyle zararlı çıkmaya mahkûm olacaksınız demektir.

Şimdi kendileri Cumhurbaşkanlığı sisteminin tabiatını dikkate almadan eşyanın tabiatına aykırı diye akıl danışmadılar da iyi mi oldu?

Hem kendilerini hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı zorda bıraktılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı genel başkanı olduğu partinin Meclis’e sunduğu bir yasayı veto etme mecburiyetinde bırakmaları güzel mi?

Evet, yaşanan bu gelişmeler parlamenter sistemden başkanlık sistemine doğru geçiş nedeniyle yaşanan yol kazalarından biri olsa gerek.

Bu noktada AKP’lilere önemli bir görev düşüyor.

Atacakları adımlarda son derece ölçülü olmalılar.

Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’a danışmalılar, ya kendisini haberdar etmeliler ya da atılacak o adım hakkında Erdoğan’ın ne düşündüğünü doğru kestirmeliler.

Ancak bunu başarırlarsa “veto yemek” gibi bir şanssızlıktan kendilerini kurtarabilirler.

Yoksa kendi içlerinde yaşadıkları bu kaos devam eder gider!

Yapmaları gereken eşyanın tabiatını falan unutup Başkanlık Sisteminin tabiatına uyum sağlamaya çalışmaktır.

Keşke danışsalardı o zaman bütün bu olumsuzluklar yaşanır mıydı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.