KYK borçları ve asgari ücret ne olmalı?

Maddi durumları iyi olmayan öğrencilerin devletten aldıkları borçlarını okulları bitmesine rağmen ödeyemeyen genç sayısının 5 milyona ulaştığı, bunların 280 bininin banka hesaplarına haciz konulduğu belirtiliyor. Rakamlar böylesine yüksek boyutlara ulaşınca da bir takım teklifler gündeme geliyor. Söz konusu borçların bir defaya mahsus silinmesi ya da hiç olmazsa bu kredilerin faizlerinin alınmaması gibi teklifler söz konusu. Bu noktada okurken öğrencilerin aldıkları krediyi mezun olmalarına rağmen niçin ödemedikleri demiyorum,  ödeyemedikleri sanıyorum meselenin esas can alıcı noktasını oluşturuyor. Çünkü yapılan açıklamalara göre üniversite mezunu işsizlerin oranı yüzde 25’e ulaşmış durumda. Yani, okul bitmiş ama bir iş bulamamış gençlerimiz doğal olarak borçlarını ödeyemiyorlar.  Ödeyebilmeleri için ya bir iş bulmak durumundalar ya da borç taksitlerini ailelerinin ödemesi gerekiyor. Yani, olaya gençlerimizin öğrencilik yıllarında aldıkları krediyi ödeyememe sebepleri üzerinde durmak,  öncelikli olarak buna bir çözüm bulmak gerekiyor. Bu çözümün başında da üniversite mezunu işsizlerimizin sayısını düşürmek geliyor.

Yani Kredi ve Yurtlar Kurumu’na olan öğrenci borçlarının silinmesi geçici çözüm olabilir. Borçlar silinemeyecekse borçların faizlerinin silinmesi çözüm olarak ilk akla gelen husustur. Böylece öğrencilerin aldıkları borcun faiz sebebiyle katlanması engellenmiş, böylece ödenmesi kolaylaşmış olabilir. Elbette, hükümet bu konuda bir çözüm bulacaktır.  Ancak,  üniversite mezunu gençlerimizin işsizlik sorunu birinci derecede çözüm bekliyor. Bu sağlanamadığı sürece borç faizlerinin silinmesi önemli olmakla birlikte bir işe sahip olmayan genç sonuç itibarıyla borcunu ödemekte zorlanacak ve iş öğrencilik yıllarında olduğu gibi aileye düşecektir. Bu noktada durumu iyi olan aileler zaten çocuklarına kredi çektirmemişlerdir diye düşünüyorum. Yani, hepsi olmasa bile bu borçlu gençlerin büyük çoğunluğu talebelik yıllarında bu paraya ihtiyaç duydukları için borçlanmışlardır. Şimdi okul bitti ve bir iş sahibi olarak ailelerini rahatlatmaları beklenirken iş bulamamaları sebebiyle kredi borçlarını ödemek de ailelerine düşecek olursa sanıyorum söz konusu aileler ciddi bir sıkıntıya düşeceklerdir. Bunun yanında gelinen noktada asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir takım araştırmalar sonucu ilan edilirken, öte yandan milyonlarca emeklinin asgari ücretin altında bir ücret aldığı da düşünüldüğünde aileler bir yandan işsiz çocuklarına destek olmak, bir yandan da öğrencilik yıllarında aldıkları kredinin ödenmesi yükü ile karşı karşıya kalacaklardır.

Önümüzdeki günlerde toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu sebebiyle şimdiden asgari ücretin ne kadar olması gündeme geldi. İlk açıklamalarda asgari ücretin 2 bin 500 liranın altında olmaması isteniyor. Hatta Türk-İş bu rakamın altındaki bir teklifi konuşmaya bile gerek duymadıklarını açıklıyor. Hemen belirteyim ki, 2 bin 500 liralık bir asgari ücretin bile çalışanları insanca yaşatacak bir seviyede olmadığı ortada. Ne var ki,  ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar dikkate alındığında asgari ücret konusunda yine son sözü hükümet söyleyecek ve bu rakam büyük bir ihtimalle 2 bin 500 liranın altında kalacaktır.

Toplumun büyük kesiminin bankalara şu ya da bu şekilde borçlu olduğu düşünüldüğünde bir işi olanların bile ay sonunu zor getirdiklerini unutmamak gerekiyor. Tüm bunları felaket tellallığı yapmak için sıralıyor değilim. Etrafımızda oluşturulmuş olan ateş çemberi sebebiyle gerektiği kadar ekonomik konularda tedbir alınmıyor/alınamıyor. Gerçi ilgili bakanlar iç rahatlatacak açıklamalar yapıyorlar ama hayatın gerçeği bu açıklamaları anlamsız kılıyor. Bu bakımdan bir takım konular bahane edilerek ülkede fırtınalar koparmak dikkatleri belli bir süre başka yöne çekiyor olsa da sorunların çözümüne katkı sağlamıyor.  Hatta sorunların büyümesine sebep oluyor. Bu bakımdan birbirimizle sürekli tartışmak yerine serinkanlılıkla oluşturulacak ortak akıl ile meselelerimize çözüm bulmak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.