Pürüzler aynen devam ediyor!

Türkiye-ABD ilişkilerinde ortaya çıkan sorunlar “küçük pürüzler” olarak tanımlanıp arada bir sorun yokmuş gibi gösterilmeye çalışılırken Amerikalılar tam aksi bir tavır sergiliyor.

Ve bizim YPG kendilerinin ise SDG dedikleri oluşuma yardımlarının devam edeceğini ilan ediyorlar.

Yani bizimkilerin heyet halinde giderek meramlarını anlatmaya çalıştıkları Amerikalıların olaya bakış açısında hiç değişiklik yok!

Adamların bakış açısı tamamen petrole odaklanmış durumda!

Amerikalılar SDG olarak tanımladıkları oluşumun petrol sahalarında çalışmaya devam ettiğini, kendilerinin de Suriye’de izlemekte oldukları strateji gereği olarak onlara yardıma devam edeceklerini açıklıyorlar.

Bu açıklama gösteriyor ki bizimkiler tarafından “küçük pürüzler” olarak adlandırılan hâl devamlılık arz edecek! Sadece YPG’ye yardım değil öteki “küçük pürüzler” de aynen yerli yerinde duruyor.



Mesela S-400 pürüzü ile ilgili anlaşmazlık konusunda olumlu yönde milim değişiklik yapıldığı görülmüyor.

Adamlar S-400 uygulamasından vazgeçilmediği sürece Türkiye’ye bakış açışlarının değişmeyeceğini ve yeni yaptırımlara başvuracaklarını tekrarlıyorlar.

F-35 konusunda da farklı bir yaklaşım yok!

Bu tür açıklamalar Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlık konularının “küçük pürüzler” olarak görülemeyeceğini daha doğrusu görülmemesi gerektiğini ortaya koymuyor mu?

Bu sorunlar “küçük pürüzler” olarak değil olsa olsa “çözümü bir hayli güç devasa meseleler” olarak adlandırılmalıdır.

Türkiye’nin olağanüstü iyi niyetine rağmen Amerikalıların bu konuda bir uzlaşmaya varma yanlısı olmadıkları açık seçik ortaya çıkmış bulunuyor.

Hâl böyle olunca da Türkiye’nin dış politikasında önemli bir değişikliğin yapılması kaçınılmaz hâl alıyor.

Tek taraflı özveriler ile bir uzlaşma ortamı sağlanamaz. Tek taraflı özveriler kuşkusuz uzlaşma değil teslimiyet anlamına gelir.

Bu nedenle ABD ile aramızda sanki aşılamayacak hiçbir sorun yokmuş gibi davranmak sağlıklı bir politikanın alameti olamaz.



Geldiğimiz noktada “bu tür anlaşmazlık konularının ilişkilerimizi esir almasına izin vermedik” türünden bir yaklaşımın da aslında gerçekçi bir yaklaşım olmadığı ortaya çıkmış bulunuyor.

Gün gerçeklere dönme ve yüzleşme günüdür. Gerçeklerin üstü küllenerek müspet bir netice elde edilemeyeceği artık idrak edilmelidir.

Zira küçük gösterilmeye çalışılan pürüzler aynen devam ediyor.

Güvenli sandığımız bölgeden açılan ateşlerle şehit vermeye devam ettiğimiz unutulmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.