Bin lira emekli maaşı var mı yok mu?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bir konuşmasında 847 bin kişinin bin liranın altında maaş aldığını söylemiş. Buna cevap Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geliyor ve Cumhurbaşkanı, “Buradan tıpkı bir ana sınıfı öğrencisine anlatır gibi tekrarlıyorum, Türkiye’de bin liranın altında emekli maşı alan yoktur Bay Kemal. Kılıçdaroğlu kendi SSK Genel Müdürlüğü döneminde takılıp kalmış olabilir. Kendi döneminde bırakınız bin lirayı, 60 lira emekli maaşı alanlar bulunuyordu” demiş. Kılıçdaroğlu hangi yıllarda SK Genel Müdürlüğü yaptı bilmiyorum ama emekli olduğumda bana bağlanan 56 lira aylık ile sadece oturduğum ilin dışında üniversiteye giden bir çocuğumu okutabilmiştim. Demek istediğim o ki, bulunduğumuz noktada 35-40 yıl önce bağlanan emekli aylıklarının ne kadar olduğunu tartışmak yerine bugün iki kişilik bir ailenin bin lira ile geçinip geçinemeyeceğini tartışmak gerekiyor. Çünkü 35 yıl önce bağlanan 56 lira emekli aylığı da sadece bir çocuğumun okumasına izin veriyordu. O da tam yetmiyordu, ablası katkı sağlıyordu. Kısacası, rakamları değerlendirirken kendi şartları içinde değerlendirmek daha sağlıklı sonuca götürür. Ayrıca, bugün olduğu gibi dün de emekli aylıklarını belirleyenler bürokratlar değil, siyasilerdi.

Şimdi gelelim bin lira altında aylık alan emeklinin olup olmadığına. Hemen belirteyim ki, zaten bin liranın altında emekli aylığı alanların bulunmamasının övünülecek bir yanı yoktur. Buna karşılık bırakın bin lira emekli aylığı alanların durumunu, bin 800-2 bin 100 lira arsında emekli aylığı alan pek çok insanın bulunduğunu biliyorum. Bu bakımdan bin liranın altında emekli aylığı alanların bulunmuyor olması emeklilerin insanca yaşayacak bir gelir seviyesine ulaştıkları anlamına gelmiyor. Bugün tartışmamız gereken çalışanlarımızın ve emeklilerimizin hayat şartlarını nasıl daha iyi bir duruma getirebileceğimiz olmalıdır. Ancak, görünen o ki, işsizlik oranının yüzde 14’lere geldiği bir noktada insanlar daha fazla ücret alabilecekleri iş aramak yerine, sadece bir iş sahibi olabilmenin yollarını araştırıyorlar.

Bunun için Sayın Cumhurbaşkanı’nın da belirttiği gibi yatırım ve üretim seferberliğine ihtiyacımız vardır. Özellikle de yatırımların üretime yöneltilmesi, bunun sonucu olarak artık hiç olmazsa tarım alanında dışarıdan mal alır durumdan kurtulmamız ve dışarıya satar hale gelmemiz gerekiyor. Ayrıca, tarımda ithalatçı olmaktan çıkıp daha çok ihraç eden ülke olmakla da yetinmeyerek sanayide üretimi artıracak adımları atmak durumundayız. Çünkü işsize iş bulmak, çalışanın gelirini artırmak, emeklimizin insanca yaşayacak bir noktaya gelebilmesinin yolu buradan geçiyor. Ne var ki, yıllarca üretimden çok alt yapıya yatırım yapıldı. Bunun sonucu olarak bir tarım ülkesi olmakla övünmemize rağmen tarım ürünlerinin hemen her çeşidini dışarıdan alır hale geldik. Bu arada, ülkenin ekonomik sıkıntılardan kurtulmasının yolu üretimden geçiyor diyenlere karşı bu ülkede yıllarca kötüleme kampanyaları yürütüldü. Yani doğru söyleyenler ya susturulmaya ya da bu doğruları halkın görmesini ve duymasını engellemeye yönelik kampanyalar yürütüldü.

Sonuç olarak diyorum ki, bin liranın altında aylık alan emeklilerin varlığı ya da yokluğunun tartışılması doğru değildir. Çünkü bin lira alanın da bin liranın üzerinde 2 bin lira civarında alan emeklinin de hayatı geçim sıkıntısı içinde geçmektedir. Bu gerçeği görmek için etrafımızdaki dar gelirlilerin durumuna bakmak ve kulak vermek yeterlidir. Çünkü günümüzde asgari ücretin 2 bin liranın üstünde olduğu düşünüldüğünde bir emeklinin asgari ücretin altında bir gelire mahkûm edilmesinin savunulacak bir yanı yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.