Türkiye Ankara ve İstanbul’dan ibaret değil

Başlığa bakıp aksini iddia edenler mi var diye bir soru akla gelebilir. Vurgulamak istediğim Ankara, İstanbul ya da diğer büyük şehirlerimizin durumunu eleştirmek değil bir gerçeğe dikkat çekmek. Ancak, insanlar genellikle büyük şehirlerde varlık içinde yokluk, milyonlar arasında yalnızlık çekiyorlar. Bu bakımdan diğer illerimiz ya da ilçelerimizde insanların bir araya gelmeleri, görüşmeleri büyük şehirlere göre daha kolay ya da olağan hale gelmiş. Söz gelimi Cumartesi günü Çankırı’daydım. Cansuyu Derneğimizin temsilciliğini ziyaret etmek, bir değerlendirme yapmakla görevlendirilmiştim. Yarım gün gibi bir sürede Çankırı’daki eski ve yeni dostların önemli bir kısmını görmek, sohbet etmek mümkün oldu. Hatta Ankara’dan bizim gibi bazı illeri ziyarete çıkmış eski dostlarla da Ankara’da birbirimizi göremezken Çankırı’da bir araya gelme fırsatı bulduk, önceden belirlenmiş bir randevu vesilesiyle aynı sofrayı paylaştık.

Bu arada Çankırı ziyaretim 20 yıl önce Karabük gezimiz ve bu gezide yaptığımız bir piknik ve sohbet toplantısında iki küçük kardeş olarak tanıdığım Recep Özen kardeşimi Cansuyu Derneğimizin Çankırı Temsilcisi olarak gördüm ve mutlu oldum. Hayat, 20 yıl önce birlikte piknik yaptığımız o yavrumuzu mühendis olarak hayata atılmış bir aile reisi olarak karşımıza çıkardı. Bu da bize farkında olmasak bile zamanın su gibi akıp gittiğini bir kez daha hatırlattı. Bu arada AGD’den öğretmen İsmail Yıldız ile uzun yıllar Milli Gazetemizin Çankırı temsilcisi olmuş, her şeyi ile ilgilenmiş Mevlüt Tutucu ile bir araya gelme, sohbet etme imkânı bulduk. Onları yeniden tanımaktan mutlu olarak döndüm. Aslında onlarla sohbete doyabilmiş değilim, gece orada kalabilseydim daha iyi olacaktı ama ertesi gün bir başka program vardı. Pazar günü yapılan Saadet Partisi Ayaş İlçe Olağan Kongresi’ne katılacağıma dair ilçe başkanımız Cengiz Zeyrek kardeşime kongreye katılacağıma söz vermiştim. Demek istediğim o ki, insanların birbirleri ile görüşmeleri, bir araya gelmeleri büyük şehirlere göre daha kolay, hatta insanlar normal hayatlarını yaşarken bir araya gelebiliyorken, büyük şehirlerde insanlar birbirlerinden kopuk yaşıyorlar.

Bu noktada belki yaşlıların geçmiş özlemi diye nitelendirilebilecek bir hususa temas etmek istiyorum. Bundan 30-40 yıl önce Ankara ve İstanbul’da dostlarla sıkça bir araya gelmek mümkün oluyordu. İnsanlar belli merkezlerde normal hayatlarını sürdürürken karşılaşabiliyorlardı, günümüzde o eski dost buluşmaları kayboldu. Sanki insanlar işlerinden çıkar çıkmaz yola düşüyor, şehrin kalabalığından evlerinin sükûnetine kendilerini atıyorlar. Ya da, 30-40 yıl önce dostlarımızın pek çoğunun arabası yoktu. Bu bakımdan evlerine gitmeden birkaç dost ziyareti yapabiliyorlardı. Şimdi işinden çıkan arabasına atladığı gibi evinin yolunu tutuyor. Tüm bunları ne geçmişi övmek ne de şimdiyi yermek için ifade ediyor değilim. Sadece değişen duruma, imkânlar geliştikçe insanların nasıl yalnızlaştığına vurgu yapmak için anlatıyorum. Biliyorum ki artık eski günlere dönmek mümkün değil. Bugünü, bugünün şartları içinde yaşamak durumundayız. Belki dostlarımızı daha sık görebilmek için bazı programlar yapmamız gerekiyor. Diyelim ki bu programları yaptık, dostlarımızla bir araya geldiğimizde 30-40 yıl önceki samimiyeti, dostluğu, sevgiyi bulabilecek miyiz? Bu soruya hemen ‘bulabiliriz’ diyemiyorum. Çünkü herkes ayrı bir dünyada kendini konumlandırmış ve diğerlerine karşı bir tavır geliştirmiş. Özellikle, iktidarın yanında ya da kanatları atında yer almış olanlar kendilerinden başka noktada bulunan tüm eski dostlarını yanlış yerde duruyor kabul ediyorlar. Sanki hep kendileri doğru düşünüyor, doğru yerde duruyor, konumlarını değiştirmemiş olanlar sürekli yanlıştalar. Bu anlayış sebebiyle de sanıyorum eski buluşmalar artık mümkün olmuyor.

Yazımı Çankırı ziyareti ve Saadet Partisi Ayaş İlçe Kongresi’ne ayırmak istemiştim ama yerimi doldurdum. Ancak, Ayaş İlçe Kongresi’nden mutlu döndüğümü, Ankara’da görüşemediğimiz pek çok kardeşimi o vesile ile görme imkânı bulduğunu ifade etmek, özellikle de parti teşkilatlarında görev almış tüm kardeşlerime başarılar ve kolaylıklar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.