Gelecek Saadet ile Gelecek

Milli Görüş hareketinin 50. yılında Saadet Partisi 7. Olağan Kongresi’ni yaptı. Kongrenin yapıldığı salonun içi ve dışı tıklım tıklım doluydu. Sadece kuru kalabalık değil, toplantının başından sonuna kadar heyecan taşan bir topluluk vardı. Yani, keyfiyet yüklü bir kemiyetti. Zaten Milli Görüş hareketi bir inanmışlar hareketi olarak bugünlere gelmiştir. Yani, geçmişte yaşadığımız heyecanlı kongrelerin bir benzerini yaşadık. Bu ise ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemden kurtuluşun yakın olduğunun ışığının yansıması, ümidin toplumda yaygınlaşmasını gösteriyordu. Bu bakımdan Saadet Partisi’nin 7. Olağan Kongresi için Ankara’ya gelen Milli Görüşçülerin sahip olduğu heyecan ve Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun yaptığı ve ülkenin içinde bulunduğu durumun tespiti ve bu durumdan kurtuluşun manifestosu niteliğindeki konuşma yeni bir dönemin başlangıcı olacak.



Kongre mutlu ve müreffeh bir Türkiye için çalışma sözü veren 10 binlerin katıldığı yeni bir Türkiye’nin müjdesi konumundaydı. Kongre için hazırlanan ve ilk çalınışında Milli Görüşçülerin beğenisini kazanan “Gelecek Saadet ile Gelecek” şarkısı yeni bir Türkiye’nin müjdesi konumundaydı. Diyebilirim ki, büyük bir heyecan ile Ankara’ya gelen Milli Görüşçüler kongre salonundan yeni bir aşk ve hedefe odaklanmış olarak geldikleri yerlere döndüler. Bu da bizim gibi yaşı ilerlemiş Milli Görüşçüler içinde bu kongre yeni bir aşk ve heyecanı tetikledi. Ancak hemen belirteyim ki, bu heyecan bir kişisel tatmin değil, ülkemizin geleceğine dair ümidin ışık vermesiyle ilgiliydi. Milli Görüş ve onun temsilcisi Saadet var olduğu sürece geleceğe ümitle bakmak sanıyorum sadece Milli Görüşçülerin değil, tüm milletimizin hakkıdır.

Saadet Partisi’nin 7. Olağan Kongresi’ni bir tek yazı ile ifade etmeye çalışmanın yetersiz kalacağı kanaatindeyim. Çünkü bu kongreye çok boyutlu bakmak gerekiyor. Olaya sadece salona hakim olan heyecan açısından bakmak eksik bir değerlendirme olur. Bunu söylerken heyecanın önemini görmüyor değilim. Çünkü bir davası olanlar için heyecan devamlılığın ilk şartıdır. Eğer bir davanın mensupları heyecanlarını yitirmiş ise o davanın sonu gelmiş olacaktır. Bu bakımdan Milli Görüşçülerin dışa yansıyan heyecanlarının, Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun bir manifesto mahiyetindeki konuşması ile içi dolduruldu. Çünkü konuşma sadece bir heyecan oluşturmaktan ibaret değil, ülkenin içinde bulunduğu şartların doğru tespiti ve bu sorunlara Milli Görüş açısından getirilen çözüm yolları çok net bir şekilde ortaya konuldu. Diyebilirim ki, Milli Görüşçüler bir yandan heyecan tazelediler, öbür yandan da heybelerini ülke sorunlarına Milli Görüş’ün sunduğu çözümleri doldurarak döndüler.



17 yıldır tek başlarına iktidarda olanların giderek ülkenin sorunlarını çözümsüzlüğe mahkûm ettikleri ülkeyi bu çıkmazdan kurtaracak bir manifesto sunuldu. Genel Başkan Karamollaoğlu, öncelikli olarak ülkenin yeni bir toplumsal sözleşmenin imzalanmasına ihtiyacı olduğunu belirtti. Bu arada devletin tahakküm aracı olamayacağına dikkat çekerek, bu konuda bazı çözümler sundu söz gelimi, ‘Kendisi için istediğini başkası için de isteyen insanların oluşturduğu bir ülke huzura kavuşur’ diyerek Milli Görüş’ün temel umdelerinden birisini hatırlatıyordu.

Saadet Partisi’nin laiklik adı altında özgürlüklerin yok edilmesine de, dinin siyasette araç olarak kullanılmasına da karşı olduğunu belirterek dünden bugüne birtakım uygulamalara dikkat çeken Karamollaoğlu, “Halkın iradesine ipotek konulamaz, seçilmişler atanmışlarla değiştirilemez” diyerek, yeni sistemden kaynaklanan bir başka hususa dikkat çekiyordu. Bu arada konuşmasında ısrarlı bir şekilde Saadet Partisi’nin bir değerler partisi olduğuna özellikle vurgu yapıyordu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.