Terörist sevici ABD ile terörle mücadele olur mu?

Terörle mücadele konusunda çoğu zaman dünyaya açıklanan ile işin gerçeği birbirine pek uymaz. Çünkü yapılan açıklamalarla küresel güçler dünya kamuoyunu istedikleri yönde şekillendirmek/oluşturmak isterler ve haberleri de bu doğrultuda açıklarlar. Böyle olunca da zaman zaman öldürüldüğü açıklanan terör örgütü elebaşlarının öldürülüp öldürülmediği konusunda tereddütler oluşur. Bağdadi’nin öldürülmesi ile ilgili olarak olaya bu yönde bakmaktan çok infaz işleminin ardından Trump’ın başta Türkiye olmak üzere Rusya, Irak, Suriye ve Rusya olmak üzere teşekkür etmesini değerlendirmek gerekiyor. Çünkü şahsen ABD’nin ciddi olarak terörle mücadele etmediğini, etmeyeceğini düşünenlerdenim. Beni böyle düşünmeye iten pek çok sebep var. Bölgemizi terör bataklığına çevirenlerin başında ABD ve bazı AB ülkeleri geliyor. Rusya da bu oyunda üzerine düşeni yapıyor. Çünkü onun da bölge üzerinde çeşitli hesapları ve çıkarları var. Kısacası, Haçlı-Siyonist ittifakının davranışlarını belirleyen hususların başında çıkar ve Haçlı dayanışması geliyor… Böyle olunca bir takım hedefler göstererek bazı grupları harekete geçirip, bölge ülkelerini bunlarla boğuşmak zorunda bırakıyorlar. Bu söylediklerim o kadar açıktan yapılıyor ki, yaptıkları hiçbir işi gizlemeye bile gerek duymuyorlar. Çünkü biz güçlüyüz öyle ise ne yaparsak haklıyız anlayışı ile hareket ediyorlar.



Rahatlıkla Bağdadi’nin öldürülmesi için bugüne kadar niçin bekledikleri sorusu akla geliyor. Bunun da ötesinde Bağdadi’nin devre dışı bırakılması için Rusya, Irak, Suriye ve Türkiye’nin desteğine niçin ihtiyaç duymuş olabilecekleri de cevap bekleyen ayrı bir soru. Böyle olunca da ABD’nin Bağdadi’yi öldürmesini terörle mücadele olarak nitelendirmekten çok, “ABD beslediği teröristini infaz etti” şeklinde olaya yaklaşmak daha doğru olur.

Olay sadece Bağdadi ve IŞİD’den ibaret de değil. PKK terör örgütünü ülkemizin başına saranların ABD ve yandaşları olduğunu sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Afganistan’ın başına sarılan Taliban örgütü, ardından bölgemizde PKK’nın isim değiştirerek meydana sürülmüş kolları YPG gibi örgütlerin arkasında da aynı ülkeler bulunuyor. Böyle olunca ABD ile bölgemizdeki terör örgütleri ile mücadelede birlikte hareket etmek bizden çok ABD’nin işine yarayacak, onların çıkarlarına hizmet edecektir.

Bizi böyle düşünmeye sevk eden bir başka olay ise FETÖ elebaşının yüzlerce dosya dolusu belge gönderilmiş olmasına rağmen Türkiye’ye iade edilmemiş olması, en azından şimdilik edilme ihtimalinin de olamayışı ABD’nin terör seviciliğinin bir başka örneğidir. Bir başka örnek ise PKK/YPG terör örgütünün elebaşlarından ‘Mazlum Kobani’ kod adlı terörist Ferhat Abdi Şahin’in bizzat Trump tarafından muhatap alınmış olması ve ABD’ye davet edilmesi de ABD ve Trump’ın terörist seviciliğini gözler önüne sermektedir. Bu örnekler gösteriyor ki, Trump ve ABD ile birlikte terörle mücadelede istediğimiz sonucu almamız pek mümkün görünmüyor. Eğer olaya Bağdadi ve Şahin’in Türkiye ve ABD’ye yönelik faaliyetler açısından bakılacak olursa, AK Partili Mahir Ünal’ın ifadesiyle, “ABD için Bağdadi neyse Şahin de Türkiye için odur.” Böyle olunca Trump eğer Bağdadi’nin infazında Türkiye’ye katkısından dolayı teşekkür ediyorsa ve bunda samimi ise FETÖ elebaşını Türkiye’ye hemen iade etmeli, Şahin ABD’ye gidecek olursa tutuklanıp iadesi sağlanmalıdır. Bunlar yapılmıyorsa Trump’ın teşekkür etmesinin ciddiye alınacak bir yanı yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.