Trump, YPG’ye geri çekil demiş!..

Bu ne biçim devlet yöneticiliği diye sormadan insan kendini alamıyor. Aylar süren müzakereler, varılan mutabakatlara rağmen ABD’nin ikiyüzlü davrandığı, terör örgütüne zaman kazandırmak ve ellerini güçlendirmek için çalıştığı açık bir şekilde görününce Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturmak için Türkiye harekete geçti. Kısacası, bilinen bir gerçek olan ABD’nin Türkiye’yi değil terör örgütünü tercih ettiği netleştiği için harekât başlatıldı. Harekât başlatıldıktan sonrada ABD’nin, daha doğrusu Trump’ın sabah başka, akşam başka tavır sergilemesi de gösterdi ki, bu ülkeden Türkiye’ye dost olmaz. Onlar dün olduğu gibi bugün de dünya Siyonizm’in yanında yer alıyorlar. Belki de buna kendilerini mecbur hissediyorlar. Elbette orasını en iyi kendileri bilirler.

Gelinen noktada sınırımızın hemen ötesinde iki ilçe, bir belde ve 55 köyü YPG terör örgütünün kaybettiğini görünce belli ki Trump’ın içi elvermemiş gönlü razı olmamış ki, “YPG’ye kaçın, ABD askerine de çekilin” demiş. Peki, YPG 30 kilometre çekilince ne olacak? Yani Suriye, terör örgütlerinden temizlenmiş mi olacak? Görünen o ki, Trump ve ABD’nin gündeminde Suriye’nin terör örgütlerinden temizlenmezsi yok. Çünkü onların nihai hedefi Suriye’de de Irak benzeri bir otonom bölge oluşturmak. Yani; Suriye’nin de parçalanması. Bunun için baştan beri PKK/YPG’yi desteklediler. Bundan sonra da desteklemeye devam edecekler. ABD ve Trump’ın attığı adımları yapılan açıklamaları bu gerçeği unutmadan değerlendirmek gerekiyor. Aksi halde yanılmalardan kurtulmak mümkün olmayacak.



Türkiye harekâta başlamadan Trump’ın ABD askeri sahada olmayacak, bölgeden çekilecek şeklinde yaptığı açıklamaya rağmen terör örgütünün sopa yemeye başlaması ile birlikte sanki daha önce böyle bir çağrıda bulunulmamış gibi Trump’ın YPG’ye, “30 kilometre güneye çekil” çağrısında bulunmasının izahı mümkün değildir. Çünkü Trump’ın Türkiye’nin harekâtı sırasında sahada ABD askeri olmayacak açıklaması da zaten baştan kendi askerlerini karşı karşıya getirmeyeceklerinin terör örgütüne başlarının çaresine bakmalarının alenen söylenmesiydi. Yani, ABD terör örgütüne en azından bu safhada çatışmalarda yanlarında yer almayacağını, isterlerse kendi askerleri ile birlikte güneye çekilebilecekleri mesajıydı. Terör örgütü bu çağrıyı duymazdan gelip sopa yemeye başlayınca belli ki Trump’ın gönlü el vermemiş, benzer çağrıyı bu defa doğrudan yapıyor. Bu arada harekât başlamadan ABD askerlerini çekmek için Türkiye’den zaman istemiş, bu zamana rağmen ABD askerlerinin çekilmesi söz konusu olmayınca yeni bir zaman istenmiş ve bu zaman sonucunda harekât başlamıştı. Yani ABD askerleri ya tamamen çekilmiş ya da bulundukları noktaların koordinatları Türkiye’ye bildirilerek bir dost ateşine maruz kalmamaları sağlanmaya çalışılmıştı.



Tüm bunlara rağmen bugün Trump’ın askerlerine çekilin çağrısını yenilemiş olması da gösteriyor ki, ya Trump ikiyüzlü davranıyor ya da ABD yönetiminde bazı çevreler Trump’ı dinlemiyor. Durum nasıl olursa olsun ABD olduğu sürece bölgemize huzur gelmeyeceği, ABD’nin sözlerine güvenilemeyeceği bir kez daha anlaşılmış oldu. Çünkü ABD yönetimi yalan rüzgârı estirmeyi diplomasi olarak sunuyor. Ama artık bu oyunu yutan kalmadı. Kaldı ki, harekâtın başladığı ilk günlerde bile ABD’den YPG’ye 300 TIR silah ve mühimmat gönderdiği de düşünülürse artık ABD’ye, “Sizin dostluğunuzu istemiyoruz” demek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.