ABD terör üssü yaptı, Türkiye temizliyor

Suriye’de çatışmalar söz konusu değilken iki ülke arasında birlik beraberlik, hatta kardeşlik havası hâkimdi. Ortak Bakanlar Kurulu toplantıları düzenleniyor, vizesiz seyahat yapılabiliyordu. Ne oldu ise birdenbire Suriye karıştı ve sanki terör örgütleri önceden hazırlanmış gibi, Suriye terör örgütlerinin üssü haline geldi. Aslında Suriye’de yaşananları daha önce Afganistan’da da yaşamıştık. Suriye devreye girene kadar Afganistan terör üssü olarak kullanılıyordu. Birdenbire çeşitli adlar altında Afganistan’dan dünyaya teröristler sevk edilmeye başlandı. Hatta eğer doğru ise Afganistan kaynaklı bir terör örgütü ABD’ye kadar uzanarak binlerce insanın ölümüne yol açan iş merkezini yıktılar.

Irak ve Suriye’ye gelince PKK terör örgütünün ilk otaya çıkışı Türkiye’deki askeri darbenin ardından 1982’lere rastlıyor. Bu örgüt karargâhını Irak’a kurdu, daha sonra Suriye’ye de geçtiler. Diyebiliriz ki, Suriye’yi yönetenler bu terör örgütü ile birlikte hareket ettiler. Irak ve Suriye’de teröristler eğitildi, kullanıma hazır hale getirildiler. Bu noktada başlangıçta Pakistan ve Afganistan’da başlayan terör örgütlerinin piyasaya sürülmesinin ardında da ABD ve ortakları bazı AB ülkeleri vardı, Irak ve Suriye’de varlıklarını sürdürmeleri ve gelişmelerinin sağlanmasında da ABD ve koalisyon ortaklarının bulunduğu kimsenin meçhulü değil. Sonuç olarak diyebiliriz ki, aradan geçen uzun yıllara rağmen Afganistan terör belasından kurtulamadığı gibi terörle yaşamaya mahkûm edildi. Irak doğrudan ABD ve yandaşları tarafından işgal edilerek tam bir bataklığa çevrildi. Yetmedi, Büyük İsrail’e giden yolun açılması için Suriye, Irak ve Türkiye’de karıştırılmaya çalışıldı. Kısacası, tüm bu gelişmelerin dünya Siyonizm’inin hedeflerine hizmet ettiğini söylemek yanlış olmaz. Türkiye’nin Suriye’yi terör üssü olmaktan kurtarmak için başlattığı harekâtın en çok Netanyahu ve bazı İsrail yöneticilerini rahatsız ettiği düşünüldüğünde mesele net bir şekilde anlaşılıyor. Denebilir ki, bölgemizi terör üssü haline getirenler sıra temizlemeye gelince, ‘Biz bu işe karışmıyoruz’ diyerek kenara çekiliyorlar. Onların pisliğini temizlemek bize düşüyor.

Bu noktada bir gazetemizde, “Teröristten seferberlik ilanı” başlığı altında yer alan haber teröristlerin kendilerini devlet sanır hale geldiklerini göstermesi bakımından dikkat çekiciydi. İşin bir başka garip tarafı ise Suriye’yi yönetenler ya da yönettiklerini sananlar Türkiye’nin Suriye’yi terörden temizlemek için başlattığı harekâttan rahatsızlık duyarken, nedense teröristlerin kendilerini devlet sanmalarından şimdiye kadar bir rahatsızlık duymadılar. Hatta zaman zaman teröristlerle görüşmeler yaparak, birlikte hareket etmenin yollarını aradılar.

Aslında bilinmeyen bir şey söylüyor değilim. Yazdıklarım genellikle malumun ilanından ibaret. Ancak, olayların perde arkasını fazlaca merak etmeyen kitleler ABD’ye hizmet eden medya organlarının yaydıklarını doğru kabul ederek dolaylı olarak emperyalizme hizmet edebiliyorlar. Bu bakımdan sömürgecilerin ve Siyonizm’in geleceğe dönük planlarının maşası olmamak için İslam dünyasının uyanması, kendine gelmesi gerekiyor. Yaşananlar üzerinde biraz kafa yorulduğunda İslam ülkelerini sanki bir terör merkezi gibi takdim edenlerin asıl kendilerinin terörü beslediğini, eğitip silahlandırdıktan sonra bölge ülkelerine karşı kullandıklarını görmek durumundayız. Özellikle de bazı İslam ülkelerinin başındaki yöneticilerin bu dünyaya dönük bir takım çıkarlar uğruna sömürgecilerle kol kola girmekten vazgeçmeleri gerekiyor. Kaldı ki, bu birliktelik kendilerine sürekli bir çıkar sağlamıyor. Sadece, uşaklıklarının karşılığı bazı şeyler elde ediyorlar ama çoğu zaman bunun karşılığını hayatları ile ödemek zorunda kalıyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.