İslam Birliği kimleri niçin korkutur?

İslam Birliği Araştırmaları Merkezi (İSBAM) tarafından düzenlenen İslam Dünyasının Geleceği ve Filistin temasıyla Ankara’da toplanan İslam Birliği Kongresi cumartesi ve pazar günü yapıldı. Kongreye İslam ülkelerinden çok sayıda davetli katıldı. Katılanlar arasında ebki-yeni siyasetçiler, ilim adamları vardı. Konuşmacılar özellikle İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu dile getirdiler. Kamplaşmalar, iç çatışmalar sebebiyle İslam ülkelerinin Haçlı-Siyonist ittifakının değirmenine su taşır bir görüntü sergilendiği dile getirildi. Bu durumdan kurtuluşun yolunun da İslam Birliği’nden geçtiği vurgulandı. Konuşmacılar özellikle Rahmetli Erbakan Hocamın geçmişte bu uğurda gösterdiği gayrete ve attığı adımlara dikkat çektiler. İslam Birliği’nin kurulmasının bir zaruret olduğu, bu vesile ile bir kez daha vurgulandı. Toplantıda yapılan konuşmalar ve sunulan tebliğler sanıyorum bir kitap haline getirilecektir.



İki gün devam eden toplantı sadece birtakım konuşmaların yapılmasından ibaret değildi. Dostlukların pekiştiği ve yeniden canlandığı bir zemin oluşturdu. Bu arada Türkiye önderlik yaptığı takdirde İslam Birliği'nin sağlanmasının imkânsız olmadığı da görüldü. Ancak sözünü ettiğim toplantıyı Millî Gazete hariç gazetelerin görmezden gelmiş olmaları dikkat çekiciydi. Çünkü her gün aldığım 10 gazetenin birisi hariç –bir başka haberin başlığı ile verdi- toplantının ilk gününü dünkü sayılarında toplantı görmezden gelinmişti. Ya da bir yerlerden gelen talimat sonucu bu etkinlik topluma yansıtılmak istenmemişti. Niçin böyle yapıldığı sorusuna herkes kendi bakış açısına göre bir cevap verebilir. Ancak yaşanan bunca ihanete ve ikiyüzlülüğe rağmen hâlâ ABD ile dost ve müttefiklik gösterisi sergileme gayreti içinde olunurken iş gelip İslam Birliği’ne dayanınca görünen o ki, bazı çevreler bir başka ifadeyle Batı'nın azat kabul etmez köleleri böyle bir konunun konuşulmasına ve duyurulmasına tahammülleri olmadığını gösterdi. Halbuki, her fırsatta Müslümanların kardeş olduğu dile getirilir. Ama nedense bu kardeşlerin birlik oluşturulması istenmez. İlle de Haçlı-Siyonist ittifakı ile kol kola yürümekten medet umulur. Hem de Haçlılar ile Müslümanların birlikte yürümelerinin mümkün olmayacağı, mümkün olsa bile bir birlikteliğin çıkarının Haçlılara, zararının ise Müslümanlara ve İslam dünyasına olduğu yüzlerce, binlerce kez yaşanan olaylarla görüldüğü halde. Bu durum celladına âşık bir insanın halini gözler önüne getiriyor.



Görünen o ki, öncelikli olarak içinde bulunduğumuz bu çelişkinin İslam dünyasına gösterilmesi gerekiyor. Bu gösterildiği takdirde İslam ülkelerinde İslam Birliği taraftarları seslerini daha iyi duyurabileceklerdir. Bu yazdıklarımdan bir ümitsizlik içinde olduğumun anlaşılmaması için hemen belirteyim ki, AB kapısında yaklaşık 60 yıldır beklemekten usanmamış olanlara hatırlatmak isterim ki, İslam Birliği’nin oluşturulması Türkiye’nin AB üyesi olmasından çok daha kolaydır. Artık ABD ile ilişkilerimizden söz etmeyi bile gereksiz görüyorum. Çünkü ABD’nin İslam dünyasının başında Demokles'in kılıcı gibi bir görev yaptığı, bu görevi de Siyonistlerin arzusu gereği yaptığını görmek yeterlidir.

Bu noktada yerli ve milliliği kimselere bırakmayan bazı siyasi parti ve bunların yandaşı gazetelerin sözler ile eylemlerinin örtüşmediğini söylemek gerekiyor. Çünkü Batı hayranlığı öylesine içlerine işlemiş ki, düzenlenmiş bir toplantıyı toplumdan gizlemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Halbuki, her gün ABD’nin ihanet ve yalanlarını gazetelerinde bizden daha fazla dile getiriyorlar. Ama iş o yanlışın düzeltilmesi için İslam Birliği’ne duyulan ihtiyaca gelince bir anda kör ve sağır oluveriyorlar. Dileriz toplumun istek ve inanç yapısı ile ters düşmekten ve Haçlıların kölesi olmaktan bir an evvel kurtulurlar, kurtuluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.