ABD’ye güvenen yolda kalır

Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya’da yaptığı konuşmada güvenli bölge konusunda, “Müttefikimizin (ABD) kafasındakilerle bizimkiler aynı değil. Eylül bitmeden Fırat’ın doğusunda kendi askerlerimizle güvenli bölge oluşumunu başlatmamış olursak, artık kendi yolumuza gitmekten başka çaremiz kalmayacaktır” diyerek, ABD’nin, teröristler için güvenli bölge peşinde olduğu gerçeğine vurgu yapmış oluyor. Bu ifadeler dünkü gazetelerin büyük bir bölümünde yer aldı. Bu sözler bilinen bir gerçek olan, bizim de sık sık dile getirdiğimiz ABD’nin ikiyüzlü tavrının Cumhurbaşkanı tarafından ifadesiydi. Yetkililerin bu gerçeği bunca zamandır ifade etmemiş olmaları bilmedikleri anlamına gelmez. Bulunulan konum gereği bazı gerçeklerin ifadesinin zamana bırakılması olabilir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malatya konuşmasının bir başka boyutu ise ABD ile gerçekleştirilen, bekli bundan sonra da gerçekleştirilecek olan ortak devriye uygulaması konusundaydı. Cumhurbaşkanı, “Göstermelik devriyeyle bu iş olmaz” derken ABD’nin samimiyetsizliğini bir kez daha vurgulamış oluyordu. Ancak, ortak devriye gerçekleştirilmesini ABD açısından göstermelik olarak nitelendirdikten sonra bu ortak devriye olayının sürdürülmesinin anlamı kalır mı? Bu değerlendirmesini izah ederken Cumhurbaşkanı, “Anlaşılan o ki müttefikimiz bizim için değil, terör örgütü için güvenli bölge oluşturmanın peşinde” diyerek olayın vahametini net bir şekilde ortaya koymuş oluyor. Ancak, olay bu noktaya geldikten sonra artık Suriye’de ABD ile birlikte görünmek ve birlikte karar veriyor, birlikte hareket ediyor görüntüsünü sürdürmenin anlamı kalmıyor.



Bu görüntünün sürdürülebilmesi için ABD’nin terör ve terörist sevicilikten kurtulması, terör örgütlerini Türkiye’nin dostluğuna tercih etmekten vazgeçmesi gerekiyor. Bu olmadığı sürece ikide bir ABD’nin sahtekârlığını ifade etmenin manası kalmıyor. ABD’nin Türkiye’ye dost olmadığı, olamayacağının bugüne kadar yüzlerce örneği yaşanmış olduğuna göre şimdiye kadar çoktan bu ülke ile birlikteliğe son vermek gerekirdi. Ancak, bunun için Türkiye olarak dış politikada güçlü yeni ittifaklar oluşturmak durumundayız. Bu ittifak ise Rusya’yı ABD’ye alternatif olarak göstermekten ibaret değildir. Çünkü dünyayı sömürü konusunda Rusya ve ABD hep birbirlerine destek verdiler, veriyorlar. Bu köşede bunun çeşitli örneklerini sıkça verdim.

Bu noktada bir başka hususa daha dikkat çekmek istiyorum. O da MHP Lideri Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malatya’da konuştuğu sıralarda Bilecik Söğüt’te düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin 738’inci töreninde yaptığı konuşmada söylediği, “ABD’nin aldatmasına asla izin vermeyiz” cümlesidir. Belli ki Bahçeli de ABD’nin Türkiye’yi aldattığı, bunun da ötesinde sürekli oyaladığı düşüncesine sahiptir. Yani, Cumhurbaşkanı’nın, “ABD, teröristler için güvenli bölge peşinde” tespitini, “ABD’nin aldatmasına asla izin vermeyiz” cümlesi ile ifade etmiş oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ittifakın diğer kanadı MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli’nin yukarıda aktardığım değerlendirmeleri gazetelerde yer alırken bu haberlerin hemen yanı başında, “Fırat’ın doğusunda ABD ile ilk ortak devriye” başlığı altında bir diğer haber yer alıyordu. Bu iki haber birlikte düşünüldüğünde ortaya çıkan husus sözler ile uygulamaların birbirini tekzip ettiğidir. Çünkü, bir yandan, “ABD teröristler için güvenli bölge peşinde” derken öbür yandan güvenli bölge için ABD ile ortak devriyeye çıkılmış olması eğer bir çelişki değilse, nedir?



Bu tespitlerin ardından sanıyorum özelde Suriye, genelde ise dış politikamızda ciddi bir değişikliğe ihtiyaç olduğu görülür. Çünkü güvenilmez bir ortak ile çıkılan yolda huzur bulmak mümkün olmaz. Unutulmamalıdır ki, güç karşılıklı güvenle oluşur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.