Suriye’de ABD-Rusya oyunu

Suriye’de 8 yılı aşkın bir süreden beri yaşananlardan özellikle İslam dünyasının ders alması gerekiyor. Alınacak dersin başında iki taraftan birini tercihe zorlayan, ancak hangi taraf seçilirse seçilsin gelişmekte olan ülkelerin sömürüden ve katliamdan kurtulamadıkları gerçeğinde sözde tek kutuplu hale elmiş dünyada fazlaca değişikliğin olmadığını görmek durumundayız. Kısacası, yaşananları doğru değerlendirdiğimiz zaman göreceğimiz bir diğer husus ise, alacağımız dersin başında gavurdan dost olmayacağı gerçeğidir. Özellikle de soğuk savaş yıllarında sürekli olarak Rusya’nın dünyayı sömürdüğü, buna karşılık ABD’nin sömürüyü engellemek, yeryüzünde barışı sağlamak için (!) gayret sarf ettiği algısı oluşturulmuş olmasının sömürülenlere hiç bir faydası olmadığı gibi sömürgecilerin işini kolaylaştırmıştır.



Olaya Suriye bazında baktığımızda bu gerçeğin çok net görülebileceğini hatırlatmak istiyorum. Suriye’de bunca yıl yaşananlar, yani göç ve katliamlara rağmen bir kez olsun ABD ve Rusya’nın karşı karşıya gelemeyişinin iyi okunması gerekiyor. Bu gerçek bilindiğinde dünya üzerinde sömürü çarkının soğuk savaş yıllarında olduğu gibi aynen devam ettiğini görmek kolaylaşacaktır. Söz planında Rusya da ABD de barışın hakim olmasını istiyor görünüyorlar. Ama bu görüntülere rağmen bırakın Suriye’de barışın, katliamlar her geçen gün artıyor. ABD Suriye’nin terör örgütlerinden temizlenmesi için bu ülkeye asker sevk ettiğini belirtirken Rusya terör örgütlerini değil Suriye rejiminin yanında yer almayı tercih ediyor. Yani, gelecekte Suriye’de kalıcılığını sağlamanın yolunu bu tutumla gerçekleştirmeye çalışıyor. Sonuç olarak ABD ve Rusya’nın Suriye’de varlıklarını korumalarının tek hedefi var o da parçalanmış ve sürekli sömürüye açık bir Suriye oluşturmak. Bu arada elbette ABD’nin Suriye’ye yönelik hedeflerinden biriside İsrail’in güvenliğinin korunmasıdır.



Yapılan açıklamalar ağırlıklı husus Türkiye, ABD, Rusya ve İran’ın Suriye’de barışı sağlamak için uğraştıkları yönünde. Bunun için bir yandan güvenli bölge oluşturulması hususunda anlaşmaya varıldığı açıklanırken, İdlib’de çatışmaların son bulması için mutabakat sağlandığı ifade ediliyor. Ne var ki, İdlib’de saldırıları Rusya’nın güya baskısı sonucu rejim süre kesiyor olsa bile bir de bakıyorsunuz İdlib’de sivillere hava ve kara harekatı başlatıyor. Suriye rejimi gerçekten İdlib’e saldırılara son vermiş ise bu defa ABD bu şehri bombalıyor, siviller hayatını kaybediyor. Sanki Suriye’de çatışmaların devam etmesi için ABD ve Rusya sırayla harekete geçiyorlar. Olan da Müslüman halka oluyor.

Çözüm ise bu sömürgeci Haçlı-Siyonist ittifakının sözüne güvenmekten değil, bunların karşısına ciddi bir güç olarak çıkmaktan geçiyor. Yoksa soğuk savaş yıllarında olduğu gibi ABD ya da Rusya’nın kanatları altına girmekten geçmiyor. Bu gerçeği görüp İslam ülkelerinin bir araya gelmesi, bir güç oluşturması gerekiyor. Bu yapılamadığı, hala İslam dünyasının kanını emen vampirlerden destek beklenerek zulmün son bulması mümkün değil. Çünkü sömürgeci güçler sadece kendi çıkarlarını korumanın gayreti içindeler. Yeni bir güç oluşturulamadığı sürece İsrail, Filistinlileri katletmeyi sürdürecek, her gün değişik bir ad altında terör örgütleri meydana sürülecek, onlar da efendilerine hizmet uğruna dini kavramların içini boşaltarak katliamlarını sürdüreceklerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.