Sevgi ile nefretin boyutları ve sonuçları

İnsan ve insan, gene insan.

Dünyanın veya kâinatın eşsiz güzelliği. Her şey onun emrinde, her şey onun için. Birbirinden üreyen ve çoğalan yeryüzüne yayılan bilinçle bakan, gören, anlayan tek varlık. Nedenlerin farkında olan. Birbirisiz yapamayan, olamayan biricik varlık.

İnsan, akıl ile şehvetin, zekâ ile bilincin iradi olarak farkında olan.

Melekler canlı varlıklar, insanın ve kâinatın emrinde. Görev ve sorumluluklarının sınırları belli. Her melek bir şeyden sorumlu. Akıl sahibi ama şehvet ve duygu yoksunu. İnsan gibi üremiyor. Aralarında çekişme yok, sadece her birinin belli bir alanı var ve sadece kendisine önerilen ya da yükümlenilen görevleri yerine getiriyor. Şeytan dışında insanın emrinde, koruma görevinde, yardımında.

Şeytan, insanı reddederken bir bakıma Tanrı’ya isyan eden melekler soyundan tek varlık. Kötülüklerin anası. Kötülüklerin yayıcısı ve çoğaltıcısı. İnsanın tuzağı yoldan çıkaranı. İnsanın her olumsuzluğu şeytanla özdeş kılınır. Onunla yol arkadaşlığı, onun buyruğu altında savrululan ve sürüklenilen tek olgu.



İnsan rahmet melekleriyle mi, şeytanlarla mı yol arkadaşlığı yapacak? Bu tercih de insana bırakılmış. İradi bir durum. Her kötülük, şeytana yol arkadaşlığı. Bilinç dışılık mı desek buna. Bilincini yitirmişlik mi? Her ikisi de. Bilinç sahibi kimseler bunları tercih etmezler. Edenler, sapanlar pişmanlık duyanlar tövbe eder, arınır yoluna devam eder.

İnsan keskin bir bıçağın kesin yüzünde. Kimini köle konumuna, kimini tanrı konumuna sürüklüyor. Onlar da gerçekten böyle bir vehim ve duygu içinde sürükleniyorlar. Bilinç sahibi kimseler kendilerini doğal olarak denetlerler. Çünkü onların yanında, yedeğinde rahmet melekleri bulunur.

Büyük kayışlar ve sapışların nedeni de şeytan. İnsanı kendinden uzaklaştırdıktan sonra kayıyorlar ve zarar görüyorlar. İnsana hükmeden, yönlendiren bir güç. İnsanın boşluklarını ve zaaflarını çok iyi biliyor.

İnsanı insana düşman eden tek şey. Kötülüklerin anası ya da koruyucusu, yönlendiricisi. İnsanı dolduran şeytanî duygular bunun nedeni. Yoksa insan nasıl olur da bu aziz varlığa ihanet eder, birbirini öldürür, cinayetler işler, kötülükler yapar.



İnsan neden bazı dönemlerde çok azar. Azgınlığı oluşturan nedenler nelerdir?

İnsanın insanı tüketmesi, öldürmesi, vahşilikleri insanî durumdan kaynaklanmıyor. Şeytanî ruhlardan besleniyor. O yolun yolcusu oluyor. Nedenler para mıdır, kadın mıdır, şöhret midir, insana hükmetme duygusu mudur? Bunların hiçbirinin orta bir vasatı yok mudur?

İnanan bir Müslüman Allah’ın uyarlarını elbette dikkate alır. Bilir ki Kutlu Kitabımızda: “Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir, bir insanı diriltmek bütün insanlığı diriltmek gibidir.” Bu, Allah’ın insana yol gösterdiği tek ölçü. Yoksa şeytanın yol göstericiliğinin kurbanı olur.

İslâm’ın temel öngörüsünde bir vasat var. İfrat ve tefrit diye bilinen iki uç her zaman sakıncalı görülür. Çünkü her ikisi de insanın uçurumu.

Bir toplumda nefret büyüyorsa kesimler birbirine karşı hasım kesiliyor, birbirini yok etmeye çabalıyorsa birbirine mezar oluyorsa ciddi sorunlar var demektir. Birbirlerini tüketiyorlar. Kötülükler şeytanîdir. İlle şeytan gerekmez. Her cinayet, her insan öldürme, her tür hak gaspı, hırsızlık ve kötülükler şeytanî davranışlar. İster bilinen şeytan melek çizgisinde ev etkisinde olsun ister olmasın sonuçları aynı kapıya çıkar.

Her iyi insan bir melek konumunda. Varlık bilinciyle öyle. Görünümüyle, davranışlarıyla ve yaşayışıyla. Rahmet meleklerinin yol arkadaşlığında iyi ve güzel melekler olurlar. Değilse kötülüklerin öncüsü olan şeytanla birlikte olurlar.

Tercihler de insana ait, isteğini seçer. İyi mi, güzel mi, kötü mü, çirkin mi, hangisi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.