ABD’nin Afganistan, Irak, Suriye ve Türkiye’de ne işi var?

Kendi kendime sıkça soruyorum; “Bu ABD’nin Afganistan, Irak; Suriye, Mısır ve ülkemizde, kısacası İslam dünyasında ne işi var? Çünkü bu varlığın bölge ülkelerine zarar verdiği ortada. Söylenenler ile yapılanların birbirine zıt olduğu da görülüyor. Söz gelimi bölgemizdeki varlıklarını insan haklarını, demokrasi ve özgürlükleri korumak olarak izah ediyorlar. Ama nereye ayak basmışlarca o ülke karışıyor. Yıllar yılı kan akıyor. Kısacası bırakın varlıkları ile insan haklarını teminat altına almayı, insanların can emniyeti kalmıyor. Bu gerçek öylesine ayan beyan ortada iken birtakım kimseler ABD’yi kurtarıcı olarak takdim etmeyi sürdürüyorlar. Bölgemizde ABD’nin sebep olduğu çatışmaları yine ABD ile birlikte çözmek iddiası ile yola devam ediyorlar. Bir başka ifadeyle hastalığın tedavisi gerçek sebebi olan mikroptan bekleniyor. Bu mümkün mü? Mümkün olmadığı yüzlerce örneği ile ortada. ABD ve yandaşlarının Afganistan’a ilk müdahaleleri bu ülkeyi teröristlerden, Sovyet yayılmacılığından kurtarmak iddiasına dayandırılıyordu. Afganistan’da Sovyetler Birliği kalmadığı gibi, dünya üzerinde de Sovyetler Birliği yok. Yani Sovyetler Birliği aslına dönerek Rusya Federasyonu oldu. Böyle iken Afganistan’da çatışmalar son bulmadığı gibi hemen her gün bombalar patlıyor, yüzlerce insan katlediliyor. Afganistan’ı kurtarmak(!) adına gelenler bu cinayetleri sadece seyrediyorlar. Yani, artık özellikle İslam dünyasının ve tüm mazlumların net bir tavır koymaları gerekiyor. Konulması gereken bu tavır ise Haçlı-Siyonist ittifakına “Gölge etmeyin, sizden başka bir şey istemiyoruz” demektir.

Çünkü Haçlı-Siyonist ittifakından İslam dünyasına hiçbir hayır gelmedi, gelmeyecek. Bu artık kesinleşmiş durumda. Afganistan örneğini Haçlı ittifakının burnunu soktuğu her yerde görmek mümkün. Irak Saddam zulmünden kurtarılmak adına işgal edilmişti. Aradan geçen bunca zamana rağmen Irak eski günlerini arıyor. Çünkü hem bu ülke ikiye bölündü hem de çatışmalar bitmedi. Terör örgütlerinin harekât alanı haline geldi, getirildi. Libya öyle... Mısır öyle. Sudan aynı durumda. Ülkemizin başına sarılan terör örgütü ile yıllardır mücadele ediliyor. Çünkü söz konusu terör örgütünü Türkiye’nin başına saranlar da onlar.

Bu arada Afganistan uyuşturucu ve terör örgütlerini yetiştirme ve dünyaya dağıtma alanı haline getirildi. Bugün bölgemizde ne ad altında faaliyet gösterirlerse göstersinler Haçlı ittifakının kanatları altında geliştiler ve dağıldılar. Özellikle ABD’nin adı ne olursa olsun bazı örgütleri terör örgütü olarak ilan etmesinin de bir anlamı yok. Çünkü söz konusu terör örgütleri Haçlı-Siyonist ittifakının bölgemizde faaliyetlerini kolaylaştırıyorsa söz konusu terör örgütlerini müttefik olarak ilan edebiliyor ve kullanabiliyorlar.

Bu noktada son bir iki gün içinde medyada yansıyan bazı açıklamalardan kısa alıntılar yapmak istiyorum:

“Güvenli Bölge kurulunca ardından uçuşa yasak bölge de gelecek. 1990’lı yıllarda Kuzey Irak’ta uçuşa yasak bölge oluşturulurken bölgede sadece ABD vardı.”

“PYD, ABD’nin Türkiye’ye karşı en büyük kozu.”

Bir başka tespit ise şöyle: “Güvenli Bölge Amerika’nın olmadığı bölgedir.”

Sanıyorum sözü daha fazla uzatmaya gerek yok. Çünkü gerçek açıkça ortada. Önemli olan buna karşı adım atabilmek ve çözüm üretmek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.