Dünya egemenlerinin silahı ırkçılık

Milletleri bütünleyen, bir araya getiren medeniyet ve bunlara bağlı kültürlerdir. İslâm; insanlığı bütüncül anlamda bir araya getirebilen yegâne dindir. İslâm medeniyeti dairesinde yer alan toplumların kültürleri apayrı bir zenginlik.

Anadolu’ya bakıldığında, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler, bunlara bağlı ırklar; Türkler, Araplar, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar, Makedonlar, Arnavutlar, Avarlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler birbirini etkileyen ve besleyen unsurlar. Merkez İslâm olunca, buna bağlı kültür hayatın hemen bütünü için kuşatıcı olur. İslâm; insanlığı olumlu anlamda etkileyen ve kuşatan bir din ve bir medeniyet. Birlikte uyumlu yaşama imkânı sunan tek kültür. Geçmiş dönemlere bakmada ve onların yansıması olan bugünlere bakmak yeterli.

İslâm milletinin veya devletlerinin elinin insanlığın üzerinden çekilmesiyle bunalımlı dönemlere girildi. Bu, giderek daha da koyulaşıyor. İslâm’ın son temsilcisi olan Osmanlı Devleti milliyetçilik hareketleriyle dağıldı ve yıkıldı. Bu yıkılış insanlığın bunalımının başlangıcı oldu. İnsanlık gün yüzü görmedi. Arap, Arnavut, Türk, Kürt milliyetçilikleri bölünmenin en büyük yıkımına neden. Kürtleri bir anlamda ayrı tutmak gerekiyor. Çünkü onlar bölgenin çeşitli ülkelerine dağılmış durumdadırlar. Osmanlı’nın yıkımında onların bir dahli yoktur. Fakat onlar da bir oyunun kurbanı. Arnavutların ayaklanmasıyla Balkanlar çözüldü. Güç yitimi orada başladı. Osmanlı sınırları içindeki diğer topluluklar ve kavimlere yol açıldı. Bulgarlar, Sırplar, diğerlerinin ayaklanmaları peşi sıra geldi. Arapların İngiliz emperyalizminin tuzağına düşmeleri asıl yıkım.



Dağılmalar artık ırk olgusunun ötesine geçti. Müslümanların en güçlü olabileceği, dayanışmasının dağılmasının düşünülemeyeceği tek şey ırk olgusuydu.

Müslümanlar için ırk sadece bir ayrıntı. Ne yazık ki ayrıntı olan bu olgu öne çıkınca medeniyetin bütün değerleri geri plana itilmiş oldu. Bu da en çok emperyalizmin işine geldi, amaçlarına ulaşmayı kolaylaştırdı. Buna birçok küçük ayrıntı eklendi ve dolayısıyla Müslümanlar dağılıverdiler. Bir daha da bir araya gelemediler.

Hıristiyanlar paranın gücünü iyi kullandılar ve kullanıyorlar. Gerçekte laik zihni oluşu hayata iyi uyarlıyor ve uyguluyorlar. Onlarda ırk olgusu çok da önemli olmuyor. Fransız İhtilali sonrası bir dalga gibi gelip geçti. Dağıldılar ve toplandılar. Bugün için Avrupa tek millet özelliğinde. Aralarında sadece güç bölüşümü gibi küçük ayrıntılar var. Bunlar da aşılıyor. AB Katolik Hıristiyan ümmet birliğidir. Buna güçleri yetse tarihten gelen kimi durumları aşabilseler Ortodoksları da dâhil edecekler.

Amerika ve diğer ırkçı güçler üst bir kurum gibidir. Roma Katolik dünyasının birincil temsilcisi olan Fransızlar belli güçler karşısında diz çökmüşlerdir. Manevi güçleri bir yere kadar varlığını sürdürebildi. İngilizler ara ve bir üst güçtür. Çünkü Amerika ruh olarak onun uzantısı. Asıl gücünü kaptırmış olsa bile.



Müslümanların düştüğü bu tuzak onların ellerini rahatlattı. Birbirilerini yemekle meşguller. Kaygıları ırk eksenli bir kimlik duygusu. Ancak hangi medeniyet dairesinde olduklarını unutuyor ve ihmal ediyorlar. Bu duygunun körelmesi onları uçurumlara itiyor. En büyük yanlış da dağılma sürecinde ırk eksenli bir oluşa razı olmaları. Birbirlerini anlayıp dinlememeleri.

Batı, ırk olgusunu merkeze alarak büyük bir başarı elde etti. Bunu sürdürüyor. Diğer ayrılıkçı unsurlar onların sadece işlerini kolaylaştırıyor. Irkların kralları, reisleri, sultanları küçük devletçik saltanatlarına razı oluşları bir başka sorunu Müslümanların.

Bütünüyle Allah rızasının, medeniyet ve din duygusunun, kültürünün devre dışı olmasıdır. Bütün bu yöneticilerin her biri sadece sıradan ve geçici birer kukladırlar. Emperyalizm bunu alabildiğine rahat kullanıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.