Gazeteler devri kapanıyor mu?

Gazete tirajlarının (satışlarının) açıklanmıyor oluşu belki bir eksiklik olabilir ama sanıyorum esas üzerinde durmamız gereken konu tirajların açıklanıp açıklanmaması ya da şişirme olup olmamasından çok, nüfusumuz her geçen sene atıyor olmasına rağmen gazete satışlarının giderek düşüyor olmasıdır. Hatta, bazı gazetelerin kapanmasının sebepleri üzerinde durmak gerekiyor. Bunun da ötesinde basında tekelleşme, medyanın birkaç sermaye grubunun elinde toplanmış olması üzerinde durmak lazım. Kısacası özellikle gazeteler nereye gidiyor, bu gidişin nerede ve nasıl sonuçlanacağını konuşmak daha doğru olur. Hatta gazetelerin güvenilirliği ve etkinliğinin azalmasını konuşmamız, mümkünse çözüm aramamız gerekiyor. Bir adım daha atarak gazetelerin tek tek kapanmaya başlamasının sonuçlarının nereye varabileceğini düşünmek durumundayız. Belki de teknolojideki gelişmelerin gazetelerin sonunu getirip getirmeyeceğini düşünmek durumundayız.



Bu meslekte ömrümün 50 yılını geçirdim ve bu mesleğe gazetecilik okulunda okurken bir hocamın daveti ile 12 yıllık memuriyeti bırakarak başladım. Hem de memuriyette aldığım ücretin yarısına. Kısacası, severek seçtim. Mesleğe ilk başladığımda sabah sekizden gece 22.00’lere kadar çalıştığım halde yorgunluk hissetmezdim. Gazetecilik benim için bir aşktı. Bu bakımdan kapanan gazete haberleri ve gazetelerin okur sayılarının düşüşü karşısında kendimi 50 yıllık aşkımla yol ayrımına gelmiş gibi hissediyorum. Hemen belirteyim ki, kendimle ilgili bir endişem olduğu için bunları yazıyor değilim. İşte geldik işte gidiyoruz. Benim üzüntüm pek çok üniversitede iletişim fakülteleri ve bu arada gazetecilik bölümleri açıldı. Gençler bu okullara büyük bir heyecanla giriyorlar, okuyorlar. Onların stajlarını yaparken dışa yansıyan heyecanlarını gördükçe basındaki tersine gidişe üzülüyorum. Gazetecilik yüksek okullarının geçmişi yaklaşık 50 yıl öncesine, fakültelerin geçmişi ise daha sonralara dayanıyor. Açılan iletişim fakülteleri kapanmayacağı gibi iletişim demek sadece gazetecilikten de ibaret değil. Ancak gazete ve televizyonların bana göre iletişimde ayrı bir yeri var. Hatta, gazete ve televizyonların olmadığı bir dünyada demokrasiden söz etmek bile doğru olmaz. Çünkü toplumsal farklılıklar büyük ölçüde bu yolla ifade edilir. Bir toplumda medya birkaç sermaye grubunun eline geçtiğinde bu farklılıkları ifade etmek mümkün olmayacak. Böyle bir düşünce bir endişenin dile getirilmesidir. Ama yine de medya var olduğu sürece kıyısından köşesinden farklı sesler yansıyacaktır.



Geçmişte gazetelerin yaşaması için devlet desteği gündemdeydi. Basın İlan Kurumu da bu devlet desteğinin gazetelere tirajları oranında dağıtımını yapıyordu. Bu uygulama bugün de devam ediyor. Hatta bir dönemde bazı gazeteler sayfalarını ilanlarla doldurmamak için resmi ilan almıyorlardı. Ama özellikle mahalli gazetelerin ayakta kalmaları bu resmi ilanlar sayesinde mümkün oluyordu. Ancak bunun da şartları vardı. Mesela Ankara’daki bir günlük gazetenin resmi ilan alabilmesi için belli sayıda bir satış mecburiyeti getirilmişti. Ancak bu şartı koyanlar da biliyordu ki, Ankara’da çıkan gazeteler bir ikisi hariç o kadar satmıyordu. Gazete yönetimleri dağıtım şirketleri aracılığı ile formaliteyi tamamlıyorlardı. Bunun yanlışlığını söylemek belki mümkün ama o destekler olmasaydı bugün var olan gazetelerin çok büyük bir bölümü olmazdı. Kaldı ki, bugün sermaye sahipleri de ellerindeki gazeteleri kapatarak internet gazeteciliğine yöneliyorlar. Bunun için bugün tartışmamız gereken tirajların açıklanmamasından çok nüfusumuz sürekli artıyor olmasına rağmen gazete satışlarının yerlerde sürünüyor olmasıdır. Mümkünse buna bir çözüm bulmaktır. Toplum okumayı terk ettiği sürece gazetelerin geleceğine iyimser bakmak mümkün görünmüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.