Metrika

CHP'siyle birlikte AKP'yle yola devam

Şu CHP'nin en büyük tutkusu AKP'yi iktidarda tutmak. Adamlar, "Atatürk'ün partisiyiz" diyorlar, "Türkiye'nin en eski partisiyiz, tam bir asırlık siyasi partiyiz." diye övünüyorlar. Lakin particilik oynamaktan da öteye yol katetmiyorlar.

Bu en önemli misyonlarına rağmen iktidar olmak gibi bir melankolileri yok. Bana sorsanız öyle bir dertleri de yok. Yani şimdi şu yeni genel başkanlarına bir baksanıza! Adam, bağırıp duruyor. Arkadaş! İnsanın bir duruşu olur, bir ağırlığı olur, bir kararlılığı olur. Ne bu yani, biri bir laf atıyor, hurra hemen cevap moduna geçiyor. Siyasette gündem olmayı becereneyenden genel başkan filan olmaz vesselam!

Aslında CHP, Kemal Kılıçtaroğlu ile tam da bir Türkiye partisi olmaya doğru ilerliyordu. Bununla birlikte iktidara doğru da epeyce bir mesafe katetmişti. (Tabi bunda en büyük payın, Milli Görüş'e ait olduğunu da göz ardı etmemek lazım!) Lakin gel gör ki son anda kadının ne yaptığını bilmez bir tavırla masadan kalkması, efendim sonrasında dediğim dedik kabilinden geri dönmesiyle Milli Görüş'ün pişirdiği bu aşa su katması CHP'yi de yakaladığı fırsattan mahrum etmişti.

Şimdi buradan hangi sonuca varmalıyız? AKP'nin ekmeğine yağ sürmek, muhalefetteki sadece CHP'nin işi değil. Saadet Partisi'nin dışındaki her bir parti, farklı bir argümanla AKP'nin iş başında kalmasına yol veriyor. Çünkü AKP, global düzenin hazırlayıp, bu necip milletin başına bela ettiği bir misyon...

Diğerlerinin de zaten misyon olarak AKP'den ufak tefek krıntılardan başka fazla bir farkları yok. Yani onlar da hazırlar, iktidar oldukları takdirde global düzenin kendilerine biçecekleri rolü oynamaya... E, yani şimdi AKP, gereğini yapıyorsa, kamoyunu da elinde tutuyorsa ne gerek var muadillerine? Durup dururken ne gerek var işi riske etmeye?.. İhtiyaç duydukça onları stepne olarak kullanıyorlar zaten.

Milli Görüş Lideri Merhum Nemettin Erbakan boşuna dememişti ya: "Biz ve diğerleri." diye. Gelelim mesele bunu millete nasıl anlatacağız. Uzun yazıyoruz olmuyor, kısa yazıyoruz olmuyor! Yani adeta deveyi iğnenin deliğinden geçirmek gibi birşey. Ancak tam da öyle olmadığı için mücadeleye devam. Başka da çare yok! Tabi, Hâk dilerse tüm engeller bir bir yok olur. آمنة وصدقنا

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Mehdigil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.