İktidar Gücü mü Hakk’ın Gücü mü?

Hayatın doğal akışında insanlar içinde bulundukları durumlara çeşitli nedenlerden ötürü alışırlar. Hayatı yönlendirme ve değiştirme, insanın iradesine, arzusuna bağlı olduğu gibi, dışındaki gelişmelerden ötürü de değişebiliyor.

İnsan hakikat ile karşıtı inançlar arasında bulunuyor. Özellikle de bu çağ ve zamanda. İnsanlığa peygamberler aracılığıyla önerilen hakikat, insan ve geleceği için. Bu değişmeyen bir kural. Bunu yaşarken kimi durumların uygunluğu ve değilliği o esaslar içinde belli olur.

İslâm medeniyeti, düşünce ve inancı Peygamber Efendimiz tarafından kendisine gönderilen Kur’an, insanlığa sunulmuştur. İnananlar veya inanmayanlar olmuştur. Bu, insanlığın tercihi. Esasların yanında uygulamalar ve çeşitlendirmeler de gene Efendimiz vasıtasıyla olmuştur. Örneğin namaz farzdır, namazın farzları var. Bir de farz namazlar dâhil olmak üzere sünnetleri var. Bunların nasıl yerine getirileceği Peygamberimiz vasıtasıyla insanlık öğrenmiş bulunuyor. İbadetlerin, farz olanların tamamı böyledir.

İslâm’ın insanlık için zararlı olan her türlü olumsuzluklar da yasaklanmıştır. Haramların dışında kalanlar serbesttir.

Cuma namazlarında hutbenin bitiminde okunan ayetler insanlık için temeldir, aynı zamanda “öğüt” olarak tanımlanır. “Evet, Allah adaleti, iyiliği, akrabaya verilmesini buyurur; utanmazlığı, kötülüğü ve sınırları aşmayı yasaklar. Size öğüt verir. Belki hatırlarsınız.” (Nahl, 90.) Yazılarımda genel anlamda doğrudan ayetleri alıntılamam. Bunun nedeni, Kur’an’ın ve İslâm’ın ruhuna uygunluk içinde olmaya özen gösteririm.

Kimi zaman konuşmalarımda ve yazılarımda vurguladığım şudur. Bir Müslüman olarak sağımızda ve solumuzda yazıcı melekler bulunur. Bunlar her eylemimizi, işimizi kayda geçerler. Yukarıdaki ayetlerin ruhuna bağlılık her inanan Müslüman için öncelikli. İnsanlığın en çok da gerek duyduğu konular.

Günümüzde en çok tartışılan konuların başında “adalet” kavramı geliyor. Bu, öylesine tartışma konusudur ki, artık insanların güvensizliği çok daha ağır basıyor. Genel anlamda bu konu insanlığın sorunu. İnsanlar yargılanır, mahkûm olur, öldürülür, ya da hapse atılır. Öyle ki kimi hukuki sonuçlardan sonra âdeta: “pardon” denir. İnsanlar yargılanır, birkaç yıl hapis yatar, o insanların gelecekleri karardığı gibi yargılandıkları ve yattıkları süreler de onların kaybı olur. İtibarlarının yitmesi, hor görülmeleri, psikolojik sorunları da ağırlık oluşturuyor.

Çıkarlarını önceleyenler, itibarlarını yükseltenler, belli yer ve konumlara gelenler, adalet inancından yoksun olduklarından, her şeyi kendileriyle sınırlı olarak görürler. Adaletsizlikleri, zulümleri, yanlışlıkları kanıksarlar, alışırlar. Kendilerini ilgilendirmeyenlere itibar etmezler.

Alıntıladığımız ayetlerin anlamı çok açık. Geçenlerde bu köşemde de yazdım: “akrabaya verilmesi” önerisini, kendi imkânlarından, ürettiklerinden değil de kamunun, başkalarının hakkı olanı vermeyi ilke edinenler ve bunda ısrar edenler, yanlışları ve günahları kanıksamış olurlar. Umursamazlar. “Adalet” ve “verme” kavramlarının anlamı burada çelişmiş oluyor. Aslında bunun somut örnekleri de var. İsim vermeyi uygun bulmuyorum. Hâlâ medya sahnelerinde bulunan biri, yakınlarını, siyasal gücünü kullanarak kamuda istihdam etmeyi, yukarıdaki ayetten örnek vererek kendini savunmuştu. “Bunda ne var, ayette emir buyruluyor, akrabamı bir işe yerleştirmiş isem…” Üzünülecek olan şudur, kişinin hakkı olup olmadığı, başkalarının olan hakkının gasp edilip edilmediği, kamuya ait olanın kişisel güç kullanılarak gerçekleşip gerçekleşmediği… Hak ve adalet diyen yeni gelenler de aynısını yapıyorlar. İnsanları rızıklarından etmek için her türlü baskıyı uyguluyorlar.

Müslümanların, günümüz homojenliğinde, hemen herkesin ortak haklara sahip olması gerekenlerin, sadece kendi kesimlerine verici olmanın yanlışlığının, haksızlığının ve zulmün kanıksanmış olmasıdır. İntikam duygusu ve hırsıyla, rövanş amaçlı olan her davranış diğerlerine benzemeye, onlar gibi olmaya götürür. Asıl üzerinde durulması gereken yanlışlıkların ciddî kanıksanmasıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.