Salgının Tekrar Patlaması Asılsız mı?

Yaklaşık 25 gündür pandemi yeniden gündeme geldi. Medyada hemen her gün salgın ile ilgili haberler yer alıyor. Haberlerin çoğunluğu da salgının yeniden başladığı, yoğun bakımlara müracaat edenlerin hastaneye yatışlarının başladığı belirtiliyor. Buna karşılık ülkeyi yönetenlerden bu konuda fazla bir açıklama yok. Sadece, arada bir aşılanmanın önemi vurgulanıyor. Hatta diyebiliriz ki, bayram öncesinde yapılan bazı açıklamalarda bayram sonrasına dikkat çekilerek asıl sıkıntının bayramdan sonra başlayacağına dikkat çekiliyordu. Bayram öncesi yapılan açıklamalar şu günlerde salgının hızlanması ile doğrulanmış oluyor. Çünkü yapılan açıklamalar artık tehlikeli günlerin haberini vermenin ötesinde salgın haberleri, “Pandemide 6’ncı dalga başladı”, ”Yoğun bakımlara yatışlar çoğaldı”, ya da “Şiddetli bir dalgayla karşı karşıyayız, hassas gruplar aşı olmalı” biçimde medyada yer alıyor. Hassas gruplardan kastında belli bir yaşın üzerinde olanlar ile kronik rahatsızlığı bulananlar olduğunu iki yıldır ezberledik.

Bu arada salgının yeni boyutunun belirtilerinde bazı değişikler olduğu, söz gelimi son dalganın en belirgin belirtisinin boğaz ağrısı olduğu belirtiliyor. Bunun da ötesinde yapılan açıklamalarda salgının yeni belirtileri adeta grip ve nezle gibi tarif ediliyor. Elbette yapılan açıklamaların doğruluk derecesini bizim belirlememiz mümkün değil. Ancak, çevremize dikkat ettiğimizde salgının eski günleri sanki geri dönmüş gibi. Özellikle bayram münasebetiyle aradığımız ya da bizi arayan bazı kardeşlerimiz pozitif çıktıklarını söylediler.

Sanıyorum hiç kimse hasta olmadığı halde hasta olduğunu söylemez. Bu arada salgın bir yandan toplumu tedirgin ederken öbür yandan sıcaklıkların birden bire artması, bununla beraber aşırı yağışların adeta felaketi andırması insanlara nereye dikkat edeceklerinin şaşırtır oldu.

Bakanlığın salgın ile ilgili açıklamalarını hafta da bir gün ile sınırlandırması, toplumu tedirgin etmemek amacına dayanıyorsa da açıklanan haftalık rakamlarda toplumu tedirgin etmeye başladı. Bu arada bir yandan toplum aşılanmaya; özelliklede hatırlatma aşılarını yaptırmaya davet ediliyor olsa da bu tür çağrılar bir süre ilgi görüyor, sonra birden bire sanki salgın etkisini yitirmiş gibi aşı kuyrukları yok oluyor.
Köşemde ne zaman aşıdan söz etsem bazıları hemen saldırıya geçiyor, insanları aşıya davet etmenin salgına destek vermek anlamına geldiği iddialarına sarılıyorlar. Hemen belirteyim ki doktor değilim.

Kimseyi de ne aşıya davet ediyorum ne de aşı karşıtlığına destek veriyorum. Bu konu d a öncelikli görevin Sağlık Bakanlığına düştüğüne inanıyorum. Gerçek aşı karşıtlarının ileri sürdükleri gibi bu aşılama işinde insanlığı esir almaya yönelik bir taraf var ise bu hususun Bakanlık tarafından toplum ile paylaşılması gerekiyor. Yapılan kampanya asılsız ise, -şahsen bu iddiaların doğru olmadığını düşürüyorum- ama ne zaman aşıdan söz etsem hemen yazımın altına bir takım yorumlar düşülüyor. Düşülen yorumlardan rahatsız oluyor değilim. Biz görüşümüzü ifade ediyoruz, bazı okuyucularım da kendi görüşlerini dile getiriyorlar. Ancak, yürütülen bu kampanya toplumun belli kesimi üzerinde olumsuz etki yapıyor. Böyle olunca da birileri aşı olmamayı kahramanlık gibi takdim ediyorlar. Her ne ise derdim birileri ile tartışmaya girmek değil. Ancak, sorumlu makamlarda bulunanların bu çelişkiye son verecek net açıklamalar yapmaları gerekiyor. Çünkü bir kesim aşı olunmasını istemeyi özgürlüğe müdahale olarak takdim etmeyi sürdürüyorlar. Böyle olunca da işin aslının ilgililerce toplum ile paylaşılması gerekiyor. Kaldı ki, kendi aşımızı üretmiş, uygulamaya koymuş olduğumuza göre aşı karşıtlarının söylemlerinin sağlık kadrolarını da zan altında bırakmaya sebep olmaz mı? Derdim birileri ile tartışmak değil. Ancak, yapılacak kesin açıklamalar ile son noktanın konulması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.