Biri, birleştirdi, ya bini…

Kaynaşmak, kavuşmak, bütünleşmek, birleşmek, beraber olmak, ülfet, muhabbet… gibi kelimelerin kendisinde bile bayram havası vardır.

Lügat kitaplarında kelime arayanlar, bu kelimelerle karşılaştıklarında, gönüllerinde tatlı ve serin bir hava eser.

İşte İslam dininin şiarından biri olan Kurban Bayramı bile soyut olan sevginin, serinliğin, mutluluğun somut hale gelmesini sağladı.

Birçoğumuzun on bir aydır göremediği annesiyle, babasıyla, arkadaşlarıyla, dostlarıyla beraber olmasını, onlarla kaynaşmasını sağladı.

Hayvancılık yapanlar mallarını sattılar.

Kamyoncular, malları taşıdılar.

Veterinerler, sağlığımızın korunması için çalıştılar.

Hangi partiden olursa olsun, milletimizin temiz yerlerde satın alması ve tertemiz yerlerde kesilmesi için tedbirler alırken, bütün bu kurumlar, farkında olmadan birlik ve beraberlik sergilediler.

Kurban ve namazı, bizi, camilerde, yollarda, kesimhanelerde, satış yerlerinde, meydanlarda, insanların midelerinde, gönüllerinde birliktelik sağladılar.

Başkan, veteriner, kasap, şoför, milletvekili, bakan, işveren, işçi, er, komutan, namazda aynı yöne döndüler, kurbanda aynı emri yerine getirdiler.

İran sınırındaki Kürt köyündeki Müslüman ile Bulgar sınırındaki Türk, kurbanını, “Rahman ve Rahim olan Allah adına” keserken, iki rekatlı bayram namazını kılarken aynı kıbleye döner ve “Allahü Ekber/En büyük Allah’tır” diyerek namazlarını kılarlar.

Kıbleye döndüklerinde Moskova, Washington, Pekin arkada kalırken, sağda sarımsak, solsa soğan kadar bile değerleri olmaz.

Halkımız bu birlikteliği gösterdiler.

Hem de parti pırtı ayrımı göstermeden, camide, kurban alırken, kesimhanelerde, kimse bir diğerinin partisine bakarak bir tavır değişikliğine gitmedi.

Rabbimizin bir tek emri bizi, üç günlüğüne kavuşturuyor, kaynaştırıyor, yardımlaştırıyor, evlerine et girmeyen ailelerin evleri on binlerce ton et dağıtılıyor.

Bundan sonra hiçbir devletin parasız veya paralı tellallığını yapmayacağız.

08.07. 2022 Cuma günü Kurban Bayramı’nın arefesi idi.

Cuma günü sabah namazından beri her farz namazının ardından söylediğimiz tekbirlerimiz, Salı günü ikindi namazına kadar devam etti.

Salı günü akşam namazında okunan ezanlarımızla altı defa Allah’ü ekber demeye devam edeceğiz.

Namazımızdaki intikal tekbirlerimizle, son nefesimize kadar “Allahü ekber/En büyük Allah’tır” demeye devam edeceğiz ki, gözümüzde bizim gibi ölümlü put insanlar, ilah yerine geçemesinler.

Biz, İslam’ın bir emriyle bunu, dört günlüğüne başardık.

İslam’ın bütün emirleri millet olarak yerine getirilmeye başlarsa işte o zaman Rabbimizin:

“…Eğer sabreder ve takva ile sakınırsanız, onların hilesi hiçbir şeyle size zarar veremez. Şüphesiz Allah yaptıklarını kuşatmıştır” buyurur.(Al-i Imran Süresi, Ayet 3/120)

Mehmet Akif Ersoy merhumun:

“Cihan yıkılsa, emîn ol, bu cebhe sarsılmaz” dediği gibi kimse bizi sarsamadığı gibi, çarpışan put insanlar, bizden yardım bile isteyebilirler.

İslam’ın bütün emirlerinin yaşandığı günlerde, Yemen’den Viyana’ya kadar bütün milletler, ırklar, renkler, İslam’ın adalet panosu üzerindeki tablonun renkleri gibi göründüler ve herkes kendi renginde tabloyu güzelleştirdiler.

Kim istemez? Demeyeyim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.