Düşüncenin Feda Edilişi

Müslüman’ın hayat mücadelesi dengelidir. Hayatın bir ölçü sınırı var. Sorumluluk ve inanış gereği buna uymayı ilke edinir. Hayatın bu ilkeleri onun ideali olur.

Müslümanların hayat karşısındaki sınavı yaptıkları ve içinde bulunduklarıyla kendini gösterir.
Hayat yaşanan süreçtir. Bunun ölçüsü kendi doğasında, inancı ve medeniyetiyle olan yaşama biçimdir.
Sınanma derken bunu salt bir sınav olgusu içinde değil de yaşanması gerekenler olarak bakılır.
Yaşanması gereken hayatın dikkati bir sınav olgusu içinde düşünülmez. Bir yola girilir o yol gidiş yönüdür. Yönün ve varılması istenenin ne olacağıdır. Bu dünya hayatı belli bir zaman ile sınırlı. Bu sınırın öte duygusu yaşamayı daha anlamlı kılar. Boş bir gelecek, karşılığı olmayan bir gelecek duygusu insanı amaçsız ve hedefsiz bırakır. Bu da insanın insan olma bilinci ve sorumluluğu dışına iter.

İnsanı hayata bağlayan gelecek duygusudur. Çocukluktan yaşlılığa olan sürecin her aşaması insan için geleceği bir adım olur. Bunlar her dönemi için farklı güzellikler yaşatır.

İnsan için önemli olan dengeli bir hayatı yaşaması. Uçlarda gezinmek insana kimi zaman heyecan yaşatır fakat bu bir yere kadar devam eder. Sonrasında ise asıl yola düzleme gelme çabası bir zaman yitimi olur.
Müslümanların sınanışı dünyalıklarda kendini gösterir. Asıl yüzünü o zaman kendini gösterir. Kişinin karakteri de o zaman belli olur. Normal yaşayışta insanların içinde bulundukları durum ile yüzleştikleri arasındaki tutum kişiyi de tanımlar.

Müslümanların muhafazakârlaşması, bir yanıyla geçmişe, yani kendi medeniyetine bağlılığı, görünür olan yanıyla öyledir ama yaşam tarz biçimiyle tam bir liberal ve hatta sekülerleşiyorsa onda ciddi anlamda bir sorun var. Bunu da aşan bir kapitalist düşüncenin içine yönelimi asıl olması gerekeni feda edişi olur.
Günümüzün en temel sorunu budur. Dünyalıklar karşısındaki tutum.

Bir de mevcut sistemin özünü oluşturan kimi hâllerine uyum sağlaması. Zihindeki putlaşmaların insanın yönünü şaşırtmasına neden oluyor.

İnsanın kendisinin bir put hâlini bile dönüşmesine izin veriyor. Bu, kendisiyle ilgili yapılan, yaptırılan ve yapılanlara izin verilen duygu bunun bir sonucu. Bir kişinin, yönetici olması yönetiminde olanların sahibi gibi görünmesi ve her şeyi onun üzerine inşa etmesi de bu duygunun bir sonucu.

Peygamberimiz, Müslümanların Hıristiyanların düştüğü hataya ve yanlış yola düşmemesi için putlaştırmanın ve tanrı konumuna konulmasına izin vermiyor. İlk çağrısından itibaren “kul” olduğu vurgusu öne çıkıyor. Kendisine karşı olanların tıkandığı alan da budur. “Kul” olma olgusu insan olma ile özdeştir. Yaşama tarzı insanlarınkinden farklı değildir. Onlar ne yiyip içiyorsa ne giyiyorsa onlarla aynıdır.

Peygamber hiç bir zaman insanı küçümsemedi. Her insanın bir gün Müslüman olma beklentisini gösterdi. Adalet, hakkaniyet, insanı insan görmesiyle insanlık İslâm’a yöneldi.

İnsanın İslâm’a yönelişinin psikolojisi ve sosyolojik durumları iyi tahlil edilmeli. Nasıl ve niçin? Bu sorunun her Müslümana sık sorulması gerektiği gerçeği göz ardı edilmemeli. İnsanlar dünyalık saltanatlarını öncelerken, özellikle yönetim erkinde bulunanlar, insanların onlar yüzünden İslâm’dan soğumaları ve uzaklaşmalarının hesabını da verebilmeli. En azından bunu üzerinde yoğun düşünmeli. Görünenlere değil görünmeyen ve bilinmeyenlere de dikkat edilmeli. Bir tek insan eğer bir uzaklaşıyorsa buna neden olan da birileri ise o zaman bunun hesabı kolay kolay verilemez.

İnanmış bir insanın medeniyetinin özünü feda etmesi düşünülemez ve beklenemez. Hayat bu dünyadan ibaret değildir. Gelecek olan hayatın güzelliği ve sonsuzluğu çok daha değerlidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.